Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
O sabah çayı yudumlarken aniden saplanan o incecik, sinsi sızı... Bilirsiniz işte. Diş etleri kırmızı bir alarm gibi kızarmış, "bana biraz şefkat göster" diye feryat ediyor adeta. Aslında çözümü uzaklarda aramaya gerek yok, yanı başımızda duran tuzlu suyla ılık bir gargara her şeyi sakinleştirmeye yeter de artar bile. Vallahi bak, bazen en basit şeyler en büyük mucizeleri saklar.
Biraz tuz, biraz ılık su...
Fırçayı sertçe bastırınca kanayan o doku var ya, işte o an durup bir nefes almak lazım. Kendimize neden bu kadar acımasız davranıyoruz ki? Yumuşacık kıl fırçalar ne güne duruyor abi ya, diş etine masaj yapar gibi, hani incitmekten korkarsın ya bir çiçeği... Öyle zarif, öyle usulca dokunmak gerek o sızlayan yerlere.
Gece uyumadan evvel bir fincan demlenmiş papatya çayı içmek... Sadece ruhu değil, o yangın yeri gibi kavrulan ağız içini de öyle bir yatıştırır ki. Adaçayı da olur bak, onun o kekremsi ama şifalı kokusu...
İnsan bazen unutuyor kendine iyi bakmayı. Beslenmeye dikkat etmeli insan, bolca C vitamini, biraz taze sebze, meyve... Diş etleri aslında vücudun aynasıdır derdi eskiler, ne kadar da haklılar. Diş ipi kullanmayı bir angarya gibi görmekten vazgeçtiğimiz gün, o pembe ve sağlıklı dokuya yeniden kavuşacağız, inanıyorum.
Ama bazen ne yapsan da geçmez ya...
İnatçı bir ağrı, dinmek bilmeyen bir sızlama varsa eğer, işte orada durup bir bilene, bir hekimin şefkatli ellerine bırakmak gerekir kendini. Kendini ihmal etme, olur mu?
Biraz tuz, biraz ılık su...
Fırçayı sertçe bastırınca kanayan o doku var ya, işte o an durup bir nefes almak lazım. Kendimize neden bu kadar acımasız davranıyoruz ki? Yumuşacık kıl fırçalar ne güne duruyor abi ya, diş etine masaj yapar gibi, hani incitmekten korkarsın ya bir çiçeği... Öyle zarif, öyle usulca dokunmak gerek o sızlayan yerlere.
Gece uyumadan evvel bir fincan demlenmiş papatya çayı içmek... Sadece ruhu değil, o yangın yeri gibi kavrulan ağız içini de öyle bir yatıştırır ki. Adaçayı da olur bak, onun o kekremsi ama şifalı kokusu...
İnsan bazen unutuyor kendine iyi bakmayı. Beslenmeye dikkat etmeli insan, bolca C vitamini, biraz taze sebze, meyve... Diş etleri aslında vücudun aynasıdır derdi eskiler, ne kadar da haklılar. Diş ipi kullanmayı bir angarya gibi görmekten vazgeçtiğimiz gün, o pembe ve sağlıklı dokuya yeniden kavuşacağız, inanıyorum.
Ama bazen ne yapsan da geçmez ya...
İnatçı bir ağrı, dinmek bilmeyen bir sızlama varsa eğer, işte orada durup bir bilene, bir hekimin şefkatli ellerine bırakmak gerekir kendini. Kendini ihmal etme, olur mu?