Çocuklarda öfke nöbetleri nasıl kontrol edilir?

Çocuklarda öfke nöbetleri nasıl kontrol edilir?

Ceren Kalaycı

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
423
Tepkime puanı
0
Ceren Kalaycı
Yıllarca adliye koridorlarında, olay yerlerinde o kadar kaos gördüm ama hiçbir şey market reyonunun ortasında aniden kendini yere fırlatan o iki yaşındaki ufaklığın yarattığı kriz anı kadar elimi ayağımı birbirine dolamadı vallahi. O an ne yapacağını bilememek, etraftaki bakışlar... Aslında her şey prefrontal korteksin, yani o mantıklı düşünen beyin bölgesinin henüz tam gelişmemesinden kaynaklanıyor. Yani çocuk bilerek yapmıyor bunu, sadece nörolojik bir aşırı yüklenme yaşıyor o sırada.

Sakin kalabilmek diyoruz da, gel sen onu bir de bana sor, bazen insanın içinden çığlık atmak geliyor işte. Ama orada devreye giren ayna nöronlar var ya, işte her şeyin kilidi onlar. Sen ne kadar öfkelenirsen, çocuğun beynindeki o yangın da o kadar harlanıyor. Dingin bir liman olmak zorundayız kısacası. Kendi nabzını düşürmeden o çocuğun regüle olmasını, yani sakinleşmesini beklemek tamamen hayalperestlik zaten...

Geçen gün bir arkadaşımla konuşuyoruz, bana diyor ki "susturmak için tableti veriyorum hemen, yoksa baş edemiyorum". Yapma be kardeşim, o anlık kurtuluş ileride daha büyük bir dopamin krizine yol açıyor işte. Duygusal kaçınmayı besliyoruz farkında olmadan. Duyguyu bastırmak yerine, o fırtınanın güvenli bir alanda yaşanıp bitmesine izin vermek gerek. Bırak ağlasın, bırak deşarj olsun amigdala...

Sınırları net çizmek ama bunu yaparken de diktatör gibi davranmamak gerekiyor, ince çizgi burası. "Şu an çok öfkelisin, biliyorum ama vurmana izin veremem" demek mesela... Hem sınır var hem de duygunun kabulü. Kelimeler o kadar önemli ki bu yaşlarda. Çocuğun hissettiği o devasa duygu seline isim koymak, yani "etiketlemek" bile limbik sistemi sakinleştirmeye yetiyor bazen.

Bir de şu fiziksel temas meselesi var, hani bazı çocuklar sarılmak ister, bazıları ise asla dokundurtmaz ya kendisini. Göz hizasına inip sadece orada beklemek, "ben buradayım ve seni her halinle kabul ediyorum" mesajını sessizce vermek... Güvenli bağlanmanın temeli tam olarak bu kriz anlarında atılıyor bana göre. Biz ise hemen sussun, konu kapansın istiyoruz. Ama olmuyor işte, sabır lazım, bolca sabır...
 
Geri