Ceren Kalaycı
Kayıtlı Kullanıcı
Kilolarla baş etmek, hayatının belli bir döneminden sonra sahiden çıkmaz sokak gibi hissettiriyor insana, biliyorum. Diyetler, spor salonlarında dökülen terler, o inatçı ibrenin bir türlü aşağı oynamaması... İşte tam bu noktada, hani artık tıkanıp kaldığın o an var ya, bariatrik cerrahi seçenekleri masaya yatırılıyor. Duodenal switch de bu işin en ağır toplarından biri, yani her mide küçültme operasyonu aynı kefeye konmaz bunu unutma.
Hem mideyi enlemesine kesip küçültüyorlar hem de ince bağırsağın ciddi bir kısmını devre dışı bırakıyorlar ki yediklerin kaloriye dönüşmeden hop gitsin. Yani işin hem kısıtlayıcı hem de emilim bozucu tarafı var, iki kanallı bir mekanizma gibi düşün. Vallahi billahi dışarıdan bakınca radikal bir karar gibi duruyor ama morbid obeziteyle boğuşanlar için bazen tek çıkış kapısı bu oluyor, başka çaresi kalmıyor insanın bazen...
Ameliyat masasına yatmadan önce kafanda binbir türlü soru dönüp duruyor tabii, ya eskisi gibi yiyemezsem, ya vitamin eksikliği yaşarsam diye ödün kopuyor. Haklısın da, çünkü bu operasyon sonrasında ömür boyu vitamin ve mineral takviyesi almak şart oğlu şart, bunu atlarsan vücut alarm verir anında. Doktorunla sıkı bir bağ kurman, o tahlil sonuçlarını hiç aksatmadan takip etmen gerekiyor, yoksa işin rengi çabuk değişir.
Kilo verme hızı o kadar muazzam ki ilk aylarda insan kendine şaşıyor, ayna karşısında bambaşka biriyle bakışıyorsun resmen. Ama bu işin bir de madalyonun öteki yüzü var tabi, yani herkes aynı konforu yaşamıyor maalesef. Kimi insan sıkıntısız atlatırken kimi sindirim sistemi alışana kadar epey zorlanıyor, hani ne bileyim gaz problemleri, ishal atışları falan derken hayat bir süre seni sınayabiliyor.
Piyasada tüp mide daha popüler, herkes ondan konuşuyor çünkü daha masrafsız ve kolay sanılıyor. Ama kilo verme kalıcılığı ve metabolik hastalıkların tedavisi söz konusu olduğunda duodenal switch bambaşka bir ligde oynuyor, özellikle şeker tansiyon gibi konularda mucize yaratıyor resmen. Doktorlar bile bazı vakalarda "başka çaremiz yok" diyerek doğrudan bu yöntemi işaret ediyor zaten, benden söylemesi.
Özetle, hayatını geri almak istiyorsan ve elindeki tüm kartları tüketmişsen bu ameliyat bir dönüm noktası olabilir ama mucize arama sakın. Bıçak sırtı bir karar bu, hem cesaret hem de inanılmaz bir disiplin istiyor arkasından gelen süreçte, öyle ben yaptım bittiyle olmuyor bu işler. Kendine bu kötülüğü yapma, iyice tart, biç, uzmanıyla otur konuş ve gerçekten hazır hissediyorsan adım at, çünkü geri dönüşü olmayan yollardan biri bu...
Hem mideyi enlemesine kesip küçültüyorlar hem de ince bağırsağın ciddi bir kısmını devre dışı bırakıyorlar ki yediklerin kaloriye dönüşmeden hop gitsin. Yani işin hem kısıtlayıcı hem de emilim bozucu tarafı var, iki kanallı bir mekanizma gibi düşün. Vallahi billahi dışarıdan bakınca radikal bir karar gibi duruyor ama morbid obeziteyle boğuşanlar için bazen tek çıkış kapısı bu oluyor, başka çaresi kalmıyor insanın bazen...
Ameliyat masasına yatmadan önce kafanda binbir türlü soru dönüp duruyor tabii, ya eskisi gibi yiyemezsem, ya vitamin eksikliği yaşarsam diye ödün kopuyor. Haklısın da, çünkü bu operasyon sonrasında ömür boyu vitamin ve mineral takviyesi almak şart oğlu şart, bunu atlarsan vücut alarm verir anında. Doktorunla sıkı bir bağ kurman, o tahlil sonuçlarını hiç aksatmadan takip etmen gerekiyor, yoksa işin rengi çabuk değişir.
Kilo verme hızı o kadar muazzam ki ilk aylarda insan kendine şaşıyor, ayna karşısında bambaşka biriyle bakışıyorsun resmen. Ama bu işin bir de madalyonun öteki yüzü var tabi, yani herkes aynı konforu yaşamıyor maalesef. Kimi insan sıkıntısız atlatırken kimi sindirim sistemi alışana kadar epey zorlanıyor, hani ne bileyim gaz problemleri, ishal atışları falan derken hayat bir süre seni sınayabiliyor.
Piyasada tüp mide daha popüler, herkes ondan konuşuyor çünkü daha masrafsız ve kolay sanılıyor. Ama kilo verme kalıcılığı ve metabolik hastalıkların tedavisi söz konusu olduğunda duodenal switch bambaşka bir ligde oynuyor, özellikle şeker tansiyon gibi konularda mucize yaratıyor resmen. Doktorlar bile bazı vakalarda "başka çaremiz yok" diyerek doğrudan bu yöntemi işaret ediyor zaten, benden söylemesi.
Özetle, hayatını geri almak istiyorsan ve elindeki tüm kartları tüketmişsen bu ameliyat bir dönüm noktası olabilir ama mucize arama sakın. Bıçak sırtı bir karar bu, hem cesaret hem de inanılmaz bir disiplin istiyor arkasından gelen süreçte, öyle ben yaptım bittiyle olmuyor bu işler. Kendine bu kötülüğü yapma, iyice tart, biç, uzmanıyla otur konuş ve gerçekten hazır hissediyorsan adım at, çünkü geri dönüşü olmayan yollardan biri bu...