Ahmet Katan
Kayıtlı Kullanıcı
Gözünüzün önündeki o can sıkıcı tül perdeyi kaldırıp atmak tek bir operasyona bakıyor aslında. Eskiden katarakt ameliyatı denince insanların aklına sadece "görmeyi kurtarmak" gelirdi, şimdilerde ise dünya bambaşka bir yere evrildi. Torik akıllı lens dediğimiz bu teknoloji, gözün içine yerleştirilen ve hem uzağı hem yakını netleştiren çok odaklı merceklerin astigmatı da sıfırlayabilen akıllı versiyonu. Yani bir taşla iki, hatta üç kuş... Hem katarakt gidiyor, hem gözlük bağımlılığı bitiyor, hem de o meşhur nesneleri yamuk yumuk görme olanağı ortadan kalkıyor. Vallahi billahi büyük nimet.
Astigmatı olanlar çok iyi bilir; hani şu gece araba kullanırken ışıkların uzayıp gitmesi, harflerin birbirine girmesi falan yok mu, işte o tam bir işkencedir. Düz akıllı lensler bu sorunu tam çözemiyordu ama torik modeller resmen ezber bozdu. Gözün kornea tabakasındaki o asimetrik eğriliği, yani o yumurta şeklini içten içe dengeliyor bu mercekler. Netlik dediğin şey sadece uzağı görmek değil ki abi, görüntünün kırılmadan, bükülmeden, dosdoğru beyne ulaşması. İnsanın dünyaya bakış açısı değişiyor resmen.
Hastaneye girip yarım saat sonra bambaşka bir gözle çıkmak kulağa mucize gibi gelse de, işin arkasında ciddi bir mühendislik var. Ameliyat dediysek öyle günlerce yatmalı, dikişli falan bir süreç canlanmasın gözünüzde. Hekim o sorunlu merceği alıyor, yerine bu akıllı torik arkadaşı cuk diye oturtuyor. Doktorun eli, tecrübesi tabii ki çok önemli burada, çünkü lensin gözün içinde milimetrik olarak doğru açıya yerleştirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde, yani en ufak bir kaymada... Neyse, zaten iyi bir cerrah bunu gözü kapalı ayarlar.
Gözlüğe elveda demek herkesin harcı mı, ya da herkes bu lense uygun mu derseniz, orada biraz durmak lazım işte. Her göz yapısı bu teknolojiyi kaldırmayabilir; retinanızda veya göz sinirlerinizde başka bir problem varsa paranızı boşa harcamış olursunuz. Tarafsız olmak gerekirse, bu yatırımı yapmadan önce detaylı bir haritalama şart. Yani "ben gidip gözüme en pahalısından torik lens taktırayım" demekle olmuyor bu işler. İyice araştırın, teknolojiyi körü körüne övenlere değil, gözünüzün anatomisine bakan hekimlere güvenin.
Astigmatı olanlar çok iyi bilir; hani şu gece araba kullanırken ışıkların uzayıp gitmesi, harflerin birbirine girmesi falan yok mu, işte o tam bir işkencedir. Düz akıllı lensler bu sorunu tam çözemiyordu ama torik modeller resmen ezber bozdu. Gözün kornea tabakasındaki o asimetrik eğriliği, yani o yumurta şeklini içten içe dengeliyor bu mercekler. Netlik dediğin şey sadece uzağı görmek değil ki abi, görüntünün kırılmadan, bükülmeden, dosdoğru beyne ulaşması. İnsanın dünyaya bakış açısı değişiyor resmen.
Hastaneye girip yarım saat sonra bambaşka bir gözle çıkmak kulağa mucize gibi gelse de, işin arkasında ciddi bir mühendislik var. Ameliyat dediysek öyle günlerce yatmalı, dikişli falan bir süreç canlanmasın gözünüzde. Hekim o sorunlu merceği alıyor, yerine bu akıllı torik arkadaşı cuk diye oturtuyor. Doktorun eli, tecrübesi tabii ki çok önemli burada, çünkü lensin gözün içinde milimetrik olarak doğru açıya yerleştirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde, yani en ufak bir kaymada... Neyse, zaten iyi bir cerrah bunu gözü kapalı ayarlar.
Gözlüğe elveda demek herkesin harcı mı, ya da herkes bu lense uygun mu derseniz, orada biraz durmak lazım işte. Her göz yapısı bu teknolojiyi kaldırmayabilir; retinanızda veya göz sinirlerinizde başka bir problem varsa paranızı boşa harcamış olursunuz. Tarafsız olmak gerekirse, bu yatırımı yapmadan önce detaylı bir haritalama şart. Yani "ben gidip gözüme en pahalısından torik lens taktırayım" demekle olmuyor bu işler. İyice araştırın, teknolojiyi körü körüne övenlere değil, gözünüzün anatomisine bakan hekimlere güvenin.