Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Erkeklerin pek çoğunun hayatında en az bir kez aynaya bakıp "Yahu burası neden böyle şişti?" dediği o meşhur durum var ya, işte onun adı tıp dilinde hidrosel. Yumurtalıkların etrafını saran o çift katmanlı zarın arası durup dururken su topluyor, sonra ayıkla pirincin taşını. Aslında korkulacak bir şey yok vallahi, bildiğiniz su fıtığı bu işte.
Yenidoğan bebeklerde de sıklıkla görülüyor bu meret, hatta sünnetçi korkusu gibi bir şey herhalde doğar doğmaz karşılaşıyorlar. Anneler hemen panik yapıyor tabii, "Çocuğumun testisleri kocaman oldu" diye koştur koştur doktora gidiyorlar ama sakin olmakta fayda var. Bebeklerdeki durum genellikle ilk bir yıl içinde kendi kendine geçiyor, yani o biriken sıvı vücut tarafından yavaşça emilip kayboluyor...
Yetişkinlerde durum biraz daha farklı seyrediyor abi ya, hani durup dururken bir ağırlık hissi çöker ya aşağıya, tam olarak öyle bir şey. Genelde ağrı sızı yapmaz, sadece pantolon sıkmaya başlar veya yürürken bir tuhaflık hissedersiniz. "E peki neden oldu şimdi bu?" derseniz, bazen ufak bir darbe, bazen de fark etmediğiniz küçük bir enfeksiyon buna zemin hazırlayabiliyor.
Gözünüzle baktığınızda portakal büyüklüğüne kadar ulaşabilen bir şişlikten bahsediyoruz, insan haliyle ilk başta bir ürküyor. Ama işin aslı, bu şişliğin içi tamamen berrak bir sıvıyla dolu, yani öyle kötü huylu tümör falan değil, içiniz rahat olsun. Tabii yine de bir üroloğa görünüp ultrasonla baktırmakta fayda var, ne olur ne olmaz...
Kendi kendinize teşhis koymaya çalışmayın sakın, el fenerini alıp karanlık odada testislere tutanlar varmış, vallahi billahi internette neler okuyorum. Işık arkadan sızıyorsa hidroseldir diyorlar, evet doğru bir mantık ama siz yine de işi uzmanına bırakın. Bir kere o şişliğin fıtık mı yoksa başka bir şey mi olduğunu netleştirmek şart.
Bunun tek kesin çözümü, eğer çok büyüdüyse ve artık hayat kalitenizi düşürüyorsa, küçük bir cerrahi müdahale. Öyle gözünüzde büyütülecek bir ameliyat da değil hani, yarım saatte bitiyor, öğleden sonra evinize dönüp çayınızı yudumluyorsunuz. İğneyle sıvıyı çekelim diyenler de çıkabilir ama o yöntem genellikle geçici bir çözüm oluyor, sıvı birkaç ay sonra pat diye geri geliyor çünkü.
Yaşınız kaç olursa olsun, vücudunuzdaki bu tarz değişiklikleri görmezden gelmek yerine bir uzmana danışmak en doğrusu. Bazen sadece beklemek ve izlemek bile yetebilir, doktorunuz "Bırak kalsın, zararı yok" diyebilir. Önemli olan kafadaki o acaba sorusundan kurtulmak, gerisi zaten bir şekilde hallolur...
Yenidoğan bebeklerde de sıklıkla görülüyor bu meret, hatta sünnetçi korkusu gibi bir şey herhalde doğar doğmaz karşılaşıyorlar. Anneler hemen panik yapıyor tabii, "Çocuğumun testisleri kocaman oldu" diye koştur koştur doktora gidiyorlar ama sakin olmakta fayda var. Bebeklerdeki durum genellikle ilk bir yıl içinde kendi kendine geçiyor, yani o biriken sıvı vücut tarafından yavaşça emilip kayboluyor...
Yetişkinlerde durum biraz daha farklı seyrediyor abi ya, hani durup dururken bir ağırlık hissi çöker ya aşağıya, tam olarak öyle bir şey. Genelde ağrı sızı yapmaz, sadece pantolon sıkmaya başlar veya yürürken bir tuhaflık hissedersiniz. "E peki neden oldu şimdi bu?" derseniz, bazen ufak bir darbe, bazen de fark etmediğiniz küçük bir enfeksiyon buna zemin hazırlayabiliyor.
Gözünüzle baktığınızda portakal büyüklüğüne kadar ulaşabilen bir şişlikten bahsediyoruz, insan haliyle ilk başta bir ürküyor. Ama işin aslı, bu şişliğin içi tamamen berrak bir sıvıyla dolu, yani öyle kötü huylu tümör falan değil, içiniz rahat olsun. Tabii yine de bir üroloğa görünüp ultrasonla baktırmakta fayda var, ne olur ne olmaz...
Kendi kendinize teşhis koymaya çalışmayın sakın, el fenerini alıp karanlık odada testislere tutanlar varmış, vallahi billahi internette neler okuyorum. Işık arkadan sızıyorsa hidroseldir diyorlar, evet doğru bir mantık ama siz yine de işi uzmanına bırakın. Bir kere o şişliğin fıtık mı yoksa başka bir şey mi olduğunu netleştirmek şart.
Bunun tek kesin çözümü, eğer çok büyüdüyse ve artık hayat kalitenizi düşürüyorsa, küçük bir cerrahi müdahale. Öyle gözünüzde büyütülecek bir ameliyat da değil hani, yarım saatte bitiyor, öğleden sonra evinize dönüp çayınızı yudumluyorsunuz. İğneyle sıvıyı çekelim diyenler de çıkabilir ama o yöntem genellikle geçici bir çözüm oluyor, sıvı birkaç ay sonra pat diye geri geliyor çünkü.
Yaşınız kaç olursa olsun, vücudunuzdaki bu tarz değişiklikleri görmezden gelmek yerine bir uzmana danışmak en doğrusu. Bazen sadece beklemek ve izlemek bile yetebilir, doktorunuz "Bırak kalsın, zararı yok" diyebilir. Önemli olan kafadaki o acaba sorusundan kurtulmak, gerisi zaten bir şekilde hallolur...