Türkiye'de tedavi maliyetleri ne kadar?

Türkiye'de tedavi maliyetleri ne kadar?

Cengiz Demir

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
421
Tepkime puanı
0
Cengiz Demir
Geçen gün bir dostum aradı, sesi titriyor... Diş ağrısı sanıp gittiği klinikten eline tutuşturulan ameliyat faturasıyla kalakalmış öylece. Türkiye'de sağlığın bedeli ne ara bu kadar ağırlaştı diye sordu bana. Haklı abi, vallahi billahi haklı. Kamu hastanelerinde sıra bulmak bir dert, bulsan o kalabalıkta derdini anlatmak ayrı bir maharet isterken, özel hastanelerin kapısından adım atmak bile cüzdanı baştan aşağı hafifletiyor artık. Kimse kusura bakmasın ama cebinde parası olmayan için reçete yazılan ilaç bile lüks haline geldi neredeyse.

Özel bir hastanede check-up yaptırmayı düşündünüz mü hiç yakın zamanda? Şöyle baştan aşağı bir baksınlar, neyimiz var neyimiz yok görelim derseniz yandınız. Sadece temel kan tahlilleri ve iki ultrason için istenen rakamları duyunca insanın tansiyonu oracıkta fırlıyor zaten. Bir tarafta devletin sunduğu Genel Sağlık Sigortası güvencesi var, evet, hani her kapıyı açar sanıyoruz ya... Ama iş o özel muayenehanelerin kapısındaki tabelalara, o janjanlı hastane lobilerine gelince işler değişiyor; fark ücreti adı altında öyle meblağlar çıkıyor ki önünüze, insan hastalığını unutup borcunu düşünüyor.

Kendinize iyi bakın, beslenmenize dikkat edin, stresten uzak durun diyeceğim ama... Stresten uzak durmak bu devirde ne mümkün?

Hadi diyelim ki acil bir ameliyat gerekti, hani can havliyle en yakın yere attınız kendinizi. İşte o an hayat memat meselesiyle cüzdan arasındaki o ince çizgi öyle bir geriliyor ki... Sezaryen doğumlar, apandisıt operasyonları, hele o diz-kalça protezleri falan... Rakamlar havada uçuşuyor, her köşe başında farklı bir tarife, her doktorda ayrı bir profesörlük farkı. Şeffaflık derseniz, hak getire! Bir hastanenin on bin lira dediğine öbürü otuz bin lira fiyat çekebiliyor aynı şehirde. İnsan sormadan edemiyor: Biz tam olarak neyin bedelini ödüyoruz, sağlığın mı yoksa o parlak binaların konforunun mu?

Gidin bir devlet hastanesinin aciline akşam saatlerinde, ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. İğne atsan yere düşmez. Neden? Çünkü insanlar özel sektörün o ağır maliyet yükünün altından kalkamıyor, mecbur kalıyor o kuyruklara girmeye. Ankara’da, İstanbul’da ya da Anadolu’nun herhangi bir kasabasında fark etmiyor, vatandaşın en büyük çıkmazı bu bugünlerde. Bir yanda kaliteli ve hızlı hizmet alma arzusu, diğer yanda ay sonunu getirme kaygısı... Sağlık bu, ertelemeye gelmez derler ama vallahi de billahi de erteliyor insanlar; dişini sıkan, ağrısıyla uyuyan binlerce can var bu ülkede.

Peki ne yapmalı, bu girdaptan nasıl çıkmalı insan? Eğer imkanınız varsa, o üç kuruş paraya kıyıp tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırmak şu an en mantıklı çıkış yolu gibi duruyor. En azından başınıza bir iş geldiğinde o devasa faturalarla tek başınıza çarpışmak zorunda kalmazsınız, arkamızda bir kalkan olur diye düşünüyor insan. Tabii onun da primleri her yıl katlanarak artıyor, o da ayrı bir dert ya, neyse... Yine de kendinizi güvenceye almaktan, sistemi iyi öğrenip haklarınızı aramaktan başka çareniz yok bu kurtlar sofrasında.
 
Geri