Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Hayat bazen tam bitti derken başlıyor, bazen de daha yeni başlıyordu ki... Test çubuğundaki o çok silik, neredeyse görünmez ikinci çizgi insanı nasıl da bir anda bambaşka dünyalara götürüyor, değil mi? İşte o incecik pembe hat, aslında vücudun kendi içinde fısıldadığı küçük bir merhaba fısıltısı gibi. Yumurta ile sperm bir şekilde buluşmuş, birbirine tutunmaya çalışmış ama tam olarak yerleşemeden, daha rahmin derinliklerine kök salamadan her şey sessizce son bulmuş. Tıp dünyası buna kimyasal gebelik diyor işte; yani ultasonda henüz hiçbir şey görünemeyecek kadar erken, sadece kan testindeki hormon değerleriyle varlığı anlaşılabilen o çok kısa süreli misafirlik.
Aslında ortada büyük bir trajedi yok, sadece doğanın kendi bildiği o muazzam eleme mekanizması tıkır tıkır işliyor. Çoğu zaman kromozomlarda ters giden bir şeyler oluyor, hücre bölünmesi sırasında bir hata meydana geliyor ve vücut "Dur bakalım, burada bir yanlışlık var" diyerek süreci kendi kendine durduruyor. Doğal bir ayıklama bu bir nevi, kusursuz olanı arama yolculuğu... Kadınların büyük kısmı bunu sadece birkaç gün gecikmiş, belki biraz normalden daha yoğun ya da ağrılı bir adet kanaması sanıp geçiştiriyor zaten. Vallahi de billahi de ruhumuz bile duymadan kaç kez yaşanıyor bu durum bir bilseniz; testler bu kadar hassaslaşmasa, her an elimizin altında olmasa çoğumuzun haberi bile olmayacak.
Kendini suçlama eğilimi insan ruhunun en büyük çıkmaz sokaklarından biri, hele ki anne olma hayali kuran bir kadın için. "Acaba o ağır poşeti kaldırmasaydım böyle olur muydu, ya da o gün çok stres yaptım diye mi tutunamadı" diye geceler boyu tavanı seyretmek sadece kalbi yoruyor, başka hiçbir işe yaramıyor. Kimyasal gebeliğin sizin yaptığınız ya da yapmadığınız hiçbir şeyle ilgisi yok abi, bunu kafaya iyice yerleştirmek gerek. O anki hücre birleşimi biyolojik olarak hayata tutunmaya uygun değildi ve doğa en doğru kararı verdi, hepsi bu. Kendinize haksızlık etmeyi bıraktığınız gün, bedeninizin ne kadar akıllı ve korumacı çalıştığını daha iyi anlayacaksınız.
Peki ya bundan sonrası, o içimize çöken o garip burukluk nasıl geçecek? Bir kez kimyasal gebelik yaşamak, gelecekte sağlıklı bir bebek kucağına almaya engel mi diye uykuları kaçanlar var aranızda, biliyorum. Tam aksine, aslında bu size çok önemli ve güzel bir şey fısıldıyor: Vücudunuz hamile kalabiliyor, tüpler açık, sperm ve yumurta birleşebiliyor. Bir nevi provaydı bu, sahneye çıkmadan önceki o son hazırlık... Doktorlar genellikle hemen sonraki ay bile yeniden denemekte hiçbir sakınca görmüyor, çünkü rahim zaten kendini çoktan yeniledi ve temizledi bile. Sadece biraz zamana, nefes almaya ve o güzel bedene güvenmeye ihtiyaç var...
Aslında ortada büyük bir trajedi yok, sadece doğanın kendi bildiği o muazzam eleme mekanizması tıkır tıkır işliyor. Çoğu zaman kromozomlarda ters giden bir şeyler oluyor, hücre bölünmesi sırasında bir hata meydana geliyor ve vücut "Dur bakalım, burada bir yanlışlık var" diyerek süreci kendi kendine durduruyor. Doğal bir ayıklama bu bir nevi, kusursuz olanı arama yolculuğu... Kadınların büyük kısmı bunu sadece birkaç gün gecikmiş, belki biraz normalden daha yoğun ya da ağrılı bir adet kanaması sanıp geçiştiriyor zaten. Vallahi de billahi de ruhumuz bile duymadan kaç kez yaşanıyor bu durum bir bilseniz; testler bu kadar hassaslaşmasa, her an elimizin altında olmasa çoğumuzun haberi bile olmayacak.
Kendini suçlama eğilimi insan ruhunun en büyük çıkmaz sokaklarından biri, hele ki anne olma hayali kuran bir kadın için. "Acaba o ağır poşeti kaldırmasaydım böyle olur muydu, ya da o gün çok stres yaptım diye mi tutunamadı" diye geceler boyu tavanı seyretmek sadece kalbi yoruyor, başka hiçbir işe yaramıyor. Kimyasal gebeliğin sizin yaptığınız ya da yapmadığınız hiçbir şeyle ilgisi yok abi, bunu kafaya iyice yerleştirmek gerek. O anki hücre birleşimi biyolojik olarak hayata tutunmaya uygun değildi ve doğa en doğru kararı verdi, hepsi bu. Kendinize haksızlık etmeyi bıraktığınız gün, bedeninizin ne kadar akıllı ve korumacı çalıştığını daha iyi anlayacaksınız.
Peki ya bundan sonrası, o içimize çöken o garip burukluk nasıl geçecek? Bir kez kimyasal gebelik yaşamak, gelecekte sağlıklı bir bebek kucağına almaya engel mi diye uykuları kaçanlar var aranızda, biliyorum. Tam aksine, aslında bu size çok önemli ve güzel bir şey fısıldıyor: Vücudunuz hamile kalabiliyor, tüpler açık, sperm ve yumurta birleşebiliyor. Bir nevi provaydı bu, sahneye çıkmadan önceki o son hazırlık... Doktorlar genellikle hemen sonraki ay bile yeniden denemekte hiçbir sakınca görmüyor, çünkü rahim zaten kendini çoktan yeniledi ve temizledi bile. Sadece biraz zamana, nefes almaya ve o güzel bedene güvenmeye ihtiyaç var...