Hemoroid kendi kendine iyileşir mi?

Hemoroid kendi kendine iyileşir mi?

Cengiz Demir

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
421
Tepkime puanı
0
Cengiz Demir
Aslında herkesin hayatında en az bir kere kapısını çalan, ama komşuya bile anlatılmayan o malum mesele... İnsan bazen kendi gövdesine yabancılaşıyor, sanki bu dert sadece kendi başına gelmiş gibi sessizce bekliyor köşesinde. Geçer mi dersiniz kendi kendine? Yani, o ilk günlerdeki korkutucu sancı, tuvaletten sonraki o can sıkıcı sızı zamanla usulca çekilir mi sahiden? Çekilir be abi, vallahi billahi doğru düzgün bakarsan kendine, o ilk evrelerdeki hafif şişlikler yavaşça söner gider. Tabii öyle durup dururken, hiçbir alışkanlığı değiştirmeden mucize beklemek de biraz saflık olur...

Sıcak bir banyo, daha doğrusu şöyle ılık bir suyun içine oturup dakikalarca hiçbir şey düşünmeden beklemek... İlaç falan değil bak bu, tamamen eski usul bir rahatlama yöntemi ama işe yarıyor işte. İnsan o an anlıyor ki vücut aslında sürekli bir gevşeme, bir huzur arayışında. Lifli gıdaları sofraya daha çok davet etmek, sabahları aç karnına o bir bardak ılık suyu ihmal etmemek gerekiyor. Yoksa o sertleşen, geçmek bilmeyen kabızlık günleri geri geldi mi... Neyse, hayal etmesi bile insanı germeye yetiyor zaten.

Peki ya o eczanede satılan süslü kutulu kremler, bitkisel yağlar gerçekten mucize mi yaratıyor, yoksa sadece o anlık yangıyı mı üflüyor? Aslında geçici bir sis perdesi arkasındaki geçici bir huzur hepsi. Eğer içerideki o asıl meseleyi, yani o damarların üzerindeki ağır yükü ve basıncı azaltmazsanız, bugün söner yarın yine o tanıdık sızlamayla uyanıverirsiniz. İyileşme süreci dediğimiz şey biraz da sabır işi, öyle iki günde sihirli değnek değmiş gibi tamamen pürüzsüz bir hayat beklememek lazım. Bazen haftalar sürer, bazen de sadece bir iki küçük dokunuşla her şey yoluna girer...

Ayakta çok kalmamak gerek der eskiler, ya da çok sert zeminlere öyle saatlerce oturup kalmamak... Doğru aslında, o bölgeye binen yükü hafifletmek gerekiyor biraz da. Vücudun kendi kendini tamir etme mekanizması o kadar muazzam çalışıyor ki bazen şaşırırsınız. Yeter ki o tamirat sürerken biz altına odun atmayalım, o acı biberleri, ağır baharatları biraz nadasa bırakalım. Kendi kendine geçer mi sorusunun cevabı aslında tamamen o mutfaktan, o hareket etmeyen tembel akşamlardan geçiyor galiba.

Yine de insan bazen paniğe kapılıyor işte, ya daha kötü bir şeyse, ya hiç geçmeyecekse diye için için kendini yiyor... Korku da insana dair, o endişeli bekleyiş de. Ama bir noktada durup nefes almak, o bölgedeki dolaşımı rahatlatacak hafif yürüyüşler yapmak en güzeli. Zaten vücut bir şekilde haber veriyor yolunda gitmeyen şeyleri, o sinyalleri doğru okumak yetiyor aslında.
 
Geri