Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
Sıcak su genleşir; fizik kuralları pazarlık kabul etmez. Kombinizin altındaki o sessiz metal depo, sistemdeki devasa basıncı emmek için orada duruyor. İçindeki kauçuk balon patladığında veya havası kaçtığında tesisatınız patlamaya hazır bir bombaya dönüşür. Kaloriferler ısındıkça manometrenin ibresi kontrolsüzce yukarı tırmanır. Sonra ne mi olur? Emniyet valfi açılır, kombi altından halıya fıkır fıkır su tahliye etmeye başlar...
Su basıncı durduk yere düşüyorsa öyle sağa sola bakıp kaçak aramayın. Sorun çok büyük ihtimalle tepenizdeki o gizli haznede. Basınç düşer, siz su basarsınız; sistem ısınır, basınç fırlar ve kombi fazla suyu dışarı atar. Tam bir kısır döngü. İbreyi her gün 1.5 bara ayarlamaktan yorulmadınız mı?
Kombinin sibobuna ince bir çivi bastırın, ne çıkıyor? Şayet hava yerine cıvık bir su fışkırıyorsa geçmiş olsun, membran yırtılmış demektir. O lastik içlik bir kez delindi mi artık geriye dönüş yoktur. Metal tank tamamen suyla dolar ve havanın esnekliği yok olup gider. Su sıkışmaz... Fizik işte, bu kadar basit.
Radyatörlerin içi fokur fokur kaynarken alt kısımları buz gibi mi kalıyor? Tesisatta biriken o saçma hava bir tesadüf değil. Kapasitesini kaybeden arızalı bir genleşme kabı, kombinin sürekli hava yapmasına yol açar. Tesisatı haftada bir havasını alarak kurtaramazsınız. Ya o depoya doğru dürüst hava basılacak ya da tank çöpe gidecek.
Motor gibi gürleyen bir kombiyle yaşamak zorunda değilsiniz. İçinde hiç esneklik kalmayan su, her devirdaim pompasının hareketinde cihazın gövdesini sallar. Metal metale vurur, garip titreşimler başlar. Evdeki o rahatsız edici uğultunun sebebi çoğu zaman gözden kaçan bu küçük metal küredir.
Servis çağırmadan önce tankın hava supabını kontrol etmek hayat kurtarır. Bazen sadece havası bitmiştir, pompayla uygun basıncı basarsınız ve sorun çözülür. Bazen de o membran çoktan çürümüştür. Arızayı teşhis etmek uzmanlık gerektirmez; gözünüz manometrede, kulağınız kombinin sesinde olsun yeter.
Su basıncı durduk yere düşüyorsa öyle sağa sola bakıp kaçak aramayın. Sorun çok büyük ihtimalle tepenizdeki o gizli haznede. Basınç düşer, siz su basarsınız; sistem ısınır, basınç fırlar ve kombi fazla suyu dışarı atar. Tam bir kısır döngü. İbreyi her gün 1.5 bara ayarlamaktan yorulmadınız mı?
Kombinin sibobuna ince bir çivi bastırın, ne çıkıyor? Şayet hava yerine cıvık bir su fışkırıyorsa geçmiş olsun, membran yırtılmış demektir. O lastik içlik bir kez delindi mi artık geriye dönüş yoktur. Metal tank tamamen suyla dolar ve havanın esnekliği yok olup gider. Su sıkışmaz... Fizik işte, bu kadar basit.
Radyatörlerin içi fokur fokur kaynarken alt kısımları buz gibi mi kalıyor? Tesisatta biriken o saçma hava bir tesadüf değil. Kapasitesini kaybeden arızalı bir genleşme kabı, kombinin sürekli hava yapmasına yol açar. Tesisatı haftada bir havasını alarak kurtaramazsınız. Ya o depoya doğru dürüst hava basılacak ya da tank çöpe gidecek.
Motor gibi gürleyen bir kombiyle yaşamak zorunda değilsiniz. İçinde hiç esneklik kalmayan su, her devirdaim pompasının hareketinde cihazın gövdesini sallar. Metal metale vurur, garip titreşimler başlar. Evdeki o rahatsız edici uğultunun sebebi çoğu zaman gözden kaçan bu küçük metal küredir.
Servis çağırmadan önce tankın hava supabını kontrol etmek hayat kurtarır. Bazen sadece havası bitmiştir, pompayla uygun basıncı basarsınız ve sorun çözülür. Bazen de o membran çoktan çürümüştür. Arızayı teşhis etmek uzmanlık gerektirmez; gözünüz manometrede, kulağınız kombinin sesinde olsun yeter.