Bademcik iltihabı belirtileri nelerdir?

Bademcik iltihabı belirtileri nelerdir?

Hakan Ulu

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
427
Tepkime puanı
0
Hakan Ulu
Boğazın iki yanında duran o et parçaları, yani tıp dilindeki adıyla tonsiller, vücuda giren mikropları ilk karşılayan sınır kapısı gibidir aslında. Hani sabah uyanırsınız da boğazınızda bir kuruluk, sanki oraya küçük bir zımpara kağıdı sıkışmış gibi bir his olur ya... İşte o an tonsillit, yani bademcik iltihabı kapıyı çalıyor demektir; lenfoid dokunun o mikroplarla savaşıp şişmeye başladığı an. Aynanın karşısına geçip ışıkla baksanız, o pembe dokunun kocaman kızardığını, hatta üzerinde beyaz veya sarımsı eksüda dediğimiz o iltihap odaklarının belirdiğini görürsünüz. Vallahi insanı hayattan bezdirir o yutkunurken kulağa vuran keskin sızı...

Ateş birdenbire 38-39 derecelere fırlayıverir, vücut savunma sistemini son ses açmıştır çünkü. Çocuklarda bu duruma bazen karın ağrısı veya mide bulantısı da eşlik eder ki insan ilk başta "Ne alaka?" diyor ama vücut bir bütün işte... Klinik tabloda akut tonsillit dediğimiz bu durum, sadece boğazda lokalize kalmaz; halsizlik, eklem ağrıları ve sanki üzerinizden kamyon geçmiş gibi bir ağırlık hissiyle tüm bünyeyi esir alır. Hele o çene altındaki lenf nodlarının, yani halk arasındaki adıyla bezelerin şişip dokununca acıması yok mu...

Yemek yemek bir yana, kendi tükürüğünü yutmak bile bazen tam bir işkenceye döner. Disfaji dedikleri o yutkunma zorluğu, boğaz kaslarının ödem yüzünden kasılamamasından ve sinir uçlarının sürekli uyarılmasından kaynaklanır. Sıcak bir ıhlamur içersiniz hafifler gibi olur, beş dakika sonra yine aynı geçmeyen o takılma hissi... Bazen de bademciklerin üzerinde biriken o ölü hücreler ve bakteriler yüzünden ağızda acayip kötü bir koku oluşur, hani ne kadar fırçalarsan fırçala gitmeyen o pas tadı ve koku...

Kronikleşen durumlarda ise o beyaz noktalar bazen taşlaşır, tıp literatüründe tonsillolit dediğimiz bademcik taşlarına dönüşür. Boğazınızda sürekli bir yabancı cisim hissiyle yaşarsınız, yutkunursunuz gitmez, öksürürsünüz çıkmaz... Eğer bu iltihap viral değil de beta mikrobu gibi bakteriyel bir sebepten, yani A grubu beta-hemolitik streptokoklardan kaynaklanıyorsa iş biraz ciddiye biner tabi. Antibiyotik tedavisi şart olur yoksa o mikrop böbreklere, kalbe kadar uzanan romatizmal problemlere yol açabilir ki aman diyeyim ihmale gelmez...

Sesiniz kalınlaşır, hani o grip olunca çıkan boğuk ve sıcak ses tonu var ya, tam olarak ona bürünürsünüz. Tıpta buna "sıcak patates sesi" derler, sanki ağzınızda sıcak bir patates varmış da onu düşürmeden konuşmaya çalışıyormuşsunuz gibi bir tını... Nefes alırken o daralan hava yolu yüzünden hafif bir hırıltı, geceleri ise hiç huyu olmayan insanların bile horlamaya başlaması hep o bademciklerin şişip yolu kapatmasından... Kendinize biraz zaman tanıyın, dinlenin ve o boğazı hiç susuz bırakmayın derim...
 
Geri