Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Sonda takılması, tıp dünyasında idrar retansiyonu dediğimiz o can sıkıcı idrar birikmesi durumunu çözmek için harika bir yoldur ama madalyonun bir de arka yüzü var maalesef. Vücuda dışarıdan giren her yabancı nesne gibi, idrar sondası da (özellikle kalıcı kateterler) bakterilerin mesaneye tırmanması için resmen açık büfe davetiyesi çıkarıyor. Kateter İlişkili İdrar Yolu Enfeksiyonu, yani tıp dilindeki adıyla KİİYE, bu uygulamanın en yaygın komplikasyonudur ve genellikle işlemden sonraki ilk 48 saat içinde sinsice kendini göstermeye başlar. Hani o idrar torbasının altındaki musluk var ya, işte oranın hijyeni bile tek başına tüm tablonun seyrini değiştirebilir vallahi.
İdrar yaparken o iç yakan sızıyı hissettiğiniz an bilin ki içeride bir şeyler ters gidiyor demektir abi ya. Sadece yanma da değil; idrarın renginin bulanıklaşması, kokusunun bir anda ağırlaşması veya alt karın bölgesinde (suprapubik alan diyoruz biz oraya) geçmek bilmeyen o künt ağrılar enfeksiyonun ayak sesleridir. Bazen vücut bu duruma sistemik bir yanıt verir ve ateş birden fırlayıverir. Eğer sondanız çıktıktan sonraki günlerde sık sık tuvalete gitme isteği duyuyor ama her seferinde sadece birkaç damla yapabiliyorsanız... Tehlike çanları çalıyor olabilir, bir an önce doktorunuza görünmenizde fayda var.
Bakteriler kateterin hem iç yüzeyinden hem de dış çeperinden yukarı doğru, yani doğrudan mesaneye doğru adeta bir hat kurarlar. Biyofilm tabakası dediğimiz o inatçı mikrop katmanı, sondanın plastik yüzeyine yapıştığı andan itibaren antibiyotiklere bile meydan okumaya başlar. İşte tam da bu yüzden sonda takılıyken torbanın her zaman mesane seviyesinin altında tutulması hayati önem taşır; aksi halde kirli idrar geriye doğru kaçar. Geri kaçış (reflü) demek, milyarlarca bakterinin doğrudan böbreklere kadar tırmanma şansı yakalaması demektir ki bu durum pyelonefrit denilen çok daha ağır bir böbrek enfeksiyonuna yol açabilir.
Günde en az iki, hatta yapabiliyorsanız üç litre su tüketmek bu sürecin en doğal, en etkili ilacıdır desek abartmış olmayız herhalde. Bol sıvı almak, mesaneyi sürekli yıkayarak bakterilerin duvarlara tutunmasını engeller ve idrar akışıyla onları dışarı fırlatır. İdrar yollarını doğal yoldan temizlemek, mekanik bir yıkama etkisi yaratarak mikropların kolonileşmesini, yani orada mahalle kurmasını önler. Sıvı alımını kısıtlamak ise idrarı konsantre hale getirir ve bakteriler için resmen bulunmaz bir üreme alanı yaratır...
Kateterin etrafındaki o hassas bölgenin temizliği (perine bakımı) kesinlikle savsaklamaya gelmez, burası çok net. Temizliği her zaman önden arkaya doğru yapmalısınız ki dışkıdaki koli basili bakterileri idrar kanalının ağzına taşınmasın. Temizlik esnasında alkol ya da ağır antiseptik sabunlar kullanmak yerine, sadece ılık su ve pH değeri ciltle uyumlu hafif bir temizleyici tercih edilmelidir. O bölgedeki faydalı flora bakterilerini kendi ellerinizle yok ederseniz, zararlı mikroplara davetiye çıkarmış olursunuz ve sonrasında uğraş dur.
Sondanın çıkarılma anı ve hemen sonrasındaki ilk 24 saat, enfeksiyon riskinin adeta tavan yaptığı kritik bir zaman dilimidir. Kateter çekilirken üretranın iç duvarında mikroskobik tahrişler ve küçük çatlaklar oluşabilir ki bu da bakterilerin kan dolaşımına sızması için harika bir fırsattır. Eğer sonda çıktıktan sonra idrarınızı hiç yapamıyorsanız veya titremeyle yükselen bir ateşle boğuşuyorsanız... Durum ciddi demektir, urosepsis dediğimiz kan zehirlenmesi riskini bertaraf etmek için acilen en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalısınız.
İdrar yaparken o iç yakan sızıyı hissettiğiniz an bilin ki içeride bir şeyler ters gidiyor demektir abi ya. Sadece yanma da değil; idrarın renginin bulanıklaşması, kokusunun bir anda ağırlaşması veya alt karın bölgesinde (suprapubik alan diyoruz biz oraya) geçmek bilmeyen o künt ağrılar enfeksiyonun ayak sesleridir. Bazen vücut bu duruma sistemik bir yanıt verir ve ateş birden fırlayıverir. Eğer sondanız çıktıktan sonraki günlerde sık sık tuvalete gitme isteği duyuyor ama her seferinde sadece birkaç damla yapabiliyorsanız... Tehlike çanları çalıyor olabilir, bir an önce doktorunuza görünmenizde fayda var.
Bakteriler kateterin hem iç yüzeyinden hem de dış çeperinden yukarı doğru, yani doğrudan mesaneye doğru adeta bir hat kurarlar. Biyofilm tabakası dediğimiz o inatçı mikrop katmanı, sondanın plastik yüzeyine yapıştığı andan itibaren antibiyotiklere bile meydan okumaya başlar. İşte tam da bu yüzden sonda takılıyken torbanın her zaman mesane seviyesinin altında tutulması hayati önem taşır; aksi halde kirli idrar geriye doğru kaçar. Geri kaçış (reflü) demek, milyarlarca bakterinin doğrudan böbreklere kadar tırmanma şansı yakalaması demektir ki bu durum pyelonefrit denilen çok daha ağır bir böbrek enfeksiyonuna yol açabilir.
Günde en az iki, hatta yapabiliyorsanız üç litre su tüketmek bu sürecin en doğal, en etkili ilacıdır desek abartmış olmayız herhalde. Bol sıvı almak, mesaneyi sürekli yıkayarak bakterilerin duvarlara tutunmasını engeller ve idrar akışıyla onları dışarı fırlatır. İdrar yollarını doğal yoldan temizlemek, mekanik bir yıkama etkisi yaratarak mikropların kolonileşmesini, yani orada mahalle kurmasını önler. Sıvı alımını kısıtlamak ise idrarı konsantre hale getirir ve bakteriler için resmen bulunmaz bir üreme alanı yaratır...
Kateterin etrafındaki o hassas bölgenin temizliği (perine bakımı) kesinlikle savsaklamaya gelmez, burası çok net. Temizliği her zaman önden arkaya doğru yapmalısınız ki dışkıdaki koli basili bakterileri idrar kanalının ağzına taşınmasın. Temizlik esnasında alkol ya da ağır antiseptik sabunlar kullanmak yerine, sadece ılık su ve pH değeri ciltle uyumlu hafif bir temizleyici tercih edilmelidir. O bölgedeki faydalı flora bakterilerini kendi ellerinizle yok ederseniz, zararlı mikroplara davetiye çıkarmış olursunuz ve sonrasında uğraş dur.
Sondanın çıkarılma anı ve hemen sonrasındaki ilk 24 saat, enfeksiyon riskinin adeta tavan yaptığı kritik bir zaman dilimidir. Kateter çekilirken üretranın iç duvarında mikroskobik tahrişler ve küçük çatlaklar oluşabilir ki bu da bakterilerin kan dolaşımına sızması için harika bir fırsattır. Eğer sonda çıktıktan sonra idrarınızı hiç yapamıyorsanız veya titremeyle yükselen bir ateşle boğuşuyorsanız... Durum ciddi demektir, urosepsis dediğimiz kan zehirlenmesi riskini bertaraf etmek için acilen en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalısınız.