Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Doktorun kapısında beklerken insanın eli ayağı titrer, öyle bir çekince çöker ki insanın içine... Kimseye söylenmeyen, saklanan o gizli sızı nihayet uzman ellerle buluşacaktır. Proktolog muayene odasını hazırlar, perdeleri çeker ve hastayı sol yanına yatırarak dizlerini göğsüne doğru çekmesini ister. Sol lateral dekubit pozisyonu derler tıp dünyasında buna, vallahi billahi en rahat ettiren duruştur.
Önce dış gözlem başlar, yani tıbbi adıyla inspeksiyon. Hekim, anal bölgenin çevresindeki cildi, varsa dış hemoroid pelerini veya çatlakları şöyle bir tartar. Sakin nefes alıp vermek bu aşamada o kadar mühim ki... Kendini kasan insan hem acı çeker hem de muayeneyi zorlaştırır, hiç gerek yok.
Derken o meşhur parmak muayenesi, yani rektal tuşe aşamasına geçilir. Doktor, üzerine kayganlaştırıcı jel sürülmüş steril bir eldivenle rektumun iç çeperini nazikçe kontrol eder. Abi ya, o an bir baskı hissediliyor elbette, yalan yok. Ama saniyeler süren bu işlem, iç hemoroidlerin büyüklüğünü ve yerini anlamak için şart.
Bazen de sadece parmakla hissetmek yetmez, daha derinlere bakmak gerekir. Anoskop denen o küçük, ışıklı tüp benzeri alet tam da bu yüzden icat edilmiş. Anal kanala hafifçe yerleştirilen bu cihaz sayesinde iç yapılar, mukoza rengi, kanama odakları net bir şekilde ekrana ya da gözün önüne gelir. Hani o sürekli kafayı kurcalayan acaba içeride ne var sorusunun cevabı buradadır...
Muayene esnasında hafifçe ıkınmanızı isteyebilir hekim, şaşırmayın. Bu yapay ıkınma hareketi, makat kaslarının durumunu ve hemoroid memelerinin dışarı sarkıp sarkmadığını görmeyi sağlar. Süreç bittiğinde, her şey topu topu birkaç dakika sürmüştür aslında. İnsan o sedyeden kalkınca derin bir nefes alıyor, o koca yükü orada bırakmış gibi hafifliyor.
Önce dış gözlem başlar, yani tıbbi adıyla inspeksiyon. Hekim, anal bölgenin çevresindeki cildi, varsa dış hemoroid pelerini veya çatlakları şöyle bir tartar. Sakin nefes alıp vermek bu aşamada o kadar mühim ki... Kendini kasan insan hem acı çeker hem de muayeneyi zorlaştırır, hiç gerek yok.
Derken o meşhur parmak muayenesi, yani rektal tuşe aşamasına geçilir. Doktor, üzerine kayganlaştırıcı jel sürülmüş steril bir eldivenle rektumun iç çeperini nazikçe kontrol eder. Abi ya, o an bir baskı hissediliyor elbette, yalan yok. Ama saniyeler süren bu işlem, iç hemoroidlerin büyüklüğünü ve yerini anlamak için şart.
Bazen de sadece parmakla hissetmek yetmez, daha derinlere bakmak gerekir. Anoskop denen o küçük, ışıklı tüp benzeri alet tam da bu yüzden icat edilmiş. Anal kanala hafifçe yerleştirilen bu cihaz sayesinde iç yapılar, mukoza rengi, kanama odakları net bir şekilde ekrana ya da gözün önüne gelir. Hani o sürekli kafayı kurcalayan acaba içeride ne var sorusunun cevabı buradadır...
Muayene esnasında hafifçe ıkınmanızı isteyebilir hekim, şaşırmayın. Bu yapay ıkınma hareketi, makat kaslarının durumunu ve hemoroid memelerinin dışarı sarkıp sarkmadığını görmeyi sağlar. Süreç bittiğinde, her şey topu topu birkaç dakika sürmüştür aslında. İnsan o sedyeden kalkınca derin bir nefes alıyor, o koca yükü orada bırakmış gibi hafifliyor.