Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Bir yaşından önce o kavanozun kapağını bile açmayacaksın eve sokuyorsan da çocuğun erişemeyeceği yere kaldıracaksın. Masum göründüğüne bakma, o bir kaşık altın sarısı tatlı şey koca bir felakete dönüşebiliyor küçücük bünyede. Zaten sindirim sistemi dediğin henüz emekleme aşamasında, neyi nasıl işleyeceğini bilemiyor çocuk. Yahu risk almaya değer mi gerçekten, soruyorum sana?
Gidip en organik, en yayla balını bulsan ne fayda? Hatta o işlem görmemiş süzme ballar var ya, asıl tehlike onların içinde pusuda bekliyor. Clostridium botulinum denilen bir bakteri sporu var bu meretin içinde, büyük adama hiçbir şey yapmaz ama bebeğin bağırsaklarında zehir saçmaya başlar. Valla billa gözünün yaşına bakmaz o toksin, kasları bir gevşetir ki nefes alamaz hale getirir çocuğu...
Sütüm yetmiyor biraz tatlandırayım dedin mi bittin, emziğin ucuna sürmek falan tam bir cehalet. Tatlıya alışmasın zaten çocuk bu yaşta, ne acelen var abi ya? Damak tadı oluşacak diye çocuğun hayatını neden kumar masasına yatırıyorsun ki? Yok anneannem öyle yapmış, yok bizim zamanımızda herkese yedirirlerdi laflarına tamamen kapatacaksın kulaklarını.
Bebeğin birden halsizleşti mi, fersiz fersiz bakmaya mı başladı? Kabızlık çekiyor, emmeyi bile beceremiyorsa durma hemen acile koş. O kas zayıflığı boyun kaslarından başlar, sonra bütün vücuda yayılır ki Allah korusun... İnan bana o hastane koridorlarında "keşke bir kaşık vermeseydim" diye ağlamanın kimseye faydası olmuyor.
Bir yaş sınırı milattır, net. Dokuzuncu ayda olmaz, elli dördüncü haftada da olmaz; tam üç yüz altmış beş günü devirecek o bünye. Bağırsak florası ancak oturan, koruyucu duvarları ancak örülen bir sistemden bahsediyoruz burada. Acelen ne, acelen ne yani...
Ben sana söyleyeyim, o günü bekleyeceksin. 12 ayı doldurduktan sonra bile önce çay kaşığının ucuyla dene, bak bakalım vücut nasıl reaksiyon veriyor. Sonra yavaş yavaş artırırsın, aceleye hiç gerek yok. Her şeyin bir zamanı var bu hayatta, balın zamanı da kesinlikle ilk yıl değil.
Gidip en organik, en yayla balını bulsan ne fayda? Hatta o işlem görmemiş süzme ballar var ya, asıl tehlike onların içinde pusuda bekliyor. Clostridium botulinum denilen bir bakteri sporu var bu meretin içinde, büyük adama hiçbir şey yapmaz ama bebeğin bağırsaklarında zehir saçmaya başlar. Valla billa gözünün yaşına bakmaz o toksin, kasları bir gevşetir ki nefes alamaz hale getirir çocuğu...
Sütüm yetmiyor biraz tatlandırayım dedin mi bittin, emziğin ucuna sürmek falan tam bir cehalet. Tatlıya alışmasın zaten çocuk bu yaşta, ne acelen var abi ya? Damak tadı oluşacak diye çocuğun hayatını neden kumar masasına yatırıyorsun ki? Yok anneannem öyle yapmış, yok bizim zamanımızda herkese yedirirlerdi laflarına tamamen kapatacaksın kulaklarını.
Bebeğin birden halsizleşti mi, fersiz fersiz bakmaya mı başladı? Kabızlık çekiyor, emmeyi bile beceremiyorsa durma hemen acile koş. O kas zayıflığı boyun kaslarından başlar, sonra bütün vücuda yayılır ki Allah korusun... İnan bana o hastane koridorlarında "keşke bir kaşık vermeseydim" diye ağlamanın kimseye faydası olmuyor.
Bir yaş sınırı milattır, net. Dokuzuncu ayda olmaz, elli dördüncü haftada da olmaz; tam üç yüz altmış beş günü devirecek o bünye. Bağırsak florası ancak oturan, koruyucu duvarları ancak örülen bir sistemden bahsediyoruz burada. Acelen ne, acelen ne yani...
Ben sana söyleyeyim, o günü bekleyeceksin. 12 ayı doldurduktan sonra bile önce çay kaşığının ucuyla dene, bak bakalım vücut nasıl reaksiyon veriyor. Sonra yavaş yavaş artırırsın, aceleye hiç gerek yok. Her şeyin bir zamanı var bu hayatta, balın zamanı da kesinlikle ilk yıl değil.