Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Estetik cerrahinin o kapalı kapıları arkasında en çok ne konuşuluyor sanıyorsunuz, tıp dünyasının yörüngesi artık doğrudan o kıvrıma, yani Venüs tepesine kaydı resmen. Kasık bölgesinin tam üzerinde, genital alanın o en üst kısmında yer alan kabarık doku fazla yağlandığında ya da tam tersine sarktığında, kıyafetlerin altından bile bağıran o görünümü düzeltmek aslında bir liposuction meselesidir vallahi. Küçük bir kanülle girip oradaki fazla yağı incelikle çekip alıyor hekimler, o pürüzsüz hat bir anda ortaya çıkıveriyor işte...
Peki ya sorun yağ birikmesi değil de, o bölgenin aşırı zayıflıktan çökmesi veya yaşın getirdiği o amansız elastikiyet kaybıysa? İşte o zaman sahneye yağ enjeksiyonları veya dolgu uygulamaları giriyor, kendi vücudunuzdan alınan kök hücreden zengin yağ dokusu oraya ahenkle transfer ediliyor. Bazen de ciddi kilo kayıplarından sonra o doku öyle bir salıyor ki kendini, germe operasyonları kaçınılmaz oluyor; ameliyat izini de sezaryen çizgisinin tam içine gizleyiveriyorlar gizlice.
Ağrı sızı meselesini kafaya takanlar oluyor bazen, abi ya gerçekten korkulduğu gibi bir süreç değil bu. Lokal anesteziyle veya hafif bir sedasyonla bir buçuk saatte bitip gidiyor işlem, aynı gün evine dönüyor insan. Birkaç gün hafif bir hassasiyet, belki biraz morarma... Sonrasında o özgüvenin geri gelişi, dar taytları veya bikinileri hiç düşünmeden giyebilmenin hafifliği tarif edilemez.
Aylarca korse takıp evde yatacağınızı falan düşünüyorsanız yanılıyorsunuz, iyileşme süreci tahmin ettiğinizden çok daha hızlı ve akıcı ilerliyor. Birkaç hafta ağır spordan ve o bölgeye baskı yapacak hareketlerden uzak durmak yetiyor da artıyor bile. Dokunun tam oturması, o pürüzsüz ve estetik formun nihai halini alması ise birkaç ayı bulabiliyor tabi...
Doktor seçimi derim başka da bir şey demem, bu iş kesinlikle tecrübeli bir plastik cerrahın eline emanet edilmeli. Anatomyi iyi bilen, oradaki dokunun hassasiyetine saygı duyan bir uzmanla yola çıkmak şart. Aynaya her baktığınızda iyi ki yaptırmışım demek varken, hatalı bir dokunuşla uğraşmak hiç akıl karı değil neticede...
Peki ya sorun yağ birikmesi değil de, o bölgenin aşırı zayıflıktan çökmesi veya yaşın getirdiği o amansız elastikiyet kaybıysa? İşte o zaman sahneye yağ enjeksiyonları veya dolgu uygulamaları giriyor, kendi vücudunuzdan alınan kök hücreden zengin yağ dokusu oraya ahenkle transfer ediliyor. Bazen de ciddi kilo kayıplarından sonra o doku öyle bir salıyor ki kendini, germe operasyonları kaçınılmaz oluyor; ameliyat izini de sezaryen çizgisinin tam içine gizleyiveriyorlar gizlice.
Ağrı sızı meselesini kafaya takanlar oluyor bazen, abi ya gerçekten korkulduğu gibi bir süreç değil bu. Lokal anesteziyle veya hafif bir sedasyonla bir buçuk saatte bitip gidiyor işlem, aynı gün evine dönüyor insan. Birkaç gün hafif bir hassasiyet, belki biraz morarma... Sonrasında o özgüvenin geri gelişi, dar taytları veya bikinileri hiç düşünmeden giyebilmenin hafifliği tarif edilemez.
Aylarca korse takıp evde yatacağınızı falan düşünüyorsanız yanılıyorsunuz, iyileşme süreci tahmin ettiğinizden çok daha hızlı ve akıcı ilerliyor. Birkaç hafta ağır spordan ve o bölgeye baskı yapacak hareketlerden uzak durmak yetiyor da artıyor bile. Dokunun tam oturması, o pürüzsüz ve estetik formun nihai halini alması ise birkaç ayı bulabiliyor tabi...
Doktor seçimi derim başka da bir şey demem, bu iş kesinlikle tecrübeli bir plastik cerrahın eline emanet edilmeli. Anatomyi iyi bilen, oradaki dokunun hassasiyetine saygı duyan bir uzmanla yola çıkmak şart. Aynaya her baktığınızda iyi ki yaptırmışım demek varken, hatalı bir dokunuşla uğraşmak hiç akıl karı değil neticede...