Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Boğazdaki o dikiş izine gözün takılıp duruyor biliyorum, ilk günler hafif sızlaması çok normal vallahi hiç panik yapma. Yastığı biraz dikleştirip sırtüstü yatmaya çalış, boynunu birden sağa sola çevirmemek en iyisi. Zaten vücut sana ne zaman ne kadar hareket etmen gerektiğini o tatlı sızıyla fısıldıyor…
Beslenme işi ilk birkaç gün biraz sancılı geçebilir, yutkunurken boğazına sanki kıymık batıyormuş gibi hissetmen çok insani. Çorbadır, yoğurttur, püre haline getirilmiş sebzedir, hepsi senin şu anki en yakın dostun. Sıcak şeylerden bir süre uzak durmak lazım abi ya, dondurma veya ılık şeyler boğazı acayip rahatlatıyor.
Sesin biraz kısık mı çıkıyor, ya da çatallaşıyor mu? Ses tellerinin ameliyat alanına yakınlığı yüzünden bu durum son derece doğal, hemen kötü şeyler getirme aklına. Kendini zorlamadan, fısıldamadan kıvamında konuşmak en güzeli… Zamanla o ses eski bülbül haline geri dönecektir, için rahat olsun.
Ameliyattan çıktın diye her şey bitti sanıyorsan büyük yanılıyorsun, tiroit bezi gidince onun ürettiği hormonları artık dışarıdan hapla almak zorundasın. İlacını her sabah aç karnına, aksatmadan içmeyi alışkanlık haline getirmelisin. Hani sabah çayı içmeden kendine gelemezsin ya, bu hap da öyle bir şey işte…
Kalsiyum olayı çok kritik, parmak uçlarında veya dudak çevrende böyle tatlı bir uyuşma, karıncalanma hissedersen hiç vakit kaybetme. Ameliyat sırasında o minik paratiroit bezleri biraz alınganlık yapıp izne ayrılmış olabilir. Doktorunun önerdiği kalsiyum takviyesini düzenli almak bu yüzden hayat kurtarır, yani o uyuşmaları hafife alma sakın.
Yara yerini temiz ve kuru tutmak birinci kuralımız ama sudan da sonsuza kadar kaçamazsın tabii. Doktorun izin verdiği günden itibaren tatlı tatlı duşunu alabilirsin, sadece o bölgeyi lifle ovalamaya kalkma yeter. Kurularken de havluyu bastırmadan, pıt pıt yaparak kurula…
Ağır kaldırmak, kendinizi zorlamak, strese girmek şu sıralar yapacağınız en son şey olmalı. Bırakın evdeki işler biraz biriksin, dünya batmaz ya! Bedenin büyük bir iş başardı ve şu an sadece dinlenmek, toparlanmak istiyor.
Boğazındaki o dikiş izi güneş gördükçe esmerleşir, leke gibi kalır mazallah. Dışarı çıkarken boynuna hafif bir fular bağlayabilirsin ya da yüksek korumalı güneş kremini eksik etmezsin. İz kalsın istemiyorsan güneşe karşı ekstra uyanık olman şart…
Beslenme işi ilk birkaç gün biraz sancılı geçebilir, yutkunurken boğazına sanki kıymık batıyormuş gibi hissetmen çok insani. Çorbadır, yoğurttur, püre haline getirilmiş sebzedir, hepsi senin şu anki en yakın dostun. Sıcak şeylerden bir süre uzak durmak lazım abi ya, dondurma veya ılık şeyler boğazı acayip rahatlatıyor.
Sesin biraz kısık mı çıkıyor, ya da çatallaşıyor mu? Ses tellerinin ameliyat alanına yakınlığı yüzünden bu durum son derece doğal, hemen kötü şeyler getirme aklına. Kendini zorlamadan, fısıldamadan kıvamında konuşmak en güzeli… Zamanla o ses eski bülbül haline geri dönecektir, için rahat olsun.
Ameliyattan çıktın diye her şey bitti sanıyorsan büyük yanılıyorsun, tiroit bezi gidince onun ürettiği hormonları artık dışarıdan hapla almak zorundasın. İlacını her sabah aç karnına, aksatmadan içmeyi alışkanlık haline getirmelisin. Hani sabah çayı içmeden kendine gelemezsin ya, bu hap da öyle bir şey işte…
Kalsiyum olayı çok kritik, parmak uçlarında veya dudak çevrende böyle tatlı bir uyuşma, karıncalanma hissedersen hiç vakit kaybetme. Ameliyat sırasında o minik paratiroit bezleri biraz alınganlık yapıp izne ayrılmış olabilir. Doktorunun önerdiği kalsiyum takviyesini düzenli almak bu yüzden hayat kurtarır, yani o uyuşmaları hafife alma sakın.
Yara yerini temiz ve kuru tutmak birinci kuralımız ama sudan da sonsuza kadar kaçamazsın tabii. Doktorun izin verdiği günden itibaren tatlı tatlı duşunu alabilirsin, sadece o bölgeyi lifle ovalamaya kalkma yeter. Kurularken de havluyu bastırmadan, pıt pıt yaparak kurula…
Ağır kaldırmak, kendinizi zorlamak, strese girmek şu sıralar yapacağınız en son şey olmalı. Bırakın evdeki işler biraz biriksin, dünya batmaz ya! Bedenin büyük bir iş başardı ve şu an sadece dinlenmek, toparlanmak istiyor.
Boğazındaki o dikiş izi güneş gördükçe esmerleşir, leke gibi kalır mazallah. Dışarı çıkarken boynuna hafif bir fular bağlayabilirsin ya da yüksek korumalı güneş kremini eksik etmezsin. İz kalsın istemiyorsan güneşe karşı ekstra uyanık olman şart…