Ceren Kalaycı
Kayıtlı Kullanıcı
Klinik kapısından içeri giren neredeyse her hastanın kafasında aynı soru işareti dönüp duruyor: "Hocam, ben şimdi saç ektireceğim ama öncesinde şu PRP zımbırtısını yaptırmam gerçekten şart mı?" Bakıyorum insanların gözlerine, hepsi bir mucize, tek bir dokunuşla dökülmenin bıçak gibi kesilmesini bekliyor. İşin aslı şu ki, saç kökleri dediğimiz o minik organlar öyle kafana göre yönlendirebileceğin yapılar değil; hücresel düzeyde ciddi bir beslenme, tabiri caizse bir zemin hazırlığı istiyorlar.
Sen gidip çorak bir toprağa en kaliteli tohumu eksen ne olur, yeşerir mi? Vallahi billahi yeşermez. İşte saç ekimi öncesindeki PRP uygulamasını tam olarak bu mantıkla düşünmek lazım; amaç orada ekim yapılacak derinin kanlanmasını artırmak, büyüme faktörlerini o bölgeye toplamak... Hani bazen dokunun oksijensiz kaldığını hissederiz ya, tam olarak o gri alanı ortadan kaldırmak için yani.
Bazen meslektaşlarımla tartışıyoruz, bazıları "Yahu ne gerek var ekimden önce, ektikten sonra yaparsın geçersin" diyor. Katılmıyorum arkadaş. Kendi kanından aldığın o trombositten zengin plazmayı daha neksiz, neştersiz alana önceden enjekte ettiğinde, köklerin tutunacağı mikroçevreyi bir nevi dopingliyorsun. Doku ne kadar canlanırsa, folikül dediğimiz o değerli yapılar yeni yerlerine o kadar hızlı adapte oluyor, beslenme damarlarıyla hemen kucaklaşıyor.
Peki herkes için şart mı bu meret? Açıkçası saçlı derisi aşırı zayıflamış, dolaşımı yerlerde sürünen bir adama doğrudan neşter vurmak bana biraz kolaya kaçmak gibi geliyor. Önce bir dokuyu uyandırmak, oradaki uyuyan hücreleri bir sarsmak lazım... Tabii beklentiyi de doğru ayarlamak gerek, PRP sana durduk yere sıfırdan yepisyeni bir saç çıkartmaz ama var olanı ve yeni gelecek olanı ihya eder.
Günün sonunda karar senin elbette ama operasyon masasına yatmadan önce saçlı derine bu iyiliği yapmak, başarı şansını öyle böyle artırmıyor. Dokunun iyileşme hızını gözlerinle gördüğünde "İyi ki dinlemişim" diyeceksin, bak buraya yazıyorum. Kendi kanınla gelen bu doğal şifayı operasyon öncesinde bir kalkan gibi kullanmak varken... Ne bileyim, riske atmaya değmez sanki.
Sen gidip çorak bir toprağa en kaliteli tohumu eksen ne olur, yeşerir mi? Vallahi billahi yeşermez. İşte saç ekimi öncesindeki PRP uygulamasını tam olarak bu mantıkla düşünmek lazım; amaç orada ekim yapılacak derinin kanlanmasını artırmak, büyüme faktörlerini o bölgeye toplamak... Hani bazen dokunun oksijensiz kaldığını hissederiz ya, tam olarak o gri alanı ortadan kaldırmak için yani.
Bazen meslektaşlarımla tartışıyoruz, bazıları "Yahu ne gerek var ekimden önce, ektikten sonra yaparsın geçersin" diyor. Katılmıyorum arkadaş. Kendi kanından aldığın o trombositten zengin plazmayı daha neksiz, neştersiz alana önceden enjekte ettiğinde, köklerin tutunacağı mikroçevreyi bir nevi dopingliyorsun. Doku ne kadar canlanırsa, folikül dediğimiz o değerli yapılar yeni yerlerine o kadar hızlı adapte oluyor, beslenme damarlarıyla hemen kucaklaşıyor.
Peki herkes için şart mı bu meret? Açıkçası saçlı derisi aşırı zayıflamış, dolaşımı yerlerde sürünen bir adama doğrudan neşter vurmak bana biraz kolaya kaçmak gibi geliyor. Önce bir dokuyu uyandırmak, oradaki uyuyan hücreleri bir sarsmak lazım... Tabii beklentiyi de doğru ayarlamak gerek, PRP sana durduk yere sıfırdan yepisyeni bir saç çıkartmaz ama var olanı ve yeni gelecek olanı ihya eder.
Günün sonunda karar senin elbette ama operasyon masasına yatmadan önce saçlı derine bu iyiliği yapmak, başarı şansını öyle böyle artırmıyor. Dokunun iyileşme hızını gözlerinle gördüğünde "İyi ki dinlemişim" diyeceksin, bak buraya yazıyorum. Kendi kanınla gelen bu doğal şifayı operasyon öncesinde bir kalkan gibi kullanmak varken... Ne bileyim, riske atmaya değmez sanki.