Sürekli esneme neden olur?

Sürekli esneme neden olur?

Hakan Ulu

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
427
Tepkime puanı
0
Hakan Ulu
Toplantının tam ortasında, en kritik kararlar alınırken birdenbire gelen o çene açılması yok mu, insanı adeta yerin dibine sokar. Vücut adeta kendi kendine isyan bayrağını açmış gibi, iradeden bağımsız bir şekilde sürekli oksijen dileniyor sanki. Tıp dünyası buna resmi olarak "oksijen yetersizliği veya uyku apnesi belirtisi" dese de, işin aslı ruhun derinliklerinde bir yerlerin fena halde sıkışmış olmasıdır muhtemelen. Vallahi billahi bazen insan ne yapacağını şaşırıyor; uykunu tam alsan da, kahveyi üst üste devirsen de o bitmek bilmeyen esneme nöbetlerinin önüne bir türlü geçemiyorsun.

Beynin adeta aşırı ısınmış bir bilgisayar işlemcisi gibi sürekli kendini soğutmaya çalışması, tıp literatüründe termoregülasyon teorisi olarak geçiyor. Yani o çok sıkıcı panellerde, bitmek bilmeyen mesailerde ağzımızın yırtılırcasına açılması aslında tamamen fizyolojik bir savunma mekanizması. Şöyle derin bir nefes alıp arkana yaslanmak, belki de o anki kasvetli ortamdan zihnen tamamen uzaklaşmanın en kestirme, en ilkel yoludur... Vücudumuzun içindeki o gizemli saat, biz fark etmesek de sürekli bir şeylerin ters gittiğini fısıldayıp duruyor.

Kalp kapakçıklarındaki ritim bozukluklarından tutun da kan değerlerinin aniden düşmesine kadar uzanan o kadar çok klinik sebep sıralanıyor ki, insan okurken bile daralıyor. Bir bakmışsın sadece yorgunluktan sanırsın, bir bakmışsın işin ucu nörolojik bir alarm sistemine kadar gitmiş. Abi ya, altı üstü bir esneme deyip geçiyoruz ama bazen resmen gizli bir depresyonun, bastırılmış bir anksiyetenin dışa vurumu olabiliyor bu durum. Ruhsal yorgunluk fiziki yorgunluktan çok daha sinsidir; insanı içten içe kemirir de ruhun bile duymaz.

Günde kırk defa ağzını kapatmaya çalışarak etrafa mahcup gözlerle bakmanın yarattığı o sosyal anksiyeteyi ancak yaşayanlar bilir. Çevredeki insanlar sürekli sıkıldığınızı, onları umursamadığınızı düşünür oysa sizin tek derdiniz o an göğsünüze oturan o ağır yükü bir nebze olsun hafifletebilmektir. Eğer bu durum artık günlük hayatın akışını bozuyor, resmen bir ritüel haline geliyorsa, belki de inat etmeyi bırakıp bir uzmanın kapısını çalmanın vakti çoktan gelmiştir. Bazen sadece küçük bir vitamin eksikliği, bazen da hayat tarzını kökten değiştirmek gerektiğinin en net kanıtıdır bu bitmek bilmeyen esnemeler.
 
Geri