Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Poliklinik kapısının önünde beklerken elleri titreyen o genç çocuğu dün gibi hatırlıyorum. "Abi valla ben korunuyordum, bu illet nereden çıktı şimdi?" diye öyle bir baktı ki yüzüme, gözlerindeki o çaresizliği tarif edemem. Prezervatif takınca her şeyden korunduğunu sanıyordu işte. Alakası yok. Virüs bu, latex dinler mi? Tensel temas yetti mi yetiyor. Öyle sadece tam bir birleşme olmasına da gerek yok hani, sürtünme bile... Anladın sen onu.
Geçen gün bir dostum telefon açtı, sesi panik içinde geliyor. "Eşimde HPV çıkmış, bana kesin ihanet etti!" diye bağırıp çağırıyor. Ya bir dur, bir sakin ol gözünü seveyim. Bu virüs vücuda girer, sinsice bekler. Bazen aylar, bazen yıllar boyunca hiç sesini çıkarmaz. Belki beş yıl önceki ilişkinden kaldı, belki onun eski bir macerasından... Hemen öyle infaz hükmü kesmek niye? Günahını alma kimsenin boş yere.
Otel havuzundan bulaşır mı abi ya? Geç bunları, vallahi billahi şehir efsanesi hepsi. Yok klozet kapağından geçmiş, yok havludan kapmış... Kendimizi kandırmayalım şimdi. Bu virüs öyle dış ortamda, cansız yüzeylerde saatlerce yaşayıp sana sıçrayacak bir organizma değil. Yalan dolan. Mesele tamamen cilt cilt teması. Tenin tene değdiği o an var ya... İşte bütün hikaye orada başlıyor ve bitiyor.
Bizim toplumda cinsel sağlık konuşmak hala ayıp sayılıyor ya, çıldırmamak elde değil. İnsanlar doktora gitmeye çekiniyor, internette abuk subuk forumlarda derman arıyor. Gizleme kardeşim, çekinme. Vücudunda garip bir siğil mi gördün? Pütürlü bir şeyler mi çıktı? Hemen göster bir uzmana. Erken fark ettin mi halloluyor işte, büyütüp kabusa çevirmenin ne anlamı var?
Aşı işini hâlâ tartışanları gördükçe başımı duvarlara vurmak istiyorum. "Ya yaşım geçti, bana fayda etmez" diyen mi ararsın, "Ben zaten tek eşliyim" diye kestirip atan mı... Ya kardeşim, virüsün yaşla, başla ne ilgisi var? Aşı seni en tehlikeli türlerden koruyor mu? Koruyor. E daha neyi bekliyorsun? Git ol aşını, kafan rahat etsin. Kendi sağlığını riske atmaya değer mi şu hayatta?
Bazen düşünüyorum da, bilgisizlik gerçekten hastalıkların en tehlikelisi. Birbirimize kulaktan dolma bilgiler anlatıp duruyoruz. Yok effendim bağışıklığı güçlü tutarsan virüs hemen yok olurmuş da... Yahu virüs bu, nezle değil ki iki ıhlamur içince geçsin gitsin. Tamam, vücut savunması önemli ama kontrolü de elde tutmak lazım. İhmale gelmez bu işler.
Ağız içinde siğil çıkan bir hastayla konuşmuştum yıllar önce. "Gazeteci bey, benim oral seks dışında hiçbir temasım olmadı" demişti yüzü kızararak. Virüsün sadece genital bölgeye yerleştiğini sanıyor çoğu insan. Yok öyle bir şey. Virüs doku seçmiyor ki. Nereyle temas ederse oraya yerleşiyor. Ağız, boğaz, neresi olursa... Yani korunmak demek sadece tek bir bölgeyi düşünmek demek değil...
Şimdi oturup kara kara düşünmenin kimseye faydası yok. Başına geldiyse geldi, dünyanın sonu değil ya. Doğru bilgiyle hareket edeceksin, paniğe kapılmayacaksın. Düzenli taramanı yaptır, takibini aksatma. Gerisi hallolur gider. Kendine iyi bak, sağlığını kulaktan dolma laflara emanet etme sakın.
Geçen gün bir dostum telefon açtı, sesi panik içinde geliyor. "Eşimde HPV çıkmış, bana kesin ihanet etti!" diye bağırıp çağırıyor. Ya bir dur, bir sakin ol gözünü seveyim. Bu virüs vücuda girer, sinsice bekler. Bazen aylar, bazen yıllar boyunca hiç sesini çıkarmaz. Belki beş yıl önceki ilişkinden kaldı, belki onun eski bir macerasından... Hemen öyle infaz hükmü kesmek niye? Günahını alma kimsenin boş yere.
Otel havuzundan bulaşır mı abi ya? Geç bunları, vallahi billahi şehir efsanesi hepsi. Yok klozet kapağından geçmiş, yok havludan kapmış... Kendimizi kandırmayalım şimdi. Bu virüs öyle dış ortamda, cansız yüzeylerde saatlerce yaşayıp sana sıçrayacak bir organizma değil. Yalan dolan. Mesele tamamen cilt cilt teması. Tenin tene değdiği o an var ya... İşte bütün hikaye orada başlıyor ve bitiyor.
Bizim toplumda cinsel sağlık konuşmak hala ayıp sayılıyor ya, çıldırmamak elde değil. İnsanlar doktora gitmeye çekiniyor, internette abuk subuk forumlarda derman arıyor. Gizleme kardeşim, çekinme. Vücudunda garip bir siğil mi gördün? Pütürlü bir şeyler mi çıktı? Hemen göster bir uzmana. Erken fark ettin mi halloluyor işte, büyütüp kabusa çevirmenin ne anlamı var?
Aşı işini hâlâ tartışanları gördükçe başımı duvarlara vurmak istiyorum. "Ya yaşım geçti, bana fayda etmez" diyen mi ararsın, "Ben zaten tek eşliyim" diye kestirip atan mı... Ya kardeşim, virüsün yaşla, başla ne ilgisi var? Aşı seni en tehlikeli türlerden koruyor mu? Koruyor. E daha neyi bekliyorsun? Git ol aşını, kafan rahat etsin. Kendi sağlığını riske atmaya değer mi şu hayatta?
Bazen düşünüyorum da, bilgisizlik gerçekten hastalıkların en tehlikelisi. Birbirimize kulaktan dolma bilgiler anlatıp duruyoruz. Yok effendim bağışıklığı güçlü tutarsan virüs hemen yok olurmuş da... Yahu virüs bu, nezle değil ki iki ıhlamur içince geçsin gitsin. Tamam, vücut savunması önemli ama kontrolü de elde tutmak lazım. İhmale gelmez bu işler.
Ağız içinde siğil çıkan bir hastayla konuşmuştum yıllar önce. "Gazeteci bey, benim oral seks dışında hiçbir temasım olmadı" demişti yüzü kızararak. Virüsün sadece genital bölgeye yerleştiğini sanıyor çoğu insan. Yok öyle bir şey. Virüs doku seçmiyor ki. Nereyle temas ederse oraya yerleşiyor. Ağız, boğaz, neresi olursa... Yani korunmak demek sadece tek bir bölgeyi düşünmek demek değil...
Şimdi oturup kara kara düşünmenin kimseye faydası yok. Başına geldiyse geldi, dünyanın sonu değil ya. Doğru bilgiyle hareket edeceksin, paniğe kapılmayacaksın. Düzenli taramanı yaptır, takibini aksatma. Gerisi hallolur gider. Kendine iyi bak, sağlığını kulaktan dolma laflara emanet etme sakın.