Ceren Kalaycı
Kayıtlı Kullanıcı
O minicik kafadaki o tek tük tellere dokunurken insanın içi titriyor, vallahi billahi başka hiçbir şeye benzemiyor o his.
Şampuan seçerken öyle her köpüren şişeye aldanmamak lazım abi ya, sonra garibimin cildi pul pul dökülüveriyor, yazık günah değil mi?
Su sıcaklığını dirseğinde test edersin ya hep, işte o hesap; ne o kaynar olacak ne de buz gibi, ılık akıp gidecek teninden.
Konak denilen o minik kabuklar çıkageldiğinde sakın ha tırnaklamaya kalkma, idrak et bunu, sadece biraz zeytinyağı sürüp sabırla bekleyeceksin o kadar.
Tarak dediğin şey öyle plastik sert dişli bir şey olamaz tabii ki, keçi kılından o yumuşacık fırçalarla masaj yaparcasına okşayacaksın saç derisini.
Her gün yıkamak şart mı sanıyorsun, yok öyle bir şey; haftada iki kez ılık suyla şöyle bir sudan geçirmek yet de art bile ona.
Kurutma makinesinin o uğultulu sesi zavallı yavruyu korkutur da ürkütür, kendi kendine havluyla şöyle nazikçe kuruyuvermesini beklemek en güzeli aslında.
Şampuan seçerken öyle her köpüren şişeye aldanmamak lazım abi ya, sonra garibimin cildi pul pul dökülüveriyor, yazık günah değil mi?
Su sıcaklığını dirseğinde test edersin ya hep, işte o hesap; ne o kaynar olacak ne de buz gibi, ılık akıp gidecek teninden.
Konak denilen o minik kabuklar çıkageldiğinde sakın ha tırnaklamaya kalkma, idrak et bunu, sadece biraz zeytinyağı sürüp sabırla bekleyeceksin o kadar.
Tarak dediğin şey öyle plastik sert dişli bir şey olamaz tabii ki, keçi kılından o yumuşacık fırçalarla masaj yaparcasına okşayacaksın saç derisini.
Her gün yıkamak şart mı sanıyorsun, yok öyle bir şey; haftada iki kez ılık suyla şöyle bir sudan geçirmek yet de art bile ona.
Kurutma makinesinin o uğultulu sesi zavallı yavruyu korkutur da ürkütür, kendi kendine havluyla şöyle nazikçe kuruyuvermesini beklemek en güzeli aslında.