Cengiz Demir
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllar evvel hastane koridorlarında koşturan genç bir muhabirken, doktorların kapı arkasında fısıldaştığı o gizemli hastalıkla ilk kez tanışmıştım; ortada ne bir kanıt ne de belirgin bir iz vardı ama hayatlar alt üst oluyordu.
Virüs vücuda girdiği an sessiz bir savaş başlar içeride, kimseye sezdirmeden, çaktırmadan ilerler bu süreç.
Ateşler içinde yandığın, boğazının düğüm düğüm olduğu o ilk hafta var ya, işte tam da o günler ordinaryüs profesörlerin bile sıradan bir bademcik iltihabıyla karıştırabildiği kurnaz birer maskedir aslında.
Boynunda, koltuk altında birdenbire ceviz büyüklüğünde şişlikler peyda olursa şaşırıverme sakın, vücut kendi çapında alarm z çalmaya çalışıyordur çünkü.
İşte tam bu noktada, yani ortada fol yok yumurta yokken birden basan o sebepsiz halsizlik, insanı koltuğa çiviler resmen, yorgunluktan gözlerini açamazsın.
Geceleri uykudan uyandıran o sırılsıklam terlemeler, yorganı değiştirmeni gerektirecek kadar şiddetli olur bazen...
Ciltte çıkan esrarengiz döküntüler, kaşıntılar, hiç hesapsız gelen kilo kaybı derken tablo yavaş yavaş netleşmeye başlar, ya da kim bilir belki de bambaşka bir şey sanırsın bunu.
Vücut direncini tamamen yitirip savunmasız kaldığında, ufacık bir grip bile dağ gibi büyür insanın gözünde, inanılacak gibi değil ama öyle.
Acaba bende de mi var diye evhamlanıp durmak yerine, git bir test yaptır abicim, üç günlük dünya bu, belirsizlikten bin kat iyidir gerçeği bilmek.
Erken teşhis hayat kurtarır lafı var ya, hah işte o laf sadece bir cliché değil, gerçeğin ta kendisi, vallahi billahi öyle.
Doktorun kapısını çalmaktan, tahlil sonucunu beklemekten korkma sakın, çünkü bilgi en büyük silahtır bu hayatta.
Virüs vücuda girdiği an sessiz bir savaş başlar içeride, kimseye sezdirmeden, çaktırmadan ilerler bu süreç.
Ateşler içinde yandığın, boğazının düğüm düğüm olduğu o ilk hafta var ya, işte tam da o günler ordinaryüs profesörlerin bile sıradan bir bademcik iltihabıyla karıştırabildiği kurnaz birer maskedir aslında.
Boynunda, koltuk altında birdenbire ceviz büyüklüğünde şişlikler peyda olursa şaşırıverme sakın, vücut kendi çapında alarm z çalmaya çalışıyordur çünkü.
İşte tam bu noktada, yani ortada fol yok yumurta yokken birden basan o sebepsiz halsizlik, insanı koltuğa çiviler resmen, yorgunluktan gözlerini açamazsın.
Geceleri uykudan uyandıran o sırılsıklam terlemeler, yorganı değiştirmeni gerektirecek kadar şiddetli olur bazen...
Ciltte çıkan esrarengiz döküntüler, kaşıntılar, hiç hesapsız gelen kilo kaybı derken tablo yavaş yavaş netleşmeye başlar, ya da kim bilir belki de bambaşka bir şey sanırsın bunu.
Vücut direncini tamamen yitirip savunmasız kaldığında, ufacık bir grip bile dağ gibi büyür insanın gözünde, inanılacak gibi değil ama öyle.
Acaba bende de mi var diye evhamlanıp durmak yerine, git bir test yaptır abicim, üç günlük dünya bu, belirsizlikten bin kat iyidir gerçeği bilmek.
Erken teşhis hayat kurtarır lafı var ya, hah işte o laf sadece bir cliché değil, gerçeğin ta kendisi, vallahi billahi öyle.
Doktorun kapısını çalmaktan, tahlil sonucunu beklemekten korkma sakın, çünkü bilgi en büyük silahtır bu hayatta.