Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Genç yaşta o makat bölgesindeki damar ağının zonklaması, anatomik olarak rektal venöz pleksusun aşırı basınçla esnemesinden başka bir şey değil aslında. Masabaşı işler, saatlerce kalkmadan oynanan oyunlar derken pelvik taban kasları neredeyse hiç çalışmıyor, bas bas bağırıyor vücut. Hani derler ya otura otura çürüdük diye, vallahi durum tam olarak bu. Uzun süre hareketsiz kalmak, damarların içindeki kapakçıkların yapısını bozup o bölgede kanın göllenmesine yol açıyor...
Kabızlık meselesi var bir de, dışkılama sırasında uygulanan o kontrolsüz ıkınma refleksi. Intraabdominal basınç dediğimiz karın içi basıncı birdenbire tavan yapıyor tabii. Ikındıkça anal kanaldaki o hassas vasküler yastıkçıklar aşağı doğru kayıyor, dokular zedeleniyor. Yani zorladıkça zorluyoruz o bölgeyi, damarlar ne yapsın? Bir yerden sonra genişleyip dışarı doğru sarkan o yapılar kaçınılmaz hale geliyor işte.
Beslenme alışkanlıkları deseniz hepten evrim geçirdi, lifli gıdaları unuttu bu jenerasyon. Fast food zincirleri, rafine şekerler, yetersiz su tüketimi derken gastrointestinal sistem adeta sekteye uğruyor. Kolon hareketleri yavaşlayınca dışkı sertleşiyor, transit süre uzuyor. Sertleşen dışkı kütlesi anal kanaldan geçerken adeta bir zımpara etkisi yaratıyor dokularda... Ne kadar az su, o kadar çok mekanik travma kısacası.
Stres factorünü de asla hafife almamak lazım abi ya, sınav temposu, iş hayatının stresi derken vücut sürekli sempatik sinir sistemi dominasyonunda kalıyor. Bu durum gastrointestinal motiliteyi doğrudan olumsuz etkiliyor, bağırsaklar düzensiz çalışmaya başlıyor. Stres anında farkında olmadan pelvik taban kaslarını sıkmak da cabası. Kaslar sürekli kasılı kaldığında o bölgedeki mikrosirkülasyon, yani kılcal damar dolaşımı tamamen altüst oluyor...
Ağırlık antrenmanları, bilinçsizce yapılan o ağır fitness seansları. Squat yaparken ya da ağır bir halterin altına girerken uygulanan Valsalva manevrası... Hani nefesi tutup karın kaslarını iyice sıkarsınız ya, işte o an pelvik tabandaki venöz basınç bir anda tavan yapıyor. Uygun nefes tekniği kullanılmadan yapılan her ağır antrenman, anal bölgedeki damar duvarlarını adım adım deforme ediyor aslında.
Tuvalette telefonla dakikalarca zaman geçirmek de modern çağın en büyük tuzağı haline geldi. Klozet üzerindeki o oturuş açısı, anal kanaldaki anorektal açıyı tamamen bozuyor ve rektal bölgeye sürekli bir çekim kuvveti uyguluyor. Yerçekiminin de etkisiyle o vasküler yapılar aşağı doğru sarkmaya başlıyor zamanla. Hani bir iki dakika bakıp çıkacaktık... Sırf şu sosyal medya kaydırma sevdasına o bölgedeki damar içi basıncı dakikalarca yüksek tutuyoruz.
Kabızlık meselesi var bir de, dışkılama sırasında uygulanan o kontrolsüz ıkınma refleksi. Intraabdominal basınç dediğimiz karın içi basıncı birdenbire tavan yapıyor tabii. Ikındıkça anal kanaldaki o hassas vasküler yastıkçıklar aşağı doğru kayıyor, dokular zedeleniyor. Yani zorladıkça zorluyoruz o bölgeyi, damarlar ne yapsın? Bir yerden sonra genişleyip dışarı doğru sarkan o yapılar kaçınılmaz hale geliyor işte.
Beslenme alışkanlıkları deseniz hepten evrim geçirdi, lifli gıdaları unuttu bu jenerasyon. Fast food zincirleri, rafine şekerler, yetersiz su tüketimi derken gastrointestinal sistem adeta sekteye uğruyor. Kolon hareketleri yavaşlayınca dışkı sertleşiyor, transit süre uzuyor. Sertleşen dışkı kütlesi anal kanaldan geçerken adeta bir zımpara etkisi yaratıyor dokularda... Ne kadar az su, o kadar çok mekanik travma kısacası.
Stres factorünü de asla hafife almamak lazım abi ya, sınav temposu, iş hayatının stresi derken vücut sürekli sempatik sinir sistemi dominasyonunda kalıyor. Bu durum gastrointestinal motiliteyi doğrudan olumsuz etkiliyor, bağırsaklar düzensiz çalışmaya başlıyor. Stres anında farkında olmadan pelvik taban kaslarını sıkmak da cabası. Kaslar sürekli kasılı kaldığında o bölgedeki mikrosirkülasyon, yani kılcal damar dolaşımı tamamen altüst oluyor...
Ağırlık antrenmanları, bilinçsizce yapılan o ağır fitness seansları. Squat yaparken ya da ağır bir halterin altına girerken uygulanan Valsalva manevrası... Hani nefesi tutup karın kaslarını iyice sıkarsınız ya, işte o an pelvik tabandaki venöz basınç bir anda tavan yapıyor. Uygun nefes tekniği kullanılmadan yapılan her ağır antrenman, anal bölgedeki damar duvarlarını adım adım deforme ediyor aslında.
Tuvalette telefonla dakikalarca zaman geçirmek de modern çağın en büyük tuzağı haline geldi. Klozet üzerindeki o oturuş açısı, anal kanaldaki anorektal açıyı tamamen bozuyor ve rektal bölgeye sürekli bir çekim kuvveti uyguluyor. Yerçekiminin de etkisiyle o vasküler yapılar aşağı doğru sarkmaya başlıyor zamanla. Hani bir iki dakika bakıp çıkacaktık... Sırf şu sosyal medya kaydırma sevdasına o bölgedeki damar içi basıncı dakikalarca yüksek tutuyoruz.