Kulak estetiği (Otoplasti) nedir?

Kulak estetiği (Otoplasti) nedir?

Ceren Kalaycı

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
423
Tepkime puanı
0
Ceren Kalaycı
Geçen gün mahalleden eski bir dostumun kızı yanıma geldi, gözleri dolu doluydu. Okulda arkadaşları saçıyla dalga geçmiş, kepçe kulak demişler kıza... Çocuk işte, dedikleri lafın nereye varacağını bilemiyor ama karşı tarafta açtığı yara kolay kolay kapanmıyor. Otoplasti dedikleri şey aslında sadece bir ameliyat değil; insanın aynalarla, toplumla barışma süreci. Kulağın arkasından küçük bir kesi açıp o kıkırdağı yeniden şekillendiriyorlar, hepsi bu. Ha tabii söylerken kolay geliyor kulağa ama arka planda ciddi bir cerrahi ustalık var. Kıkırdak dediğin sert nesne, kafasına göre bükülmez ki...

Aynaya bakıp "Benim kulaklarım neden böyle öne doğru bakıyor ki?" diye düşündüğünüz oldu mu hiç? Aslında olay tamamen anatomiyle alakalı, yani kulağın antiheliks denilen o iç kıvrımının anne karnında yeterince gelişmemesi meselesi. Bazen de sadece kulak çanağı fazla derin oluyor, o yüzden kulak dışarı doğru fırlamış gibi duruyor. İnsan bazen kaderine küsüyor tabii ama çözümü olan bir şey için bu kadar dertlenmeye değer mi vallahi bilemiyorum. Yüzle kulak arasındaki o açıyı 15-20 dereceye çekiyorlar, oluyor bitiyor. Bir nevi kulağı ait olduğu yere, kafatasına yaklaştırma sanatı...

Hastanedeki ilk staj günümde ameliyathanedeki doktorun söyledikleri hiç aklımdan çıkmaz. "Oğlum," demişti, "biz burada organ tamir etmiyoruz, bir insanın çocukluk travmasını siliyoruz." Çocuklarda altı yaş civarı kulak gelişimi hemen hemen tamamlanıyor zaten. Tam okula başlama çağı yani. O yaşlarda yapıldı mı çocuk hiç o acımasız akran zorbalığıyla karşılaşmıyor, mis gibi büyüyor. Yetişkinler mi? Onlar genelde yıllarca sakladıkları, saçlarıyla örtmeye çalıştıkları kulaklarını 30'undan sonra ameliyat ettiriyor. Geç olsun güç olmasın abi ya, ne diyelim...

Ameliyat sabahı o masaya yatarken içini bir korku kaplıyor insanın, gayet insani bir durum. Çocuklarda genel anestezi tercih ediliyor genelde, yetişkinlerde ise bölgeyi uyuşturup hallediyorlar. Doktor kıkırdağı törpülüyor, erimeyen özel dikişlerle geriye doğru yatırıyor ve yeni bir form veriyor kulağa. Yaklaşık bir, bir buçuk saat sürüyor işlem. Hani öyle gözünüzde büyüttüğünüz gibi devasa, saatlerce süren bir operasyon değil aslında. Kesi tam kulağın arkasında kaldığı için dışarıdan bakıldığında iz miz kalmıyor ortalıkta. Yani kimse sizin ameliyat olduğunuzu anlamıyor bile...

Geçenlerde bir okurum mesaj atmış, "İyileşme süreci çok mu ağrılı geçiyor?" diye soruyor. İlk birkaç gün hafif bir sızı, bir baskı hissi olması kadar doğal ne var? Sonuçta kıkırdak dokuyla oynandı, orası bir müdahale gördü. Zaten doktorun verdiği basit bir ağrı kesiciyle o süreç rahatça atlatılıyor. Asıl mesele ameliyattan sonra o kafa bandını takmakta... Hani şu sporcuların taktığı bandanalar var ya, işte ondan bahsediyorum. Kulağı darbelere karşı korumak ve yeni şeklini muhafaza etmek için birkaç hafta onu takmak şart. Yastığa kulağınızı iyice bastırıp yatmayın bir süre, aman diyeyim.

Peki her şey bittikten, o bandajlar tamamen açıldıktan sonra ne oluyor dersiniz? Bir özgüven patlaması ki sormayın. Yıllarca rüzgarlı havada dışarı çıkmaktan çekinen, saçını topuz yapmaya utanan kadınların o anki mutluluğu görülmeye değer. Kulağın doğal yapısını bozmadan, yapıştırma gibi durmayan bir sonuç elde etmek esas başarı. Yani karşıdan bakan biri "Aaa bu kulak estetikli" dememeli. Doğallık dediğin şey tam olarak burada başlıyor işte... İnsanın kendine olan saygısı, aynadaki aksettiyle barışması her şeye değer doğrusu.
 
Geri