Diş taşı temizliği dişlere zarar verir mi?

Diş taşı temizliği dişlere zarar verir mi?

Hakan Ulu

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
427
Tepkime puanı
0
Hakan Ulu
O aynadaki minik sarı tortular var ya, hani dili her değdiğinde pürüzlü hissettiren o lanet şeyler... Tartar işte, namıdiğer diş taşı. Ağzındaki bakteriler tükürükteki kalsiyum ve fosfat tuzlarıyla birleşip hidroksilapatit kristallerine dönüşüyor, kireçleşip diş minene sımsıkı kenetleniyor. Sen fırçaladıkça geçmez, diş ipiyle asılsan kopmaz. Hekimin ultrasonik kavitasyon cihazını, yani o minik ucu yüksek frekansta titreşen kavitronu dişine hafifçe dokundurduğunda çıkan o tiz ses... Zarar veriyor sanıyorsun değil mi? Titreşimler diş mineni un ufak ediyor sanki. Değil abi ya, vallahi değil. O cihazın amacı mineni kazımak değil, minenin üzerindeki kalsifiye olmuş bakteri plaklarını yüksek frekanslı titreşim dalgalarıyla çatlatıp yerinden sökmek.

Diş eti cebine yerleşen o sert birikintileri temizletmediğinde ne oluyor peki, hiç düşündün mü? O sertleşmiş katman, diş eti marjininde sürekli bir irritasyona neden oluyor; immun sistemin o bölgeye lökosit akını başlatıyor ve kronik gingivitis kaçınılmaz hale geliyor. Diş etin kanıyor, çekiliyor, kemik dokusu rezorbe olmaya başlıyor... Hani bazen temizlikten hemen sonra dişlerinin arası açılmış gibi gelir ya sana? Dişlerini tutturan şeyin o diş taşları olduğunu sanırsın. Değil işte! O boşlukları zaten o tartar açtı, dişi tutan alveolar kemiği eritti, üzerini de çamur gibi kapattı. Temizlik sadece o sahte dolguyu aradan çıkardı, acı gerçeği gösterdi sana.

İşlem sonrası gelen o tuhaf hassasiyet... Sıcak bir çay çekiyorsun içine, zıplatıyor; soğuk su içiyorsun, sızlatıyor. Minem çizildi, dişlerim mahvoldu diye dövünüyorsun hemen. Oysa sement tabakası, yani dişin kök yüzeyini örten ve dentin tübüllerine doğrudan geçit veren o hassas doku, yıllardır tartarın altında havasız kalmıştı. Cihaz orayı açığa çıkarınca dentin tübüllerinin içindeki sıvı hareketlendi, hidrodinamik teori gereği sinir uçlarına doğrudan sinyal gitti. Hepsi bu. Birkaç güne o tübüller tükürükteki minerallerle tekrar tıkandığında, diş etin o temiz minene sıkıca yapıştığında geçecek o sızı... Biraz sabır sadece.

Hekim elindeki el aletleriyle, o küretlerle kök yüzeyini düzleştirirken (root planing diyoruz biz buna) sanki dişinden parça koparıyor gibi hissedebilirsin. Ama inan bana, mekanik olarak diş minesi Mohs sertlik skalasında 5 civarındadır; yani porselen kadar sert, çelikten biraz daha yumuşaktır. Ultrasonik uçların su soğutması altında yaptığı o mikro titreşimlerin, o akustik akışın mineni çizmesi fiziksel olarak pek mümkün değil... Tabii işini bilen, doğru açıyla yaklaşan, basıncı ayarlamayı beceren yetkin bir eldeyse o aletler. Merdiven altı bir yerde, bilinçsizce uygulanan yüksek kuvvet dokuya elbette zarar verir, ona lafım yok.

Sen şimdi gidip o diş taşlarını orada kendi haline bıraksan ne olacak? Bakteriler endotoksin salgılamaya devam edecek, periodontitis ilerleyecek, en sonunda o sapa sağlam, üzerinde tek bir çürük bile olmayan dişlerin sallanarak patır patır... Neyse, ağzımın tadını bozmayayım şimdi. Yıllarca o mikroorganizma yuvasını dişinde besleyip sonra bir yarım saatlik temizlikten korkmak, ne bileyim, biraz garip gelmiyor mu sana da? O koruyucu florürlü patlarla yapılan polisaj işlemi var ya hani, temizlik bitiminde dişine sürüp fırçaladıkları, işte o pürüzsüzlük hissi için bile değer be.

Bırak o kulaktan dolma şehir efsanelerini, "temizletince daha çok çıkıyor" laflarını falan. Tükürüğünün yapısı kalsiyum açısından zenginse, ağız hijyenine dikkat etmiyorsan o taş yine oluşacak zaten; temizletsen de oluşacak, temizletmesen de. Fark şu: Temizletirsen kemiğini korursun, temizletmezsen 40'ından sonra protez dişçilerini gezersin. Yılda bir kez, bilemedin altı ayda bir o koltuğa oturup diş etlerinin nefes almasına izin vermek... Kendine yapacağın en büyük iyilik belki de, vallahi bak.
 
Geri