Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
Sürücü koltuğuna geçip anahtarı çevirdiğim o anlarda, göğsümde hafif bir sıkışmayla birlikte hep aynı sessiz beklenti belirir; motorun o tanıdık, tok sesini duymak isterim. Geçen hafta başıma gelen olayda ise durum bambaşkaydı; kontağı çevirmemle birlikte kaputun altından ne bir tıkırtı yükseldi ne de o her zamanki marş basma gayreti hissedildi. Gösterge panelindeki ışıkların canlılığı insanı yanıltıyor, akünün tam dolu olduğunu ve her şeyin yolunda gittiğini düşündürüyor... Halbuki marş motoru sigortası attığında, sistemdeki o minik iletken parça eriyip gittiğinde, otomobil adeta dış dünyayla olan bütün bağını koparmış devasa bir metal yığınına dönüşüveriyor. Yıllardır yollardayım, kaç tane araç eskitip kaç farklı arıza gördüm ama elektrik sisteminin bu kadar küçük bir eleman üzerinden koca bir mekanizmayı kilitlemesi beni her defasında yeniden şaşırtmayı başarıyor.
Marş motorunun o yüksek akım ihtiyacını karşılayan hatta yer alan sigorta kutusunu açtığımda, plastiği hafifçe kararmış o küçük parçayla yüzleşmek aslına bakarsanız garip bir rahatlama hissi yaratıyor. Akü bitti sanıp paniklemek mi, yoksa marş kollektörünün kömürleri bitti diye sanayinin yolunu tutmayı göze almak mı daha kötü? Tabii ki doğrudan doğruya yüksek amperli sigortanın patladığını tespit etmek, insanı binlerce liralık olası masrafların eşiğinden döndüren en sevindirici teşhislerden biridir. Akımın aniden yükselmesiyle, şasiye olan ufak bir temasla ya da marş otomatiğinin zorlanmasıyla kendini feda eden bu devre elemanı, aslında pahalı parçaların yanmasını önleyen o sessiz nöbetçiden başkası değil. Sürücülerin büyük çoğunluğu bu parçanın varlığından bile habersizken, yolda kalındığında kontrol edilecek ilk noktanın burası olduğunu bilmek saatlerce çekici beklemekten kurtarabilir insanı.
Direksiyon başında öylece kalakaldığınızda hemen en kötü senaryoyu düşünüp morali bozmak yerine, sigorta kutusunun kapağını açıp o şeffaf plastiklerin içindeki tel köprüleri tek tek incelemek en mantıklı hareket tarzıdır. Şayet amperi uygun yedek bir sigortayla değişim yaptığınız halde anahtarı çevirir çevirmez aynı sigorta tekrar patlıyorsa, işte orada durmalı ve sistemi daha fazla zorlamamalısınız... Demek ki hatta belirgin bir kısa devre var ya da marş motorunun kendisi mekanik olarak kilitlendiği için aşırı akım çekmeye devam ediyor. Böyle durumlarda sorunun kaynağını bulmadan sürekli yeni sigorta takıp denemek, aracın kablo tesisatını aşırı ısındırıp çok daha büyük tesisat yangınlarına davetiye çıkarmaktan başka bir işe yaramaz. Bir sigortanın durduk yere atmayacağını, arkasında mutlaka elektriksel veya mekanik bir zorlanma barındırdığını tecrübeli her sürücü zamanla kavrar.
Marş motorunun o yüksek akım ihtiyacını karşılayan hatta yer alan sigorta kutusunu açtığımda, plastiği hafifçe kararmış o küçük parçayla yüzleşmek aslına bakarsanız garip bir rahatlama hissi yaratıyor. Akü bitti sanıp paniklemek mi, yoksa marş kollektörünün kömürleri bitti diye sanayinin yolunu tutmayı göze almak mı daha kötü? Tabii ki doğrudan doğruya yüksek amperli sigortanın patladığını tespit etmek, insanı binlerce liralık olası masrafların eşiğinden döndüren en sevindirici teşhislerden biridir. Akımın aniden yükselmesiyle, şasiye olan ufak bir temasla ya da marş otomatiğinin zorlanmasıyla kendini feda eden bu devre elemanı, aslında pahalı parçaların yanmasını önleyen o sessiz nöbetçiden başkası değil. Sürücülerin büyük çoğunluğu bu parçanın varlığından bile habersizken, yolda kalındığında kontrol edilecek ilk noktanın burası olduğunu bilmek saatlerce çekici beklemekten kurtarabilir insanı.
Direksiyon başında öylece kalakaldığınızda hemen en kötü senaryoyu düşünüp morali bozmak yerine, sigorta kutusunun kapağını açıp o şeffaf plastiklerin içindeki tel köprüleri tek tek incelemek en mantıklı hareket tarzıdır. Şayet amperi uygun yedek bir sigortayla değişim yaptığınız halde anahtarı çevirir çevirmez aynı sigorta tekrar patlıyorsa, işte orada durmalı ve sistemi daha fazla zorlamamalısınız... Demek ki hatta belirgin bir kısa devre var ya da marş motorunun kendisi mekanik olarak kilitlendiği için aşırı akım çekmeye devam ediyor. Böyle durumlarda sorunun kaynağını bulmadan sürekli yeni sigorta takıp denemek, aracın kablo tesisatını aşırı ısındırıp çok daha büyük tesisat yangınlarına davetiye çıkarmaktan başka bir işe yaramaz. Bir sigortanın durduk yere atmayacağını, arkasında mutlaka elektriksel veya mekanik bir zorlanma barındırdığını tecrübeli her sürücü zamanla kavrar.