Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Kimse o taşların vücutta birikip sessizce saatli bir bombaya dönüşeceğini bilemez, valla insan o sancıyı bizzat çekmeyince asıl gerçeği idrak edemiyor. Sağ kaburganın altında bıçak saplanır gibi birden bire başlayan, gece yarısı insanı yatağından fırlatan o omuzlara vuran ağrı var ya, işte o her şeyi özetliyor aslında.
Yemekten sonra gelen o korkunç şişkinlik ve taş gibi oturan hazımsızlık hissi, basit bir mide üşütmesi falan değil kesinlikle, adamı mutfaktan soğutur vallahi. Yağlı iki lokma kaçamak yapayım de, sonra sabaha kadar duvardan duvara vur kendini... Hakikaten çekilmeyen bir çile bu.
Safranın akış yolu o minik taşlar yüzünden tıkanınca, cildin ve göz akların sararmaya başlar ki, o sarılık sinyali işin renginin ciddileştiğini gösteren en net aynadır. Vücut sinyal veriyor işte, duymazlıktan gelme abiciğim.
Bulantıdan nefes alamaz hale gelmek, sabaha karşı soğuk terler içinde kıvranmak ve ne yana dönsen o ağrının dinmemesi... İnsan bazen dayanamayıp acilin yolunu nasıl tuttuğunu bile fark edemiyor.
Doktora gidip de ultrasonda o minik taşları görünce insan bir "yok artık" diyor tabi, o kadar küçük şeyin bu kadar büyük bir tufan koparması akıl almaz bir iş doğrusu. Geç kalmadan çaresine bakmak şart, yoksa o sancı insanın ömründen ömür alıyor işte.
Yemekten sonra gelen o korkunç şişkinlik ve taş gibi oturan hazımsızlık hissi, basit bir mide üşütmesi falan değil kesinlikle, adamı mutfaktan soğutur vallahi. Yağlı iki lokma kaçamak yapayım de, sonra sabaha kadar duvardan duvara vur kendini... Hakikaten çekilmeyen bir çile bu.
Safranın akış yolu o minik taşlar yüzünden tıkanınca, cildin ve göz akların sararmaya başlar ki, o sarılık sinyali işin renginin ciddileştiğini gösteren en net aynadır. Vücut sinyal veriyor işte, duymazlıktan gelme abiciğim.
Bulantıdan nefes alamaz hale gelmek, sabaha karşı soğuk terler içinde kıvranmak ve ne yana dönsen o ağrının dinmemesi... İnsan bazen dayanamayıp acilin yolunu nasıl tuttuğunu bile fark edemiyor.
Doktora gidip de ultrasonda o minik taşları görünce insan bir "yok artık" diyor tabi, o kadar küçük şeyin bu kadar büyük bir tufan koparması akıl almaz bir iş doğrusu. Geç kalmadan çaresine bakmak şart, yoksa o sancı insanın ömründen ömür alıyor işte.