Hakan Ulu
Kayıtlı Kullanıcı
Bph denen o lanet şey, yani tıp dilindeki adıyla iyi huylu prostat büyümesi, kırk yaşını devirmiş her erkek için saatli bir bomba gibidir abi ya, vallahi billahi kimse kaçamaz bundan. Gece yarısı tuvalet nöbetlerine kalkmaktan uykunun o tatlı ırzına geçilmesi, sabahları ayna karşısında "acaba yine mi" stresiyle kıvranılması tam bir işkencedir, evet aynen öyle, insanın psikolojisini tarumar eden bir süreçtir bu.
İdrar akışındaki o acıklı zayıflama, eskiden yeri delip geçen tazyikin resmen musluk damlasına dönmesi var ya, işte asıl imdat çığlığı odur. Adam tuvalette ıkına ıkına akla karayı seçiyor, işi bitiyor ama içeride hâlâ mesane doluymuş gibi bir his... Bazen öyle bir sıkışıyorsun ki trafikte kalmak ölüm gibi geliyor insana, yani yemin ediyorum insanı hayattan soğutur bu durum.
Gecede üç kere, beş kere tuvalete kalkıp da sabah işe sersefil gitmek hangi vicdana sığar abi? Uykunun kalitesi sıfırlanıyor, gün boyunca kafan bir milyon gibi dolaşıyorsun ortalıkta, hani derler ya adamın feri sönüyor resmen. Vücut sinyal veriyor işte, "ben artık eski ben değilim" diyor da bizimkiler genelde "yaşlılıktandır" deyip geçiştiriyor, hata üstüne hata vallahi.
İşin tuhafı, adamlar bunu yıllarca doktora gitmeden "gece çok su içtim" diye geçiştiriyor ama iş işten geçtikten sonra acile sondayla gitmek zorunda kalıyorlar. Vallahi billahi böbrekler elden gittikten sonra prostatı küçültsen ne olur, küçültmesen ne olur? Erken teşhis denen o altın kuralı es geçmeyin sakın, sonra pişmanlıktan kafayı duvarlara vurursunuz benden söylemesi.
İdrar akışındaki o acıklı zayıflama, eskiden yeri delip geçen tazyikin resmen musluk damlasına dönmesi var ya, işte asıl imdat çığlığı odur. Adam tuvalette ıkına ıkına akla karayı seçiyor, işi bitiyor ama içeride hâlâ mesane doluymuş gibi bir his... Bazen öyle bir sıkışıyorsun ki trafikte kalmak ölüm gibi geliyor insana, yani yemin ediyorum insanı hayattan soğutur bu durum.
Gecede üç kere, beş kere tuvalete kalkıp da sabah işe sersefil gitmek hangi vicdana sığar abi? Uykunun kalitesi sıfırlanıyor, gün boyunca kafan bir milyon gibi dolaşıyorsun ortalıkta, hani derler ya adamın feri sönüyor resmen. Vücut sinyal veriyor işte, "ben artık eski ben değilim" diyor da bizimkiler genelde "yaşlılıktandır" deyip geçiştiriyor, hata üstüne hata vallahi.
İşin tuhafı, adamlar bunu yıllarca doktora gitmeden "gece çok su içtim" diye geçiştiriyor ama iş işten geçtikten sonra acile sondayla gitmek zorunda kalıyorlar. Vallahi billahi böbrekler elden gittikten sonra prostatı küçültsen ne olur, küçültmesen ne olur? Erken teşhis denen o altın kuralı es geçmeyin sakın, sonra pişmanlıktan kafayı duvarlara vurursunuz benden söylemesi.