Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Gözümü kapatıp meslekte geçirdiğim o uzun yılları düşündüğümde, sağlık haberleri yaparken ne çok insanla tanıştığımı hatırlıyorum. Ameliyat masasına yatmak öyle ha deyince verilecek bir karar değil sanki, hele ki söz konusu mide küçültmekse... Bizim insanımız genelleme yapmayı çok sever ya, komşusu zayıfladı diye hemen 'ben de yaptırayım' moduna giriveriyor bazen. Ama işin aslı hiç öyle değil vallahi, terzi usulü biçilmesi gereken bir süreç bu.
Vücut kitle indeksi 40’ın üzerindeyse doktorlar artık kırmızı alarm veriyor, direkt bu seçeneği masaya koyuyorlar. Ya da ne bileyim, indeks 35 civarındadır ama yanında bir de şeker, tansiyon gibi belalar vardır... Yani sadece tartıdaki rakam değil mevzu, vücudun o ağırlık altında nasıl ezildiği önemli. Zaten o raddeye gelene kadar diyetisyendi, spordu derken her yolu denemiş ama bir türlü dikiş tutturamamış olman gerekiyor.
Ameliyat dediğin şey bir sihirli değnek mi peki, bir gecede her şeyi çözer mi? Kesinlikle hayır abi ya, hatta asıl maraton ameliyattan sonra başlıyor desem yeridir. Kafada o yeme alışkanlığını bitiremediysen, ne bilsin mide sana ne yapsın... Hatta bazen diyorum, ameliyat mideye yapılıyor ama asıl mücadelenin adresi beyin.
Psikolojik olarak hazır olmak diye bir şey var, bunu kimse pek konuşmuyor nedense. Ruh hali çalkantılı olan, ameliyatı hayatındaki bütün sorunların tek çözümü gören birine bu neşter ne kadar fayda sağlar ki? İnsan önce kendiyle bir barışmalı, hastaneye adımı öyle atmalı. Zaten o yüzden o heyet odalarında önce bir psikiyatr bakıyor yüzüne...
Yaş sınırına gelince, genellikle 18 ile 65 yaş arası diyoruz ama işte... Bazen genç bir kardeşimiz geliyor, metabolizması durmuş, yürüyemiyor bile; o zaman şartlar biraz esneyebiliyor tabii. Esnemeli de zaten, kural kuraldır deyip hayatı ıskalamak olmaz.
Sigarayı, alkolü o ameliyattan önce hayatından çıkaramayacak adam hiç girmesin bu işlere. Akciğerler temiz olacak ki anesteziden rahat uyanasın, o dikişler içeride güzelce kaynasın. Vallahi bak, 'iki fırt çeksem ne olur' diyen kaç kişinin sonradan pişman olduğuna şahit oldum gazetecilik yıllarımda... Bedeninle pazarlık yapamazsın.
Sonuçta bu bir zayıflama sporu değil, ciddi bir tıbbi müdahale, hayatını sıfırdan kurma çabası. Hazır hissetmiyorsan, kafanda soru işaretleri uçuşuyorsa erteleyeceksin arkadaş. Birkaç ay geç olsun ama temiz olsun, için rahat etsin...
Vücut kitle indeksi 40’ın üzerindeyse doktorlar artık kırmızı alarm veriyor, direkt bu seçeneği masaya koyuyorlar. Ya da ne bileyim, indeks 35 civarındadır ama yanında bir de şeker, tansiyon gibi belalar vardır... Yani sadece tartıdaki rakam değil mevzu, vücudun o ağırlık altında nasıl ezildiği önemli. Zaten o raddeye gelene kadar diyetisyendi, spordu derken her yolu denemiş ama bir türlü dikiş tutturamamış olman gerekiyor.
Ameliyat dediğin şey bir sihirli değnek mi peki, bir gecede her şeyi çözer mi? Kesinlikle hayır abi ya, hatta asıl maraton ameliyattan sonra başlıyor desem yeridir. Kafada o yeme alışkanlığını bitiremediysen, ne bilsin mide sana ne yapsın... Hatta bazen diyorum, ameliyat mideye yapılıyor ama asıl mücadelenin adresi beyin.
Psikolojik olarak hazır olmak diye bir şey var, bunu kimse pek konuşmuyor nedense. Ruh hali çalkantılı olan, ameliyatı hayatındaki bütün sorunların tek çözümü gören birine bu neşter ne kadar fayda sağlar ki? İnsan önce kendiyle bir barışmalı, hastaneye adımı öyle atmalı. Zaten o yüzden o heyet odalarında önce bir psikiyatr bakıyor yüzüne...
Yaş sınırına gelince, genellikle 18 ile 65 yaş arası diyoruz ama işte... Bazen genç bir kardeşimiz geliyor, metabolizması durmuş, yürüyemiyor bile; o zaman şartlar biraz esneyebiliyor tabii. Esnemeli de zaten, kural kuraldır deyip hayatı ıskalamak olmaz.
Sigarayı, alkolü o ameliyattan önce hayatından çıkaramayacak adam hiç girmesin bu işlere. Akciğerler temiz olacak ki anesteziden rahat uyanasın, o dikişler içeride güzelce kaynasın. Vallahi bak, 'iki fırt çeksem ne olur' diyen kaç kişinin sonradan pişman olduğuna şahit oldum gazetecilik yıllarımda... Bedeninle pazarlık yapamazsın.
Sonuçta bu bir zayıflama sporu değil, ciddi bir tıbbi müdahale, hayatını sıfırdan kurma çabası. Hazır hissetmiyorsan, kafanda soru işaretleri uçuşuyorsa erteleyeceksin arkadaş. Birkaç ay geç olsun ama temiz olsun, için rahat etsin...