Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Yenidoğan bir bebeğin eve gelişindeki o tatlı telaşı bilirsiniz; her şey pamuk ipliğine bağlı gibidir ve en çok da o küçük, kuru kordon parçası ürkütür insanı. Genellikle doğumdan sonraki birinci ile üçüncü hafta arasında kendi kendine düşmesini bekleriz o küçük parçanın. Ama işte, her bebeğin ritmi kendine...
Hafifçe kurumaya başladığında rengi sarıdan kahverengiye, oradan da siyaha döner ve siz daha "Acaba ne zaman?" demeden kundağın içinde kalıverir. Vallahi ilk günlerde dokunmaya bile kıyamıyor insan, sanki canı acıyacakmış gibi geliyor ama korkmayın, o bölgede sinir ucu yok.
Islak kalmaması işin tek sırrı aslında. Banyodan sonra kulak çöpüyle şöyle hafifçe, hiç bastırmadan etrafını kurulamak yeterli oluyor. Eskiden alkolle silerlerdi, hatırlarsınız belki... Şimdilerde uzmanlar tamamen kendi haline bırakılmasını, sadece kuru ve temiz tutulmasını öneriyorlar.
Alt bezini bağlarken o bölgeyi açıkta bırakacak şekilde dışa doğru katlamak gerekiyor abi, yoksa çiş bulaşır, nemlenir ve süreç uzar gider. Hatta piyasada göbek oyuntulu bezler var, büyük kolaylık. Olmadı kendiniz kıvırın gitsin, hiç kasmaya gerek yok.
Bazen hafif bir sızıntı, çok hafif bir kan lekesi görebilirsiniz bezde, bu son derece normal bir durum. Tabii kokulu ve yeşilimsi bir akıntı yoksa... Eğer öyle bir durum varsa ya da etrafındaki cilt aşırı kızardıysa, hiç vakit kaybetmeden bir doktora göstermek en doğrusu.
Kendi kendine düşmesini beklemek sabır işi, acele edip asla elinizle çekmeyin, koparmaya çalışmayın. Bırakın o doğal süreç kendi kendine tamamlansın, zamanı gelince zaten vedalaşacaksınız o bağla...
Düştükten sonraki ilk birkaç gün de orayı kuru tutmaya devam etmekte fayda var. Hafif nemli bir bezle etrafını silip geçebilirsiniz, banyosunu da yaptırırsınız doya doya artık. Sonrası zaten mis kokulu bebek uykuları, gaz sancısı mücadeleleri...
Hafifçe kurumaya başladığında rengi sarıdan kahverengiye, oradan da siyaha döner ve siz daha "Acaba ne zaman?" demeden kundağın içinde kalıverir. Vallahi ilk günlerde dokunmaya bile kıyamıyor insan, sanki canı acıyacakmış gibi geliyor ama korkmayın, o bölgede sinir ucu yok.
Islak kalmaması işin tek sırrı aslında. Banyodan sonra kulak çöpüyle şöyle hafifçe, hiç bastırmadan etrafını kurulamak yeterli oluyor. Eskiden alkolle silerlerdi, hatırlarsınız belki... Şimdilerde uzmanlar tamamen kendi haline bırakılmasını, sadece kuru ve temiz tutulmasını öneriyorlar.
Alt bezini bağlarken o bölgeyi açıkta bırakacak şekilde dışa doğru katlamak gerekiyor abi, yoksa çiş bulaşır, nemlenir ve süreç uzar gider. Hatta piyasada göbek oyuntulu bezler var, büyük kolaylık. Olmadı kendiniz kıvırın gitsin, hiç kasmaya gerek yok.
Bazen hafif bir sızıntı, çok hafif bir kan lekesi görebilirsiniz bezde, bu son derece normal bir durum. Tabii kokulu ve yeşilimsi bir akıntı yoksa... Eğer öyle bir durum varsa ya da etrafındaki cilt aşırı kızardıysa, hiç vakit kaybetmeden bir doktora göstermek en doğrusu.
Kendi kendine düşmesini beklemek sabır işi, acele edip asla elinizle çekmeyin, koparmaya çalışmayın. Bırakın o doğal süreç kendi kendine tamamlansın, zamanı gelince zaten vedalaşacaksınız o bağla...
Düştükten sonraki ilk birkaç gün de orayı kuru tutmaya devam etmekte fayda var. Hafif nemli bir bezle etrafını silip geçebilirsiniz, banyosunu da yaptırırsınız doya doya artık. Sonrası zaten mis kokulu bebek uykuları, gaz sancısı mücadeleleri...