Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Göbek bağını kuru tutmak bu işin ilk ve en kutsal kuralı diyebilirim, yani öyle alkolle, tentürdiyotla yıkayıp durmaya hiç gerek yok artık. Eskiden her alt bezlemede buralara bir şeyler sürerdik ama tıp değişti, şimdilerde o bölgenin kendi kendine kuruyup düşmesini beklemek en doğrusu kabul ediliyor. Tabii bezi bağlarken ön kısmını dışa doğru kıvırmak lazım ki çiş bulaşmasın, hava alsın... Zaten nemli kalırsa süreç uzuyor da uzuyor, can sıkıyor. Vallahi biz eskiden çok evham yapardık ama doğrusu buymuş meğer.
Banyoyu nasıl yaptıracağız derseniz, kordon düşene kadar sadece süngerle hafifçe silip geçmek, yani bebeği suya tamamen daldırmamak en mantıklısı. Hani o ilk haftalarda gövde banyosu denilen olay var ya, işte tam olarak o... Bölgeye kazara su değerse de hemen temiz, pamuklu bir tülbentle pıt pıt yaparak kurulamak gerekiyor. Islak bırakılan kordon mikrop kapmaya çok müsaittir, aman diyeyim. Zaten ufacık bir nem bile o doğal kuruma sürecini baltalıyor, iyileşmeyi geciktiriyor.
Sarımsı veya hafif kanlı bir sızıntı görürseniz hemen panik yapmayın, ilk birkaç gün bu tarz küçük lekeler normal sayılıyor aslında. Ama ne zaman ki o bölgeden kötü bir koku gelmeye başlar ya da etrafındaki cilt bildiğiniz kıpkırmızı olur... İşte o zaman işler değişir, durup düşünmek lazım. Enfeksiyon belirtisi olabilir bu durum, dikkat etmek şart. Böyle bir durumda kendi kendinize krem falan sürmeye kalkmayın sakın, direkt doktorun yolunu tutmak en iyisi.
Kordonun kendi kendine, zamanı gelince kopup düşmesine izin vermelisiniz, kesinlikle acele edip en ufak bir zorlama yapmayın. Bazen öyle ufacık bir lif tutar, ha düştü ha düşecek dersiniz ama... Dokunmayın, bırakın o son bağ da kendi kendine kopsun. Genelde bir ila üç hafta arasında bu süreç tamamlanır zaten, aceleye gerek yok. Erken koparılan bağ hem kanamaya yol açabilir hem de enfeksiyona davetiye çıkarır, kaş yaparken göz çıkarmayalım şimdi durup dururken.
Pamuklu ve bol kıyafetler seçmek, bebeğin cildinin ve o bölgenin sürekli hava almasını sağlamak açısından çok kritik bir detay. Dar tulumlar, sıkı lastikli altlar kordona baskı yapar, sürtünmeye sebep olur ve canını acıtır miniğin. Hani şöyle tiril tiril, incecik şeyler giydirmek lazım ki hava sirkülasyonu kesilmesin. Sonuçta hava alan deri her zaman daha çabuk iyileşir, kendini daha hızlı toparlar.
Banyoyu nasıl yaptıracağız derseniz, kordon düşene kadar sadece süngerle hafifçe silip geçmek, yani bebeği suya tamamen daldırmamak en mantıklısı. Hani o ilk haftalarda gövde banyosu denilen olay var ya, işte tam olarak o... Bölgeye kazara su değerse de hemen temiz, pamuklu bir tülbentle pıt pıt yaparak kurulamak gerekiyor. Islak bırakılan kordon mikrop kapmaya çok müsaittir, aman diyeyim. Zaten ufacık bir nem bile o doğal kuruma sürecini baltalıyor, iyileşmeyi geciktiriyor.
Sarımsı veya hafif kanlı bir sızıntı görürseniz hemen panik yapmayın, ilk birkaç gün bu tarz küçük lekeler normal sayılıyor aslında. Ama ne zaman ki o bölgeden kötü bir koku gelmeye başlar ya da etrafındaki cilt bildiğiniz kıpkırmızı olur... İşte o zaman işler değişir, durup düşünmek lazım. Enfeksiyon belirtisi olabilir bu durum, dikkat etmek şart. Böyle bir durumda kendi kendinize krem falan sürmeye kalkmayın sakın, direkt doktorun yolunu tutmak en iyisi.
Kordonun kendi kendine, zamanı gelince kopup düşmesine izin vermelisiniz, kesinlikle acele edip en ufak bir zorlama yapmayın. Bazen öyle ufacık bir lif tutar, ha düştü ha düşecek dersiniz ama... Dokunmayın, bırakın o son bağ da kendi kendine kopsun. Genelde bir ila üç hafta arasında bu süreç tamamlanır zaten, aceleye gerek yok. Erken koparılan bağ hem kanamaya yol açabilir hem de enfeksiyona davetiye çıkarır, kaş yaparken göz çıkarmayalım şimdi durup dururken.
Pamuklu ve bol kıyafetler seçmek, bebeğin cildinin ve o bölgenin sürekli hava almasını sağlamak açısından çok kritik bir detay. Dar tulumlar, sıkı lastikli altlar kordona baskı yapar, sürtünmeye sebep olur ve canını acıtır miniğin. Hani şöyle tiril tiril, incecik şeyler giydirmek lazım ki hava sirkülasyonu kesilmesin. Sonuçta hava alan deri her zaman daha çabuk iyileşir, kendini daha hızlı toparlar.