Ceren Kalaycı
Kayıtlı Kullanıcı
Geçen hafta kahvede otururken bizim emekli bankacı Rıza abi elinde bir laboratuvar kâğıdıyla çıkageldi, beti benzi atmış halini görseniz herhalde dünyası yıkıldı dersiniz. "Yahu" dedi, "kan tahlili yaptırdım, PSA diye bir şey varmış, o yüksek çıkmış, bittim ben." İşte o an anladım ki erkeklerin şu prostat korkusu vallahi billahi insanı hayattan bezdirir. PSA yüksekliği dendiği anda hemen akla en kötü senaryonun gelmesi o kadar yaygın bir refleks ki... Aslında sakin olmakta, o kâğıdı hemen bir ölüm fermanı gibi görmemekte büyük fayda var.
Bizim komşu tarlada çalışırken aniden rahatsızlanıp doktora gittiğinde de benzer bir panik yaşanmıştı, adamcağız günlerce gözüne uyku uyumadı. Doktoru ona durumu anlatınca ancak derin bir nefes alabildi; çünkü o yüksek rakamların arkasında her zaman korkulan o hastalık yatmaz. Prostat dediğin organ biraz hassastır, en ufak bir enfeksiyonda ya da idrar yolu zorlanmasında bile hemen tepki verir, kanda kendini belli eder. Yani laboratuvardan gelen o yüksek sayı, vücudun oradaki bir yangına karşı çıkardığı küçük bir alarm çığlığından ibaret olabilir bazen.
Diyelim ki dün akşam bisiklete bindiniz, uzun uzun pedal çevirdiniz ya da son günlerde idrarınızı yaparken hafif bir yanma hissettiniz... İşte tam da bu tip günlük, sıradan durumlar bile o tahlil sonucunu bir anda fırlatıverir yukarıya. Hatta bazen muayeneden hemen önce yapılan sert bir fiziksel aktivite bile dengeleri altüst etmeye yeter. Hal böyleyken, tek bir kan testine bakıp da karalar bağlamak, kendi kendinizi strese sokmaktan başka hiçbir işe yaramaz doğrusu.
Geçenlerde bir dost meclisinde laf lafı açtı, arkadaşlardan biri "Abi ya, madem bu test her şeyde yükseliyor, biz neye güveneceğiz?" diye sordu, haklı adam şimdi ne diyeyim. İşin sırrı, o rakamın tek başına ne söylediğinde değil, zaman içindeki değişim grafiğinde ve tabii ki uzman bir hekimin yapacağı o detaylı incelemede saklı. Bir ürolog o sonuca bakar, sonra gerekirse bir ay sonra testi tekrarlar, gidişata göre bir yol haritası çizer size. Yani tek bir laboratuvar verisiyle kendi kendinize teşhis koymaya kalkışmayın, bırakın işi uzmanı çözsün.
Yaş ilerledikçe vücutta bazı şeylerin değişmesi, saçların beyazlaması kadar doğal bir süreç aslında, bunu kabul etmek lazım. Prostat da yaşla birlikte büyür ve bu büyüme esnasında kana daha fazla PSA sızması gayet normal bir durumdur. Önemli olan bu yükselişin hızını kontrol altında tutmak, düzenli kontrolleri aksatmamak ve panikle yanlış kararlar almamak... Belki de sadece basit bir antibiyotik tedavisiyle, birkaç hafta içinde o çok korktuğunuz rakamların eski haline döndüğünü göreceksiniz, kim bilir?
Bizim komşu tarlada çalışırken aniden rahatsızlanıp doktora gittiğinde de benzer bir panik yaşanmıştı, adamcağız günlerce gözüne uyku uyumadı. Doktoru ona durumu anlatınca ancak derin bir nefes alabildi; çünkü o yüksek rakamların arkasında her zaman korkulan o hastalık yatmaz. Prostat dediğin organ biraz hassastır, en ufak bir enfeksiyonda ya da idrar yolu zorlanmasında bile hemen tepki verir, kanda kendini belli eder. Yani laboratuvardan gelen o yüksek sayı, vücudun oradaki bir yangına karşı çıkardığı küçük bir alarm çığlığından ibaret olabilir bazen.
Diyelim ki dün akşam bisiklete bindiniz, uzun uzun pedal çevirdiniz ya da son günlerde idrarınızı yaparken hafif bir yanma hissettiniz... İşte tam da bu tip günlük, sıradan durumlar bile o tahlil sonucunu bir anda fırlatıverir yukarıya. Hatta bazen muayeneden hemen önce yapılan sert bir fiziksel aktivite bile dengeleri altüst etmeye yeter. Hal böyleyken, tek bir kan testine bakıp da karalar bağlamak, kendi kendinizi strese sokmaktan başka hiçbir işe yaramaz doğrusu.
Geçenlerde bir dost meclisinde laf lafı açtı, arkadaşlardan biri "Abi ya, madem bu test her şeyde yükseliyor, biz neye güveneceğiz?" diye sordu, haklı adam şimdi ne diyeyim. İşin sırrı, o rakamın tek başına ne söylediğinde değil, zaman içindeki değişim grafiğinde ve tabii ki uzman bir hekimin yapacağı o detaylı incelemede saklı. Bir ürolog o sonuca bakar, sonra gerekirse bir ay sonra testi tekrarlar, gidişata göre bir yol haritası çizer size. Yani tek bir laboratuvar verisiyle kendi kendinize teşhis koymaya kalkışmayın, bırakın işi uzmanı çözsün.
Yaş ilerledikçe vücutta bazı şeylerin değişmesi, saçların beyazlaması kadar doğal bir süreç aslında, bunu kabul etmek lazım. Prostat da yaşla birlikte büyür ve bu büyüme esnasında kana daha fazla PSA sızması gayet normal bir durumdur. Önemli olan bu yükselişin hızını kontrol altında tutmak, düzenli kontrolleri aksatmamak ve panikle yanlış kararlar almamak... Belki de sadece basit bir antibiyotik tedavisiyle, birkaç hafta içinde o çok korktuğunuz rakamların eski haline döndüğünü göreceksiniz, kim bilir?