Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
Aynaya bakıyorsun, yeni saçlar çizgide hizalanmış, her şey yolunda gibi ama o kafa... Vallahi billahi adamı çileden çıkarır bu sinir bozucu his. Saç ekimi yaptıran herkesin istisnasız düştüğü o büyük ikilem: Kaşısam her şey mahvolur mu, kaşımasam çıldırır mıyım? Net söyleyeyim; o parmaklar o kafaya gitmeyecek, başka yolu yok. Kaşıntı bu işin doğasında var, iyileşiyorsun işte, hücreler orada harıl harıl çalışıyor.
Yahu o greftler oraya kolay mı yerleştirildi sanıyorsun, binlerce mikro yara açıldı kafanda. Vücut şimdi o delikleri kapatmak için histamin salgılıyor, yani aslında sistem tıkır tıkır işliyor. Ama gel de bunu gece uykusundan uykusuzluktan gözü dönmüş adama anlat... Dayanacaksın abi, reçete belli. Kabuklar dökülürken o kaşıntı tavan yapacak, işte tam o virajda iradene sahip çıkamazsan o kadar parayı da emeği de çöpe atarsın.
Bırak o tırnakları kenara, fısfısını sık, doktorun ne nemlendirici verdiyse onu sür ve sakinleş. Şöyle düşün; donör bölgedeki o sinir uçları kesildi, şimdi yeniden birbirine bağlanmaya, hayata dönmeye çalışıyorlar. Karıncalanma da olur, sızlama da, deli gibi kaşınma hissi de... Eğer o bölgeyi şöyle bir tırnağınla zevkle kazımaya kalkarsan, kökleri kökünden söker alırsın, benden söylemesi.
Peki ne zaman tehlike çanları çalar, ne zaman doktora koşmak gerekir? Eğer kaşıntıyla birlikte kafan alev alev yanıyorsa, irin geliyorsa, o zaman duracaksın işte. Enfeksiyon kapmış olabilirsin, şakaya gelmez. Ama onun dışındaki o tatlı tatlı, insanı delirten kaşıntı? Tamamen normal, iyileşme belirtisi, sürecin en yalın parçası...
Buz koyabilirsin mesela, temiz bir beze sarıp hafifçe tampon yap, o hissi uyuşturur. Saç ekimi sonrası süreç sabır işidir derler ya, aslında kastettikleri tam olarak bu kaşıntıyla mücadele etme sanatıdır. Kafayı dağıtacak bir şeyler bul, dizi izle, dışarı çık ama ellerini cebinden çıkarma... Yoksa o minik saç köklerine elveda dersin.
Yahu o greftler oraya kolay mı yerleştirildi sanıyorsun, binlerce mikro yara açıldı kafanda. Vücut şimdi o delikleri kapatmak için histamin salgılıyor, yani aslında sistem tıkır tıkır işliyor. Ama gel de bunu gece uykusundan uykusuzluktan gözü dönmüş adama anlat... Dayanacaksın abi, reçete belli. Kabuklar dökülürken o kaşıntı tavan yapacak, işte tam o virajda iradene sahip çıkamazsan o kadar parayı da emeği de çöpe atarsın.
Bırak o tırnakları kenara, fısfısını sık, doktorun ne nemlendirici verdiyse onu sür ve sakinleş. Şöyle düşün; donör bölgedeki o sinir uçları kesildi, şimdi yeniden birbirine bağlanmaya, hayata dönmeye çalışıyorlar. Karıncalanma da olur, sızlama da, deli gibi kaşınma hissi de... Eğer o bölgeyi şöyle bir tırnağınla zevkle kazımaya kalkarsan, kökleri kökünden söker alırsın, benden söylemesi.
Peki ne zaman tehlike çanları çalar, ne zaman doktora koşmak gerekir? Eğer kaşıntıyla birlikte kafan alev alev yanıyorsa, irin geliyorsa, o zaman duracaksın işte. Enfeksiyon kapmış olabilirsin, şakaya gelmez. Ama onun dışındaki o tatlı tatlı, insanı delirten kaşıntı? Tamamen normal, iyileşme belirtisi, sürecin en yalın parçası...
Buz koyabilirsin mesela, temiz bir beze sarıp hafifçe tampon yap, o hissi uyuşturur. Saç ekimi sonrası süreç sabır işidir derler ya, aslında kastettikleri tam olarak bu kaşıntıyla mücadele etme sanatıdır. Kafayı dağıtacak bir şeyler bul, dizi izle, dışarı çık ama ellerini cebinden çıkarma... Yoksa o minik saç köklerine elveda dersin.