Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
Vallahi billahi insan oturduğu yerden o kalın çerçeveli gözlüklerin hayatını nasıl kararttığını anlamıyor, o buharlanan camlarla ömür geçiyor resmen.
Gözün önündeki o lanet perde kalkacak sanıyorsun değil mi, oysa lazer masasına yatan herkesin içi küt küt atar, korku işte abicim normaldir bu.
Doktorun yüzüne bakıyorsun, adam sanki ekmek keser gibi göz çiziyor, ulan altı üstü organ bu, sakın hafife alma.
Bıçaksız lazer dedikleri o alet var ya, evet, o teknoloji adamın ömrünü uzatır ama yine de o koku, evet o yanık kokusu adamın beyninden asla çıkmaz.
Gözüne milimetrik müdahale yapılırken sakın kıpırdama diyorlar, peki ya o yeşil ışık kaybolursa, insan o an dehşeti iliklerine kadar hisseder vallahi.
Sabah uyanıp tavandaki saati net görmek hangi lüks biliyor musun, o yıllarca elinle komodinde gözlük arama rezilliğinden sonra resmen yeniden doğmaktır.
Herkes türkiye’ye bu iş için akın ediyor ama sen kendi memleketindeki doktorun kıymetini biliyor musun, yabancılar dolarla öderken bizimkinin çektiği çileyi kim anlar.
Kimi laser oldum dediği an ışıktan kaçar, kimi de ertesi gün denize girer, herkesin bedeni farklı abicim, sakın komşunun gözüne bakıp kendininkini harcatma.
Operasyon bitti sanırsın ama o damlalar, o batmalar, o sabaha kadar gözünü açamama azabı var ya, adamın ömründen ömür alır.
Gözlükten kurtulduk derken gece karanlığında o korkunç halkaları görmek, işte o an dersin ki ben ne yaptım kendime.
Fiyatlar uçmuş gitmiş, ucuzuna kaçayım deme sakın, sonra kör olursun benden söylemesi, sağlığın pazarlığı olmaz abicim bunu kafana sok.
Yıllarca o ağır camları taşıyan burnun şimdi özgür ama ruhun hâlâ o eski bulanık günlerin travmasını atlatamadı, inanki bu işin psikolojisi fizikselinden çok daha ağır.
Gözün önündeki o lanet perde kalkacak sanıyorsun değil mi, oysa lazer masasına yatan herkesin içi küt küt atar, korku işte abicim normaldir bu.
Doktorun yüzüne bakıyorsun, adam sanki ekmek keser gibi göz çiziyor, ulan altı üstü organ bu, sakın hafife alma.
Bıçaksız lazer dedikleri o alet var ya, evet, o teknoloji adamın ömrünü uzatır ama yine de o koku, evet o yanık kokusu adamın beyninden asla çıkmaz.
Gözüne milimetrik müdahale yapılırken sakın kıpırdama diyorlar, peki ya o yeşil ışık kaybolursa, insan o an dehşeti iliklerine kadar hisseder vallahi.
Sabah uyanıp tavandaki saati net görmek hangi lüks biliyor musun, o yıllarca elinle komodinde gözlük arama rezilliğinden sonra resmen yeniden doğmaktır.
Herkes türkiye’ye bu iş için akın ediyor ama sen kendi memleketindeki doktorun kıymetini biliyor musun, yabancılar dolarla öderken bizimkinin çektiği çileyi kim anlar.
Kimi laser oldum dediği an ışıktan kaçar, kimi de ertesi gün denize girer, herkesin bedeni farklı abicim, sakın komşunun gözüne bakıp kendininkini harcatma.
Operasyon bitti sanırsın ama o damlalar, o batmalar, o sabaha kadar gözünü açamama azabı var ya, adamın ömründen ömür alır.
Gözlükten kurtulduk derken gece karanlığında o korkunç halkaları görmek, işte o an dersin ki ben ne yaptım kendime.
Fiyatlar uçmuş gitmiş, ucuzuna kaçayım deme sakın, sonra kör olursun benden söylemesi, sağlığın pazarlığı olmaz abicim bunu kafana sok.
Yıllarca o ağır camları taşıyan burnun şimdi özgür ama ruhun hâlâ o eski bulanık günlerin travmasını atlatamadı, inanki bu işin psikolojisi fizikselinden çok daha ağır.