Ahmet Katan
Kayıtlı Kullanıcı
Sabah garaja inip marşa bastığında o tatlı motor sesinin ardından arkadan süzülen yoğun beyaz bulutu görmek gerçekten insanın içini cız ettirir.
Hani bazen "Acaba bu soğuk havanın buharı mı, yoksa yine masraflı bir iş mi açtı başımıza?" diye kendi kendine söylenir durursun ya, işte tam da o andan bahsediyorum.
Aslında her beyaz duman aynı anlama gelmez, kimi tamamen masumdur kimi ise motorun içinden gelen sessiz bir imdat çağrısıdır.
Özellikle kış günlerinde ilk çalıştırma anında egzozdan atılan hafif buhar tamamen normaldir, korkulacak bir şey yok yani.
Fakat motor iyice ısındıktan sonra bile o beyaz bulut arkada hala tütmeye devam ediyorsa, orada durup biraz düşünmek gerekir.
Çünkü bu durum genellikle soğutma suyunun yanma odasına sızdığının, yani silindir kapak contasının ya da bloğun minik bir yerden hasar aldığının en net göstergesidir.
Yani motorun su eksiltip eksiltmediğini kontrol etmek, arabanın kaputunu açıp ilk bakacağın şey olmalı...
Su kabındaki o azalma veya eksilme, kafandaki bütün şüpheleri tek kalemde gerçeğe dönüştürebilir.
Bir diğer ihtimal ise turbo milindeki keçelerin aşınmasıdır ki bu da motor yağının yanmasına ve arkadan yoğun bir beyaz-mavi duman çıkmasına yol açar.
Turbo dedin mi insanın cebi biraz yanar tabii, o yüzden bu tür sesleri ve dumanları asla görmezden gelmemek en iyisidir.
Zamanında atılmayan küçük bir adım, yarın öbür gün çok daha büyük motor rektifiye masrafları olarak kapını çalabilsin diye değil, sadece arabana iyi bakabilsin diye bunları söylüyorum.
Usta koltuğuna oturup aracı cihaza bağlattığında çıkacak masraf listesini düşünmek yerine, şimdiden coolant seviyelerini ara sıra kontrol etmek en akıllıca iştir.
Ne de olsa Alman mühendisliği narin makinelerdir, en ufak bir ihmali bile yüzde yüz hisseder ve sana hemen yoldan geri dönüş yapar.
O yüzden egzozdan çıkan o beyaz dumanı sadece bir duman olarak görme, arabanın sana söylemeye çalıştığı ama kelimeleri olmayan dili olarak kabul et.
Hani bazen "Acaba bu soğuk havanın buharı mı, yoksa yine masraflı bir iş mi açtı başımıza?" diye kendi kendine söylenir durursun ya, işte tam da o andan bahsediyorum.
Aslında her beyaz duman aynı anlama gelmez, kimi tamamen masumdur kimi ise motorun içinden gelen sessiz bir imdat çağrısıdır.
Özellikle kış günlerinde ilk çalıştırma anında egzozdan atılan hafif buhar tamamen normaldir, korkulacak bir şey yok yani.
Fakat motor iyice ısındıktan sonra bile o beyaz bulut arkada hala tütmeye devam ediyorsa, orada durup biraz düşünmek gerekir.
Çünkü bu durum genellikle soğutma suyunun yanma odasına sızdığının, yani silindir kapak contasının ya da bloğun minik bir yerden hasar aldığının en net göstergesidir.
Yani motorun su eksiltip eksiltmediğini kontrol etmek, arabanın kaputunu açıp ilk bakacağın şey olmalı...
Su kabındaki o azalma veya eksilme, kafandaki bütün şüpheleri tek kalemde gerçeğe dönüştürebilir.
Bir diğer ihtimal ise turbo milindeki keçelerin aşınmasıdır ki bu da motor yağının yanmasına ve arkadan yoğun bir beyaz-mavi duman çıkmasına yol açar.
Turbo dedin mi insanın cebi biraz yanar tabii, o yüzden bu tür sesleri ve dumanları asla görmezden gelmemek en iyisidir.
Zamanında atılmayan küçük bir adım, yarın öbür gün çok daha büyük motor rektifiye masrafları olarak kapını çalabilsin diye değil, sadece arabana iyi bakabilsin diye bunları söylüyorum.
Usta koltuğuna oturup aracı cihaza bağlattığında çıkacak masraf listesini düşünmek yerine, şimdiden coolant seviyelerini ara sıra kontrol etmek en akıllıca iştir.
Ne de olsa Alman mühendisliği narin makinelerdir, en ufak bir ihmali bile yüzde yüz hisseder ve sana hemen yoldan geri dönüş yapar.
O yüzden egzozdan çıkan o beyaz dumanı sadece bir duman olarak görme, arabanın sana söylemeye çalıştığı ama kelimeleri olmayan dili olarak kabul et.