Kendimi değersiz hissediyorum, ne yapmalıyım?

Kendimi değersiz hissediyorum, ne yapmalıyım?

Cengiz Demir

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
421
Tepkime puanı
0
Cengiz Demir
İnsan zihni tuhaf bir makine; bazen sabah uyanırsın ve ortada hiçbir somut neden yokken göğsüne ağır bir taş oturur. O taşın adı tam olarak değersizlik hissidir işte. Kendini bir hiç gibi görmek, bir köşede unutulmuş eski bir eşya gibi hissetmek... Kimse sana bunu hissettirmemiştir belki de, ama sen kendi zihninin içinde bu yargıya varıp çoktan mahkûm etmişsindir kendini.

Peki, nereden geliyor bu his? Çocukluktan mı, yoksa dün akşam aldığın o ufak reddedilmeden mi? Aslında ikisi de mümkün, hatta ikisinin birleşimi. Zihin geçmişteki hataları toplayıp bir vitrine dizer ve sen her baktığında "bak işte, sen busun" der sana. Vallahi billahi böyledir bu iş, kendi kendimizin en acımasız celladı oluveririz bir anda.

Aynaya bakıp "ben ne işe yarıyorum ki" diye sormak kolay. Zor olan, o sorunun arkasındaki çarpıtılmış düşünceyi yakalamak. Bir saniye durup nefes almak gerekiyor bazen. Durmak ve bakmak. Hakikaten öyle misin, yoksa o anki duygu durumun mu sana bu senaryoyu yazıyor? Duygular gerçeklik değil ki abi ya, sadece anlık hava durumu gibi gelir ve geçerler.

İnsanlar sanıyor ki herkes çok mutlu, herkes hayatını mükemmel bir dengede yürütüyor. Sosyal medyaya bakıyorsun, herkes başarılı, herkes özgüvenli, herkes sanki dünyayı kurtarıyor. Yok öyle bir şey. Herkes kendi sessiz savaşını veriyor arka planda. Senin o değersiz hissettiğin anlarda, yanından geçen o çok özgüvenli görünen adam da belki aynı karanlığın içinde yüzüyor...

Zihnini bir durak gibi düşün. Oradan her türlü yolcu geçer; öfke gelir, değersizlik gelir, neşe gelir, kibir gelir. Sen o durağın kendisisin, gelen yolcu değilsin. Yolcuyu misafir edip gitmesine izin vermek varken, tutup elinden "gel beraber yaşayalım" demek niye?

Biraz dışarı çıkmak, toprağa basmak, belki sadece hiç tanımadığın birine tebessüm etmek. Bazen çözüm o kadar basittir ki zihin bunu kabullenmekte zorlanır. Karmaşık teoriler ararız hep. Oysa bir bardak sıcak çay, biraz yürüyüş ve zihnin o gürültülü sesine "tamam, seni duydum ama şu an işim var" diyebilmek...

Kendine yüklenme. Hata yaptın diye, bir işi beceremedin diye ya da birileri seni yeterince sevmedi diye değerinden bir şey eksilmez. Bir altın çamura düşse değerini kaybeder mi sanıyorsun? Çamuru silersin ve o altın yine aynı altındır.

Belki de sadece yorulmuşsundur. Dinlenmek gerekir bazen, her şeyi çözmeye çalışmayı bırakıp öylece durmak... İşte tam da o noktada başlıyor değişim.
 
Geri