Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyonu her çevirdiğinde ön düzenden gelen o garip gıcırtı var ya, işte o ses aslında arabanın sana yardım çığlığı... O küçücük kauçuk parça yırtıldığı an, ön takıma giden biletin tek yönlü kesilmiş demektir. Şaka yapmıyorum; çamur, su, toz ne varsa doğrudan rot başının kalbine dolmaya başlar. Yağ kurur, metal metale sürtünür. Sonrası mı? Yolda giderken aniden gevşeyen bir direksiyon hissi...
Direksiyonun hakimiyetini tek bir yırtık parçaya teslim etmek ne kadar mantıklı? Rot başı körüğü dediğin şey basit bir lastik kılıf gibi durur ama o koruma bittiğinde aşınma ışık hızıyla başlar. Toz pürüzsüz yüzeyi çizer, yağ akar gider, boşluk yapar. Bir bakmışsın virajda araba senin istediğin yere değil, kafasına göre gitmeye çalışıyor.
Küçük bir ihmalin faturası her zaman ağır olur. Bugün 300-500 liralık bir kauçuk körük değişiminden kaçarsın, yarın bütün rot takımını, hatta amortisörleri kucağında bulursun. Sanayiye yolun düştüğünde "idare eder" diyen ustaya bakma sen. O parçanın içindeki gres yağı aktıysa, geri dönüşü olmayan yola girmişsin demektir...
Arabanın altında tıkırtı duymaya başladın mı hiç? Körük yırtıldıktan kısa süre sonra o bilye benzeri mafsal pas tutar ve tıkır tıkır ötmeye başlar. Özellikle bozuk yollarda, kasislerden geçerken ön taraftan gelen o garip vuruntu sesi işte tam olarak bu ihlamalin eseridir. Tıkırtı başladıysa körük değiştirmek de kurtarmaz artık, direkt rot başının kendisi çöp olmuştur.
Yüksek hızda giderken direksiyondaki o hafif titreşimi hissettiğin an kenara çekip bir bakman gerekir. Körük yırtılınca içeri dolan pislik direksiyon geometrisini bozar, tekerleklerin açısı şaşar. Araç düz yolda bile hafiften bir tarafa çekmeye başlar. Lastiklerin içten ya da dıştan düzensiz aşınmaya başladığını fark ettiğinde iş işten geçmiş olabilir...
Gözünle görmeden inanmayanlardansan, direksiyonu tam sağ yapıp tekerleğin arkasına şöyle bir kafanı uzat. Zaten o kauçuk aksamın üzerindeki gres yağını ve bulaşan katmanlaşmış çamuru gördüğün an durumu anlarsın. Islaklık varsa, zift gibi pislik biriktiyse yırtık oradadır. Ertelemeyi sevsen bile bunu ertelemeyeceksin, nokta.
Güvenlik riski almak bir tercih midir yoksa tamamen tecrübesizlik mi? Kopan bir rot başı demek, hareket halindeyken tekerleğin kontrolünü tamamen kaybetmek demektir. Düşünmesi bile tüyler ürpertiyor değil mi? Otobanda 120 km hızla giderken direksiyonun boşa çıktığını hayal etsen yeter...
Usta sana "Sadece körüğü değiştirelim, rot başı sağlam" derse bir durup düşün. Eğer o yırtık uzun süredir oradaysa ve içeri pislik girdiyse sadece lastiği yenilemek ölüye makyaj yapmaya benzer. Rot başı kuruduysa, aşındıysa komple değiştireceksin. Sonra da güzel bir rot-balans ayarı yaptırıp yoluna kafan rahat devam edeceksin.
Direksiyonun hakimiyetini tek bir yırtık parçaya teslim etmek ne kadar mantıklı? Rot başı körüğü dediğin şey basit bir lastik kılıf gibi durur ama o koruma bittiğinde aşınma ışık hızıyla başlar. Toz pürüzsüz yüzeyi çizer, yağ akar gider, boşluk yapar. Bir bakmışsın virajda araba senin istediğin yere değil, kafasına göre gitmeye çalışıyor.
Küçük bir ihmalin faturası her zaman ağır olur. Bugün 300-500 liralık bir kauçuk körük değişiminden kaçarsın, yarın bütün rot takımını, hatta amortisörleri kucağında bulursun. Sanayiye yolun düştüğünde "idare eder" diyen ustaya bakma sen. O parçanın içindeki gres yağı aktıysa, geri dönüşü olmayan yola girmişsin demektir...
Arabanın altında tıkırtı duymaya başladın mı hiç? Körük yırtıldıktan kısa süre sonra o bilye benzeri mafsal pas tutar ve tıkır tıkır ötmeye başlar. Özellikle bozuk yollarda, kasislerden geçerken ön taraftan gelen o garip vuruntu sesi işte tam olarak bu ihlamalin eseridir. Tıkırtı başladıysa körük değiştirmek de kurtarmaz artık, direkt rot başının kendisi çöp olmuştur.
Yüksek hızda giderken direksiyondaki o hafif titreşimi hissettiğin an kenara çekip bir bakman gerekir. Körük yırtılınca içeri dolan pislik direksiyon geometrisini bozar, tekerleklerin açısı şaşar. Araç düz yolda bile hafiften bir tarafa çekmeye başlar. Lastiklerin içten ya da dıştan düzensiz aşınmaya başladığını fark ettiğinde iş işten geçmiş olabilir...
Gözünle görmeden inanmayanlardansan, direksiyonu tam sağ yapıp tekerleğin arkasına şöyle bir kafanı uzat. Zaten o kauçuk aksamın üzerindeki gres yağını ve bulaşan katmanlaşmış çamuru gördüğün an durumu anlarsın. Islaklık varsa, zift gibi pislik biriktiyse yırtık oradadır. Ertelemeyi sevsen bile bunu ertelemeyeceksin, nokta.
Güvenlik riski almak bir tercih midir yoksa tamamen tecrübesizlik mi? Kopan bir rot başı demek, hareket halindeyken tekerleğin kontrolünü tamamen kaybetmek demektir. Düşünmesi bile tüyler ürpertiyor değil mi? Otobanda 120 km hızla giderken direksiyonun boşa çıktığını hayal etsen yeter...
Usta sana "Sadece körüğü değiştirelim, rot başı sağlam" derse bir durup düşün. Eğer o yırtık uzun süredir oradaysa ve içeri pislik girdiyse sadece lastiği yenilemek ölüye makyaj yapmaya benzer. Rot başı kuruduysa, aşındıysa komple değiştireceksin. Sonra da güzel bir rot-balans ayarı yaptırıp yoluna kafan rahat devam edeceksin.