Sibel Hoca
Kayıtlı Kullanıcı
Karboksiterapi nedir abi ya vallahi billahi cilt gençleştirme masallarından bıkıp usanan herkesin ilk sorması gereken soru bu aslında.
Metrekare başına binlerce lira döküp aldığınız o mucizevi kremler var ya, hani kırışıklıkları silip süpüreceğini iddia eden... Yalan dolan işte, cildin alt tabakasına inemiyorlar bir türlü.
Cildin altına tıbbi karbondioksit gazı verirler, olay bundan ibaret.
Aslında vücudu kandırıyorsun, evet tam olarak bu; beyin o bölgede oksijen kıtlığı var sanıp kanı ve oksijeni oraya sevk ediyor aniden.
Kan hücum ediyor tabii, canlanma başlıyor.
Göz altı morlukları için gidenler var mesela, bizzat şahit oldum, iki seans sonra yüzdeki o yorgun gri ifade gidiyor yerine kıpkırmızı canlı bir ten geliyor ama işlem esnasında hafif bir yanma hissi oluyor tabii ki, hani "hiçbir şey hissetmeyeceksin" derler ya, inanma sakın.
Selülit tedavisinde de kullanıyorlar bunu, bacaklardaki o portakal kabuğu görüntüsünü resmen parçalayıp atıyor gazın o mekanik etkisi.
Deri altındaki yağ hücrelerini resmen abluka altına alıyorlar, sonra da vücut o yağları atıyor bir şekilde.
Süreç nasıl işliyor peki?
İncecik bir iğne ile gazı veriyorlar cildin altına, hepsi bu.
Korkulacak bir şey yok yani, ama yine de canı tatlı olanlar biraz zorlanır, orası kesin.
Seanslar zaten kısa sürüyor, on yirmi dakika arası bir şey, iş çıkışı uğrayıp yaptıranı çok gördüm, zaman kaybettirmez adama.
Biri bitiyor diğeri başlıyor, hayat akıp gidiyor sonuçta.
Yazın ortasında bile yaptıran var, güneş lekesi yapar mı derdi olmasın diye kafaya takanlar için söylüyorum, öyle bir risk yok rahat ol.
Eğer cildin artık kussun istiyorsan, o mat ve soluk boya küpünden çıkmış gibi duran halinden sıkıldıysan, git bir danış bu işin ehli birine.
Boşuna para kaptırma kremlere losyonlara.
Vücudun kendi mekanizmasını çalıştıracaksın alt tarafı, başka bir esprisi yok bu işin.
Metrekare başına binlerce lira döküp aldığınız o mucizevi kremler var ya, hani kırışıklıkları silip süpüreceğini iddia eden... Yalan dolan işte, cildin alt tabakasına inemiyorlar bir türlü.
Cildin altına tıbbi karbondioksit gazı verirler, olay bundan ibaret.
Aslında vücudu kandırıyorsun, evet tam olarak bu; beyin o bölgede oksijen kıtlığı var sanıp kanı ve oksijeni oraya sevk ediyor aniden.
Kan hücum ediyor tabii, canlanma başlıyor.
Göz altı morlukları için gidenler var mesela, bizzat şahit oldum, iki seans sonra yüzdeki o yorgun gri ifade gidiyor yerine kıpkırmızı canlı bir ten geliyor ama işlem esnasında hafif bir yanma hissi oluyor tabii ki, hani "hiçbir şey hissetmeyeceksin" derler ya, inanma sakın.
Selülit tedavisinde de kullanıyorlar bunu, bacaklardaki o portakal kabuğu görüntüsünü resmen parçalayıp atıyor gazın o mekanik etkisi.
Deri altındaki yağ hücrelerini resmen abluka altına alıyorlar, sonra da vücut o yağları atıyor bir şekilde.
Süreç nasıl işliyor peki?
İncecik bir iğne ile gazı veriyorlar cildin altına, hepsi bu.
Korkulacak bir şey yok yani, ama yine de canı tatlı olanlar biraz zorlanır, orası kesin.
Seanslar zaten kısa sürüyor, on yirmi dakika arası bir şey, iş çıkışı uğrayıp yaptıranı çok gördüm, zaman kaybettirmez adama.
Biri bitiyor diğeri başlıyor, hayat akıp gidiyor sonuçta.
Yazın ortasında bile yaptıran var, güneş lekesi yapar mı derdi olmasın diye kafaya takanlar için söylüyorum, öyle bir risk yok rahat ol.
Eğer cildin artık kussun istiyorsan, o mat ve soluk boya küpünden çıkmış gibi duran halinden sıkıldıysan, git bir danış bu işin ehli birine.
Boşuna para kaptırma kremlere losyonlara.
Vücudun kendi mekanizmasını çalıştıracaksın alt tarafı, başka bir esprisi yok bu işin.