Kolposkopi nedir?

Kolposkopi nedir?

Sibel Hoca

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
13 Haz 2026
Mesajlar
368
Tepkime puanı
0
Sibel Hoca
Jinekoloji kliniğinin o hafif soğuk aydınlatmasında doktor sana "Bir de kolposkopi yapalım" dediğinde içini kaplayan o hafif tedirginliği çok iyi anlıyorum. Aslında bakarsan olay, serviks yani rahim ağzı dokusunun 'kolposkop' denilen binoküler, ışıklı ve yüksek büyütmeli bir mikroskop benzeri cihazla adeta ilmik ilmik incelenmesinden ibaret. HPV testinde yüksek riskli tipler çıkmıştır ya da Smear sonucunda ASCUS, LSIIL gibi hafif displazi ibareleri belirmiştir de doktor tavanı değil doğrudan hücresel haritanı görmek istemiştir... Cihaz vücudunun içine girmiyor bile, dışarıdan mercekle odaklanıp epitel dokuyu 10 ila 40 kat büyütüyor; yani korkulacak, gözde büyütülecek bir durum yok vallahi.

Doktorun o cihazın arkasından bakarken rahim ağzına sürdüğü %3 ila %5’lik asetik asit çözeltisi yani bildiğin seyreltilmiş sirke, aslında hücresel proteinleri denatüre edip anormal alanları ortaya çıkarmak için. Asetowhite değişiklik deniyor bu olaya; anormal hücrelerin bol proteinli yapısı asitle karşılaşınca aniden mat beyaz bir renge dönüşüyor, parıl parıl parlıyor orada. Arkasından bir de Lugol solüsyonu sürülüyor ki biz buna Schiller testi diyoruz; glikojen bakımından zengin olan sağlıklı hücreler iyotla koyu kahverengiye boyanırken, displazik yani problemli hücreler iyotu tutamıyor ve soluk sarı kalıyor. Bir nevi hücrelerin dürüstlük testi gibi bir şey bu, ne var ne yok döküyor ortaya...

Asetik asit sürüldüğünde hissettiğin o hafif yanma hissi var ya, işte o an tam olarak hücresel haritalamanın en kritik saniyeleri yaşanıyor. Doktor oradaki damarlanma kalıplarını inceliyor; noktalama denilen "punctation" ya da mozaikleşme yapıları belirdi mi, hücresel dönüşüm bölgesinde (transformation zone) yeni ve düzensiz damar oluşumları var mı yok mu diye pürdikkat bakıyor. Eğer o alanlarda şüpheli bir görünüm tespit edilirse, tam da o milimetrik beyazlayan noktadan punch biyopsi pensiyle minik bir doku örneği alınıyor. İnan bana, bu biyopsi anında hissedeceğin şey sadece hafif bir kramp, hani menstrual sancının çok minik bir kopyası gibi...

Biyopsi alındıysa eğer, oradaki kanamayı durdurmak ve dokuyu korumak için servikse Monsel solüsyonu adı verilen ferrik sülsfat bazlı koyu renkli bir sıvı sürülür. Birkaç gün boyunca çamur gibi veya koyu kahve kahverengi bir akıntı gelirse hiç şaşırma abi, bu tamamen o solüsyonun dışarı atılma süreci. Tabii bu işlemden sonra doktorun sana "Birkaç gün cinsel ilişki yok, tampon kullanmak yok, havuza veya denize girmek yok" diyecek, çünkü o biyopsi alanının re-epitelize olması, yani kendi kendini tazelemesi gerekiyor. Kendine biraz zaman tanı, vücudun o minik yarayı kapatmak için arka planda inanılmaz bir hücresel mesai harcıyor zaten.

Peki bu işlem patolojiye gittiğinde tam olarak neyi arıyorlar, neden bu kadar detayla uğraşıyoruz? Alınan o doku örneği patolog tarafından incelendiğinde karşımıza CIN 1, CIN 2 veya CIN 3 gibi servikal intraepitelyal neoplazi dereceleri çıkıyor. CIN 1 dediğimiz şey genellikle vücudun kendi savunma mekanizmasıyla, bağışıklığınla birkaç yıl içinde kendi kendine temizleyebileceği hafif hücresel bozulmalarken; CIN 2 ve CIN 3 daha derin, epitelin üst katmanlarına yayılmış ve müdahale gerektirebilecek lezyonları gösterir. Yani kolposkopi sana kanser olduğunu söylemez, tam aksine olası bir kanser riskini daha yolun çok başındayken, henüz hiçbir şeye dönüşmemişken yakalayıp yok etme şansı verir...

Sonuç ne gelirse gelsin, bu incelemenin senin hayatını korumak için atılmış en doğru ve en kontrollü adım olduğunu sakın unutma. Bazen insan panik yapıyor, "Eyvah rahim ağzımdan parça alındı" diye içten içe kendini yiyip bitiriyor ama... Erken evrede yakalanan hücresel değişimlerin tedavisi LEEP veya konizasyon gibi minik cerrahi işlemlerle tereyağından kıl çeker gibi halledilebiliyor. Yeter ki sen takibini aksatma, doktorunun yönlendirmelerine kulak ver ve o kolposkopi koltuğuna zihnindeki tüm o şehir efsanelerini bir kenara bırakarak otur.
 
Geri