Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Meme büyütme ameliyatı deyip geçmeyin, işin içinde o kadar çok detay var ki... İlk adım her zaman doğru cerrahı bulmaktan geçiyor vallahi, gerisi bir şekilde halloluyor. Doktorunuzla ameliyat öncesi yapacağınız o ilk kahve tadındaki sohbet, aslında operasyonun yarısını şekillendiriyor diyebilirim.
Silikon protezler mi yoksa yağ enjeksiyonu mu, işte bütün mesele bu aslında. Çoğu zaman daha kalıcı ve net bir hacim istendiği için yuvarlak ya da damla modeli silikonlar ön plana çıkıyor. Hangi anatomik yapının size daha çok yakışacağını ise aynanın karşısında doktorunuzla beraber çiziyorsunuz.
Ameliyat günü geldiğinde sizi bir heyecan saracak haliyle, çok normal, hepimiz insanız sonuçta... Genel anestezi altında yapılacağı için zaten hiçbir şey hissetmeyeceksiniz, gözünüzü açtığınızda her şey bitmiş olacak. Yaklaşık bir, bilemediniz bir buçuk saat süren pratik bir operasyondan bahsediyoruz.
Protez nereye konuluyor diye merak ediyorsanız, kas altı veya kas üstü denilen iki farklı seçenek var. Cerrah, göğüs altı katlantısından veya meme ucunun etrafından milimetrik bir kesi açarak o silikonu içeri yerleştiriveriyor. Kas altına yerleştirilen protezler genellikle daha doğal bir geçiş sağlıyor, benden söylemesi.
Hastanede bir gece kalmak gerekebilir abi ya, riske atmaya hiç gerek yok. Ağrı sızı olur mu derseniz, dürüst olayım, ilk birkaç gün biraz baskı ve dolgunluk hissi yaşamanız gayet doğal. Doktorun verdiği ağrı kesiciler bu evrede resmen hayat kurtarıyor, düzenli kullanmak şart.
İyileşme döneminde o havalı sporcu sütyenlerini gardırobun baş köşesine koyacaksınız mecbur. Yaklaşık bir ay boyunca gece gündüz o medikal sütyeni takmanız gerekiyor ki protezler yerini iyice benimsesin, sağa sola kaymasın. Ağır kaldırmayı, spor salonuna koşturmayı falan bir süreliğine tamamen unutuyorsunuz zaten...
Dikiş izleri kalır mı sorusu herkesin aklını kurcalar, yalan yok. İlk aylarda o kesi yerleri biraz pembe görünür ama zamanla ten renginize dönüp o çizgi kaybolup gidiyor resmen. Zaten kesiler tam göğüs altı kıvrımına gizlendiği için dışarıdan bakıldığında kimsenin bir şey anlaması mümkün değil.
Hemen ertesi gün mucize beklemeyin, ödemlerin tamamen dağılması ve memenin o ideal yumuşaklığa kavuşması birkaç ayı buluyor. Sabırlı olmak bu sürecin en büyük anahtarı, vallahi billahi aceleye getirilmeye gelmez bu işler. Sonuçta kendinize yaptığınız uzun vadeli bir yatırım bu, tadını çıkarın...
Silikon protezler mi yoksa yağ enjeksiyonu mu, işte bütün mesele bu aslında. Çoğu zaman daha kalıcı ve net bir hacim istendiği için yuvarlak ya da damla modeli silikonlar ön plana çıkıyor. Hangi anatomik yapının size daha çok yakışacağını ise aynanın karşısında doktorunuzla beraber çiziyorsunuz.
Ameliyat günü geldiğinde sizi bir heyecan saracak haliyle, çok normal, hepimiz insanız sonuçta... Genel anestezi altında yapılacağı için zaten hiçbir şey hissetmeyeceksiniz, gözünüzü açtığınızda her şey bitmiş olacak. Yaklaşık bir, bilemediniz bir buçuk saat süren pratik bir operasyondan bahsediyoruz.
Protez nereye konuluyor diye merak ediyorsanız, kas altı veya kas üstü denilen iki farklı seçenek var. Cerrah, göğüs altı katlantısından veya meme ucunun etrafından milimetrik bir kesi açarak o silikonu içeri yerleştiriveriyor. Kas altına yerleştirilen protezler genellikle daha doğal bir geçiş sağlıyor, benden söylemesi.
Hastanede bir gece kalmak gerekebilir abi ya, riske atmaya hiç gerek yok. Ağrı sızı olur mu derseniz, dürüst olayım, ilk birkaç gün biraz baskı ve dolgunluk hissi yaşamanız gayet doğal. Doktorun verdiği ağrı kesiciler bu evrede resmen hayat kurtarıyor, düzenli kullanmak şart.
İyileşme döneminde o havalı sporcu sütyenlerini gardırobun baş köşesine koyacaksınız mecbur. Yaklaşık bir ay boyunca gece gündüz o medikal sütyeni takmanız gerekiyor ki protezler yerini iyice benimsesin, sağa sola kaymasın. Ağır kaldırmayı, spor salonuna koşturmayı falan bir süreliğine tamamen unutuyorsunuz zaten...
Dikiş izleri kalır mı sorusu herkesin aklını kurcalar, yalan yok. İlk aylarda o kesi yerleri biraz pembe görünür ama zamanla ten renginize dönüp o çizgi kaybolup gidiyor resmen. Zaten kesiler tam göğüs altı kıvrımına gizlendiği için dışarıdan bakıldığında kimsenin bir şey anlaması mümkün değil.
Hemen ertesi gün mucize beklemeyin, ödemlerin tamamen dağılması ve memenin o ideal yumuşaklığa kavuşması birkaç ayı buluyor. Sabırlı olmak bu sürecin en büyük anahtarı, vallahi billahi aceleye getirilmeye gelmez bu işler. Sonuçta kendinize yaptığınız uzun vadeli bir yatırım bu, tadını çıkarın...