Kadınlarda idrar kaçırma nedenleri nelerdir?

Kadınlarda idrar kaçırma nedenleri nelerdir?

Ceren Kalaycı

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
423
Tepkime puanı
0
Ceren Kalaycı
Geçen gün klinikte kahvemi yudumlarken, kırk yıllık dostum Selma kapıdan girdi; yüzünde o hep bildiğim, bir şeyleri gizlemeye çalışan ama gözleriyle feryat eden o mahzun ifade vardı. Çantasını masaya bırakıp, "Yahu canım, gülmek bile haram oldu bana artık, azıcık kahkaha atsam hemen lavaboya koşuyorum" diye fısıldadı usulca. Aslında o kadar yaygın bir dert ki bu... Doğumlar, yılların getirdiği o tatlı yorgunluklar derken pelvik taban dediğimiz o gizli kahraman kaslar gevşeyiveriyor işte. Bir bakmışsınız, hapşırırken bile içiniz sızlıyor, kendinizi sürekli tetikte hissediyorsunuz.

Fırından yeni çıkmış sıcacık bir ekmeğin kokusunu içinize çekerken, aniden gelen o hapşırma kriziyle her şeyin bir anda altüst olduğunu hayal edin bir... Vallahi insanı hayattan soğutur, öyle değil mi? Stres tipi dediğimiz bu nahoş durum, aslında tamamen fiziksel bir baskının, karın içi basıncının o zavallı mesane üzerindeki ani oyunundan ibaret. Hani bazen yük taşırken ya da merdivenleri hızlıca tırmanırken de yakalar ya insanı... Kaslar o ani yükü kaldıramıyor, gücü yetmiyor işte, ne yapsın.

"Daha demin gitmiştim, bu ne ara yine geldi?" diye söylenerek gece yarısı yatağından fırlayan kaç kişiyiz şurada, dürüst olalım. Sıkışma tipi idrar kaçırma dedikleri o aniden bastıran, kapının kilidini açmaya çalışırken adeta saniyelerle yarıştıran o his yok mu... Beyinle mesane arasındaki o iletişim hattı bazen öyle bir karışıyor ki, daha torba tam dolmadan "acil tahliye" sinyalleri uçuşmaya başlıyor havada. Sanki içeride sürekli alarm çalan huysuz bir bekçi var...

Bizim komşu Hatice Abla bir gün "Kızım, ben su içmeye korkar oldum, içtiğim an kapının önünde buluyorum kendimi" demişti de saatlerce dertleşmiştik onunla. Yaş ilerledikçe ya da menopoz o meşhur kapıyı çalıp östrojen hormonunu bizden yavaş yavaş geri istediğinde, dokular eski esnekliğini kaybediyor haliyle. Kuruyor, zayıflıyor, direncini yitiriyor o bölge. Hormonların bu ani geri çekilişi, o güne kadar taş gibi duran savunma mekanizmasını bir anda savunmasız bırakıveriyor işte...

Şu pilates salonlarında yerlerde sürünen, o garip hareketleri yapan kadınları görüp de "Ne yapıyor bunlar yahu" diye içinden geçiren oldu mu hiç aranızda? Aslında o kadar haklılar ki... Pelvik taban kaslarını çalıştırmak, yani o bölgeyi tıpkı bir pazı kası gibi düzenli egzersizlerle güçlendirmek, sarkan ne varsa adeta yukarı çekiyor, her şeyi yerli yerine koyuyor yeniden. Kegel egzersizleri falan diyoruz ya hani, işte tam olarak o sihirli dokunuş; günde sadece birkaç dakikanızı ayırıp o kasları sıkıp bırakmak bile dünyaları değiştiriyor.

Geçenlerde bir danışanım, "Ben artık dışarı çıkarken hep siyah giyiniyorum, ne olur ne olmaz diye" diyerek içini dökmüştü bana, içim cız etti vallahi billahi. Bu kadar yalnız hissetmeyin kendinizi, bu bir kader ya da yaşlılığın kaçınılmaz bir cezası kesinlikle değil. Bir uzmana görünüp, altındaki asıl sebebi bulduktan sonra o kadar basit çözümleri var ki... Bazen ufacık bir ilaç desteği, bazen fizik tedavi, bazen de sadece yaşam alışkanlıklarını birazcık değiştirmek bile o eski özgür günleri geri getirmeye yetiyor de artıyor bile...
 
Geri