Ceren Kalaycı
Kayıtlı Kullanıcı
Bir gün aniden başınıza gelene kadar hiç düşünmediğiniz şeylerden biridir bu, tuvalete gidip o rahatlamayı yaşayamamak... Yani ne bileyim, her gün tıkır tıkır işleyen sistem bir anda duraksamaya başlayınca insan ilk önce hafiften bir panikliyor haliyle. Şöyle bir durup düşünüyorsun, acaba dün ne yedim, ne içtim ya da cidden ters giden bir şeyler mi var içeride? Vallahi insanın moralini öyle bir bozuyor ki gün boyu aklın hep orada kalıyor.
Hani bazen tam oturursun da bir türlü o akış başlamaz ya, beklersin öylece duvara bakarak. Gençlerde genelde bir enfeksiyon, bir iltihap durumu sebep oluyor buna, yanma hissi de cabası. Yaş biraz ilerleyince de erkeklerin başının belası prostat çıkıyor sahneye, beyler gayet iyi bilir bu durumu. Bazen de tamamen stresten, vücudun kendini kasmasından kaynaklanıyor; ne zaman bir şeye çok kafayı taksak hemen bir yerlerden patlak veriyor zaten bünye.
Prostat dedik de, bu meret büyümeye başladıkça kanalı iyice sıkıştırıyor abi. Hatta bazen mesaneyi tam boşaltamadığın için beş dakika sonra tekrar tuvalet kapısında buluyorsun kendini. Gece üç kere, dört kere uykudan uyanıp tuvalete taşınmak ne demek, yaşamayan gerçekten bilemez. Kaslar idrarı dışarı itmek için yırtınırken sen orada öylece çaresizce beklersin işte...
Su içmeyi falan ihmal ediyoruz çoğumuz, gün boyu çay kahve götürüyoruz ama su aklımıza bile gelmiyor. Vücutta su azalınca idrar yoğunlaşıyor, tahriş ediyor geçtiği yerleri ve bu da o zorlanmayı katmerliyor haliyle. Aslında çözüm bazen o kadar basit ki, sırf şu bardağı doldurup içmediğimiz için kendi kendimize eziyet ediyoruz. Bazen de hiç aklına gelmeyecek bir soğukta kalma olayı, üşütme bile her şeyi altüst etmeye yetiyor.
Kadınlarda durum biraz daha farklı ilerliyor genelde, kasların zayıflaması veya sistit dediğimiz o illet... İnsanı hayatından soğutur vallahi, her an tuvaletin gelmiş gibi hissettirip gidince iki damlayla seni orada çaresiz bırakır. Şifayı kapmak çok kolay ama o sancıyı, o sızıyı çekmek cidden akıl karı değil. Sürekli bir baskı hissi, alt karında bir ağırlık...
Doktora gitmeyi sürekli erteliyoruz, "geçer ya bir şey olmaz" deyip duruyoruz kendi kendimize. Utanıyoruz belki de, alt tarafı bir idrar meselesi deyip geçiştiriyoruz ama yapmayın. Kendi kendine geçmesini beklemek bazen sorunu daha da büyütmekten başka bir işe yaramıyor. Bir uzmana görünmek, bir tahlil yaptırmak bu kadar zor olmamalı...
Papatya çayıdır, sıcak su torbasıdır falan derken evde kendi yöntemlerimizle zaman kaybediyoruz bazen. Geçici bir rahatlama sağlasa da asıl kök sebebi ortadan kaldırmıyor ki bunlar. Yani ne bileyim, böbreklere kadar vurabilecek bir sorunu geçiştirmek hiç mantıklı değil sanki. Vücut sana açık açık "burada bir problem var" diye bağırırken kulağını tıkamak niye?
Beslenme düzeni derken, acıyı şalgamı çok seviyoruz ama bunlar doğrudan mesaneyi irrite eden şeyler. Bir süre uzak durmak, en azından şu rahatsızlık geçene kadar biraz boğazı tutmak lazım. Belki de sadece birkaç gün dikkat etmek bile o eski rahat günlere dönmeyi sağlayacak...
İşin özü dostum, bu öyle halı altına süpürülecek ya da "hallederiz" denip geçilecek bir mevzu değil. Tuvalet ihtiyacı insanın en temel rahatlama anıdır, orada bile huzur bulamıyorsan bir şeyleri yanlış yapıyorsun demektir. Kendini dinle, vücudunun verdiği işaretleri görmezden gelme ve gerekiyorsa o randevuyu hemen bugün al...
Hani bazen tam oturursun da bir türlü o akış başlamaz ya, beklersin öylece duvara bakarak. Gençlerde genelde bir enfeksiyon, bir iltihap durumu sebep oluyor buna, yanma hissi de cabası. Yaş biraz ilerleyince de erkeklerin başının belası prostat çıkıyor sahneye, beyler gayet iyi bilir bu durumu. Bazen de tamamen stresten, vücudun kendini kasmasından kaynaklanıyor; ne zaman bir şeye çok kafayı taksak hemen bir yerlerden patlak veriyor zaten bünye.
Prostat dedik de, bu meret büyümeye başladıkça kanalı iyice sıkıştırıyor abi. Hatta bazen mesaneyi tam boşaltamadığın için beş dakika sonra tekrar tuvalet kapısında buluyorsun kendini. Gece üç kere, dört kere uykudan uyanıp tuvalete taşınmak ne demek, yaşamayan gerçekten bilemez. Kaslar idrarı dışarı itmek için yırtınırken sen orada öylece çaresizce beklersin işte...
Su içmeyi falan ihmal ediyoruz çoğumuz, gün boyu çay kahve götürüyoruz ama su aklımıza bile gelmiyor. Vücutta su azalınca idrar yoğunlaşıyor, tahriş ediyor geçtiği yerleri ve bu da o zorlanmayı katmerliyor haliyle. Aslında çözüm bazen o kadar basit ki, sırf şu bardağı doldurup içmediğimiz için kendi kendimize eziyet ediyoruz. Bazen de hiç aklına gelmeyecek bir soğukta kalma olayı, üşütme bile her şeyi altüst etmeye yetiyor.
Kadınlarda durum biraz daha farklı ilerliyor genelde, kasların zayıflaması veya sistit dediğimiz o illet... İnsanı hayatından soğutur vallahi, her an tuvaletin gelmiş gibi hissettirip gidince iki damlayla seni orada çaresiz bırakır. Şifayı kapmak çok kolay ama o sancıyı, o sızıyı çekmek cidden akıl karı değil. Sürekli bir baskı hissi, alt karında bir ağırlık...
Doktora gitmeyi sürekli erteliyoruz, "geçer ya bir şey olmaz" deyip duruyoruz kendi kendimize. Utanıyoruz belki de, alt tarafı bir idrar meselesi deyip geçiştiriyoruz ama yapmayın. Kendi kendine geçmesini beklemek bazen sorunu daha da büyütmekten başka bir işe yaramıyor. Bir uzmana görünmek, bir tahlil yaptırmak bu kadar zor olmamalı...
Papatya çayıdır, sıcak su torbasıdır falan derken evde kendi yöntemlerimizle zaman kaybediyoruz bazen. Geçici bir rahatlama sağlasa da asıl kök sebebi ortadan kaldırmıyor ki bunlar. Yani ne bileyim, böbreklere kadar vurabilecek bir sorunu geçiştirmek hiç mantıklı değil sanki. Vücut sana açık açık "burada bir problem var" diye bağırırken kulağını tıkamak niye?
Beslenme düzeni derken, acıyı şalgamı çok seviyoruz ama bunlar doğrudan mesaneyi irrite eden şeyler. Bir süre uzak durmak, en azından şu rahatsızlık geçene kadar biraz boğazı tutmak lazım. Belki de sadece birkaç gün dikkat etmek bile o eski rahat günlere dönmeyi sağlayacak...
İşin özü dostum, bu öyle halı altına süpürülecek ya da "hallederiz" denip geçilecek bir mevzu değil. Tuvalet ihtiyacı insanın en temel rahatlama anıdır, orada bile huzur bulamıyorsan bir şeyleri yanlış yapıyorsun demektir. Kendini dinle, vücudunun verdiği işaretleri görmezden gelme ve gerekiyorsa o randevuyu hemen bugün al...