Vajinismus nedir?

Vajinismus nedir?

Ahmet Katan

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
421
Tepkime puanı
0
Ahmet Katan
Kadın bedeninin cinsellik söz konusu olduğunda bir anda kendini tamamen kapatması, aslında zihnin ve kasların el ele verip kurduğu inanılmaz korumacı bir savunma mekanizmasından başka bir şey değil sanki. Hani bazen vücudumuz bize sormadan reflexes geliştirir ya, işte vajinismus tam olarak pelvic floor dediğimiz pelvik taban kaslarının istem dışı, tamamen kontrolünüz dışında kasılarak cinsel birleşmeye izin vermemesi durumudur. Hani tam her şey yolunda gidecek dersiniz, zihniniz isteklidir ama o kaslar bir anda sanki çelikten bir duvar örer öne... Yıllarca kulaktan kulağa yayılan ilk gece hurafeleri, abartılı ağrı hikayeleri veya toplumun cinselliğe bakış açısı zihnimizin alt katmanlarına öyle bir kazınıyor ki, beyin tehlike sezip bedene otomatikman "kendini koru" emri veriyor.

Görünürde hiçbir fiziksel eksiklik ya da anatomik bozukluk olmamasına rağmen yaşanan bu durum, kadının kendi bedenine olan güvenini derinden sarsan oldukça karmaşık bir tablo çizebiliyor. Bir doktor muayenesine gittiğinizde her şeyin sapasağlam olduğunu duyarsınız ama iş uygulamaya geldiğinde o kaslar sanki sizin değilmiş gibi kilitlenir kalır; yani anlayacağınız sorun tamamen kasların zihinle kurduğu bu hatalı iletişimde yatıyor. Hani bazen bir şeyi çok istersiniz de içinizde anlam veremediğiniz bir ürperti durdurur ya insanı, işte öyle bir kilitlenme bu. Beden orada gerçekte var olmayan ama zihnin panikle kurguladığı devasa bir tehdide karşı gardını alıyor aslında.

İlişki sırasında hissedilen o yoğun acı korkusu ya da tam olarak bir duvara çarpma hissi, olayın sadece fizyolojik değil çok ciddi bir psikolojik boyutu olduğunu da bize açıkça gösteriyor. İnsan bazen partnerine karşı mahcup hissediyor, kendinde bir kusur arıyor, hatta "neden sadece ben böyleyim ki" diye kendi kendini yiyip bitiriyor abi... Oysa ki bu ne senin suçun ne de partnerinin beceriksizliği, sadece beyinle kaslar arasındaki haberleşme ağında ufak bir temassızlık var hepsi bu. Doğru bir terapiyle, adım adım ilerleyen egzersizlerle ve sabırla o kaslara güvende olduklarını öğretmek inanılmaz derecede mümkün.

Çiftlerin bu süreçte en çok düştüğü tuzak, sorunu zamana bırakıp kendiliğinden geçeceğini ummak ya da birbirlerini suçlama döngüsüne girmektir ki bu durumu daha da içinden çıkılmaz bir hale getirebiliyor. Sürekli "hah bu sefer olacak" deyip her denemede aynı duvara toslamak insanda inanılmaz bir özgüven erimesi yaratıyor vallahi, bu yüzden olayı bir gurur meselesi ya da çözümsüz bir kader gibi görmek yerine bir uzmandan destek almak en sağlıklı yol. Bilişsel davranışçı terapiler ve pelvik taban fizyoterapisi sayesinde beden o istemsiz kasılma refleksini zamanla unutuyor, yerine gayet doğal ve rahat bir süreci koymayı öğreniyor. Yeter ki o ilk adımı atacak cesareti gösterip kendi bedeninize biraz zaman tanıyın...
 
Geri