Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Avrupa’daki diş hekimi fiyatlarını görüp de aklını kaçırmayan var mı gerçekten? Adamlarda tek bir kanal tedavisine istenen parayla burada iki hafta krallar gibi tatil yapıyorsun üstüne protezini taktırıp dönüyorsun. Rakamlar ortada, matematik yalan söylemez. Paran cebinde kalıyor abi, bu kadar basit.
Döviz kurunun getirdiği o devasa alım gücü farkı yabancıyı da gurbetçiyi de buraya mıknatıs gibi çekiyor işte. Aynı kaliteyi, hatta çoğu zaman çok daha iyisini yarı fiyatından bile ucuza mal etmek varken kimse kendi ülkesinde servet dökmez. Basbayağı bedava geliyor adamlara. Bütçeyi sarsmadan ağız dolusu gülümsemek mümkün yani.
Sadece ucuzluk yetseydi millet Hindistan'a falan giderdi herhalde, mesele sadece para değil ki. Bizim kliniklerdeki teknoloji, o kullanılan malzemelerin kalitesi Alman hekimde yok vallahi. Son model 3D tarayıcılar, lazerler, implant sistemleri... Hangi lüks kliniğe girsen uzay üssü gibi mübarek.
Bizim diş hekimlerinin el çabukluğu ve vaka tecrübesi Batı'dakileri cebinden çıkarır. İspanya'da, İngiltere'de randevu almak için üç ay bekliyorsun, adamlar seni ağrıdan kıvrandırıyor. Burada kapıdan giriyorsun, ertesi gün koltuktasın. Hız desen var, tecrübe desen gırla...
Ağzına implant yaptırırken bir yandan da Boğaz'a karşı çayını yudumlamak her babayiğidin harcı değil. Tedavi süreci işkence olmaktan çıkıp bildiğin turistik geziye dönüşüyor. Sabah klinikte ölçü veriyorsun, öğleden sonra Kapalıçarşı’da turluyorsun. Hem dişlerin yenileniyor hem kafan boşalıyor, daha ne olsun?
Peki hiç mi riski yok bu işin, herkes mi memnun ayrılıyor sanıyorsunuz? Merdiven altı çalışan, sırf turist soyalım diye kurulan çakma kliniklere düşersen yandın. Malzemenin kalitesizini kullanırlar, iki gün sonra implant elinde kalır... O yüzden her parlayan kliniği altın sanmayacaksın, araştıracaksın.
Garantili hizmet veriyor mu, hekimin geçmişi nasıl, daha önce orada tedavi olanlar ne diyor? Bunları sormadan, incelemeden balıklama atlamak büyük cahillik olur. Doğru hekimi ve kliniği seçtiğin an Türkiye'de diş yaptırmak hayatında vereceğin en mantıklı karar haline gelir. Yanlış seçim ise paranla rezil olmaktır, nokta.
Döviz kurunun getirdiği o devasa alım gücü farkı yabancıyı da gurbetçiyi de buraya mıknatıs gibi çekiyor işte. Aynı kaliteyi, hatta çoğu zaman çok daha iyisini yarı fiyatından bile ucuza mal etmek varken kimse kendi ülkesinde servet dökmez. Basbayağı bedava geliyor adamlara. Bütçeyi sarsmadan ağız dolusu gülümsemek mümkün yani.
Sadece ucuzluk yetseydi millet Hindistan'a falan giderdi herhalde, mesele sadece para değil ki. Bizim kliniklerdeki teknoloji, o kullanılan malzemelerin kalitesi Alman hekimde yok vallahi. Son model 3D tarayıcılar, lazerler, implant sistemleri... Hangi lüks kliniğe girsen uzay üssü gibi mübarek.
Bizim diş hekimlerinin el çabukluğu ve vaka tecrübesi Batı'dakileri cebinden çıkarır. İspanya'da, İngiltere'de randevu almak için üç ay bekliyorsun, adamlar seni ağrıdan kıvrandırıyor. Burada kapıdan giriyorsun, ertesi gün koltuktasın. Hız desen var, tecrübe desen gırla...
Ağzına implant yaptırırken bir yandan da Boğaz'a karşı çayını yudumlamak her babayiğidin harcı değil. Tedavi süreci işkence olmaktan çıkıp bildiğin turistik geziye dönüşüyor. Sabah klinikte ölçü veriyorsun, öğleden sonra Kapalıçarşı’da turluyorsun. Hem dişlerin yenileniyor hem kafan boşalıyor, daha ne olsun?
Peki hiç mi riski yok bu işin, herkes mi memnun ayrılıyor sanıyorsunuz? Merdiven altı çalışan, sırf turist soyalım diye kurulan çakma kliniklere düşersen yandın. Malzemenin kalitesizini kullanırlar, iki gün sonra implant elinde kalır... O yüzden her parlayan kliniği altın sanmayacaksın, araştıracaksın.
Garantili hizmet veriyor mu, hekimin geçmişi nasıl, daha önce orada tedavi olanlar ne diyor? Bunları sormadan, incelemeden balıklama atlamak büyük cahillik olur. Doğru hekimi ve kliniği seçtiğin an Türkiye'de diş yaptırmak hayatında vereceğin en mantıklı karar haline gelir. Yanlış seçim ise paranla rezil olmaktır, nokta.