Diş temizliği yılda kaç kez yapılmalı?

Diş temizliği yılda kaç kez yapılmalı?

Ceren Kalaycı

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
423
Tepkime puanı
0
Ceren Kalaycı
Her sabah aynaya baktığında karşılaştığın o ilk gülüş var ya, işte onun arkasındaki hikaye aslında yılda kaç kez koltuğa oturman gerektiğinin sırrını saklıyor. Kimisi altı ayda bir o tanıdık klinikten içeri girmezse içi rahat etmez, kimine senede bir kere bile çok gelir. Vallahi bu işin tek bir doğrusu yok abi, senin tükürük yapından tut da gün içinde kaç kupa kahve devirdiğine kadar her şey denklemi değiştiriyor. Diş hekimlerinin dilinden düşmeyen o "altı ayda bir" kuralı aslında genel bir şablon, yani herkese uyan tek bir beden gibi...

Taşlar diyorum, o dişlerin arkasında sinsice biriken, fırçanın asla uzanamadığı o sert tabakalar... Bir kere yerleştiler mi, sen ne kadar iyi fırçalarsan fırçala, kendi kendine çıkıp gitmiyorlar oradan işte. Yıllar geçtikçe anlıyor insan; o temizlik seansı sadece estetik bir kaygı değil, resmen diş etlerinin rahat nefes alma mücadelesi. Hani bazen o koltuktan kalktığında ağzında bir hafiflik, bir ferahlık hissedersin ya, sanki dişlerinin arasındaki rüzgarı bile duyarsın...

Günde üç kere fırçalıyorum, ip de kullanıyorum, bana bir şey olmaz diye düşünmek büyük yanılgı, billahi bak. Tükürüğündeki mineraller biraz fazlaysa, yapısal olarak yatkınsan, o tartar denilen illet altı ay dolmadan yine kuruyor tahtını. Bazı insan var, yılda bir kere gitse yetiyor, ağız yapısı adeta kendi kendini koruyor. Ama sigara dumanı, gün boyu bitmeyen çay sevdası derken... İşler bir anda sarpa sarabiliyor, o yüzden kendi ritmini bulmak en doğrusu.

Diş etlerin kanamaya başladıysa, fırçalarken ufak ufak sinyaller veriyorsa ağzın, takvime bakmayı bırakıp randevu vaktinin geldiğini anlaman lazım. Vücut konuşur aslında, biz duymak istemeyiz bazen. Yılda iki kez gitmek işi sağlama almaktır, macera aramaya gerek yok. Ama dürüst olmak gerekirse, hekimin "senin dişler gayet iyi, sekiz ay sonra gel" diyorsa da zorlamanın alemi yok tabii...

O temizlik sırasındaki o incecik, sızlayan ses... İtiraf edelim, hiçbirimiz bayılmıyoruz o koltuğa oturmaya ama sonrasındaki o pürüzsüzlük hissi var ya, her şeye değiyor. Diş taşlarını temizletmek diş minesini çiziyor, inceltiyor efsanelerine falan da hiç kulak asma, eski gazeteci olarak ne yalanlar gördüm bu sektörde. Temizletilmeyen her tartar, ileride diş eti çekilmesi olarak, daha büyük dertlerle geri dönüyor sana.

Kendine bir iyilik yap, ağzının içindeki o gizli dünyayı ihmal etme bu ara. Senede iki defa o koltuğa misafir olmak, ileride yaşanacak büyük pişmanlıkların önüne çekilen en güzel set...
 
Geri