Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Gözleriniz eskisi gibi keskin görmüyor mu? Merak etmeyin, yalnız değilsiniz. Tıp dünyası buna da bir çare buldu; adına da akıllı lens diyorlar. Aslında olay bildiğimiz göz içi protez mercek ameliyatından ibaret.
Uzağı göremiyorum, yakını hiç seçemiyorum, hele o telefon ekranı yok mu... İşte tam bu noktada multifokal, yani çok odaklı mercekler devreye giriyor. Bu mercekler gözünüzün içine bir kere takılıyor ve bir daha ömür boyu orada kalıyor.
Bir de trifokal olanlar var ki, bunlara halk arasında üç odaklı deniyor. Hem uzağı, hem yakını, hem de o bilgisayar karşısında çile doldurduğumuz orta mesafeyi tıkır tıkır gösteriyor. Bilgisayarla çok işi olanlar genelde bu seçeneğe yöneliyor zaten.
Vallahi billahi teknoloji öyle bir yere geldi ki, artık astigmatı olanları da unutmamışlar. Torik mercek dedikleri o zımbırtı, gözdeki o can sıkıcı eğriliği de aynı ameliyatta sıfırlayıp atıyor. Bir taşla iki kuş vurmak tam olarak bu olsa gerek.
Ama durun hemen heyecanlanmayın, her göz bu akıllı lenslere öyle pat diye uyum sağlamıyor maalesef. Göz arkasındaki sarı nokta hastasıysanız ya da şeker hastalığı gözü vurmuşsa... Doktorlar o zaman bu mercekleri pek önermiyor, "aman uzak durun" diyorlar.
Sahi, bu ameliyat zor mu derseniz? Yok canım, artık lokal damlayla gözü uyuşturup on-on beş dakikada işi bitiriyorlar. Ne dikiş var ne acı, ertesi gün kalkıp hayatınıza kaldığınız yerden devam ediyorsunuz neredeyse.
Monofokal denilen tek odaklı lensler de var tabii, onları da yabana atmamak lazım. Genelde sadece uzağı netleştirirler, yakın için yine o meşhur okuma gözlüğünü takmak zorunda kalırsınız. Ama fiyatları diğerlerine göre çok daha bütçe dostudur, cebi yormaz.
Sizin anlayacağınız abi, piyasada her ihtiyaca ve her bütçeye göre bir mercek bulmak mümkün. Önemli olan göz yapınızın neye izin verdiği. Hekiminize iyice danışıp, kendi yaşam tarzınıza en uygun olanını seçmek en mantıklısı...
Uzağı göremiyorum, yakını hiç seçemiyorum, hele o telefon ekranı yok mu... İşte tam bu noktada multifokal, yani çok odaklı mercekler devreye giriyor. Bu mercekler gözünüzün içine bir kere takılıyor ve bir daha ömür boyu orada kalıyor.
Bir de trifokal olanlar var ki, bunlara halk arasında üç odaklı deniyor. Hem uzağı, hem yakını, hem de o bilgisayar karşısında çile doldurduğumuz orta mesafeyi tıkır tıkır gösteriyor. Bilgisayarla çok işi olanlar genelde bu seçeneğe yöneliyor zaten.
Vallahi billahi teknoloji öyle bir yere geldi ki, artık astigmatı olanları da unutmamışlar. Torik mercek dedikleri o zımbırtı, gözdeki o can sıkıcı eğriliği de aynı ameliyatta sıfırlayıp atıyor. Bir taşla iki kuş vurmak tam olarak bu olsa gerek.
Ama durun hemen heyecanlanmayın, her göz bu akıllı lenslere öyle pat diye uyum sağlamıyor maalesef. Göz arkasındaki sarı nokta hastasıysanız ya da şeker hastalığı gözü vurmuşsa... Doktorlar o zaman bu mercekleri pek önermiyor, "aman uzak durun" diyorlar.
Sahi, bu ameliyat zor mu derseniz? Yok canım, artık lokal damlayla gözü uyuşturup on-on beş dakikada işi bitiriyorlar. Ne dikiş var ne acı, ertesi gün kalkıp hayatınıza kaldığınız yerden devam ediyorsunuz neredeyse.
Monofokal denilen tek odaklı lensler de var tabii, onları da yabana atmamak lazım. Genelde sadece uzağı netleştirirler, yakın için yine o meşhur okuma gözlüğünü takmak zorunda kalırsınız. Ama fiyatları diğerlerine göre çok daha bütçe dostudur, cebi yormaz.
Sizin anlayacağınız abi, piyasada her ihtiyaca ve her bütçeye göre bir mercek bulmak mümkün. Önemli olan göz yapınızın neye izin verdiği. Hekiminize iyice danışıp, kendi yaşam tarzınıza en uygun olanını seçmek en mantıklısı...