Ceren Kalaycı
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllar önce bu illeti kapıp da "eyvah, yolun sonu" diyenlerin o solgun yüzlerini bir bilseniz, bugün tıp dünyasının yazdığı destana şaşırıp kalırsınız abiler, ablalar. Vallahi billahi eskiden interferon denen o lanet iğnelerle insanları aylarca telef ederlerdi de sonuç yine kocaman bir belirsizlik olurdu; ya iyileşirsin ya da karaciğer elden giderdi. Şimdi bakıyorum da, adeta birer mucize olan o doğrudan etkili antiviraller çıkalı beri, bu mesele kökünden çözüldü gitti.
Tedavi var mı sorusunun cevabı o kadar net ki, sanki karanlık bir odaya güneş doğmuş gibi ferahlıyor insan. Kaç kişi gördüm o tahlil sonuçlarını ellerinde titreyen ellerle tutup da "doktor virüs yok" dediğinde sevinçten ağlayan, vallahi billahi gözlerimle şahidiyim. Eskisi gibi o zehir gibi ilaçları içip saçını başını dökmene gerek kalmadı artık; birkaç aylık hap tedavisiyle bu iş bitiyor, nokta.
Kimi zaman insanın asabı bozuluyor tabi, adam hâlâ otuz sene önceki kulaktan dolma bilgilere inanıp korkudan ocağına incir ağacı dikiyor. Ya kardeşim, tıp dediğin şey her geçen gün dev adımlarla ilerliyor, virüsün kalesini içten fethediyorlar resmen. Bilmem anlatabiliyor muyum, teknoloji o kadar ilerledi ki vücuttaki o hain virüsü adeta cımbızla çekip alıyorlar sanki.
Doktorun kapısından içeri girerken bacaklarınız titremesin sakın, çünkü ortada korkulacak bir canavar kalmadı artık. İki üç aylık düzenli bir hapsünyah sürecinden sonra o kan tahlilinde "negatif" yazısını görmek var ya, ömrünüze ömür katar vallahi. Erken teşhisin hayat kurtardığı o kadar kesin bir gerçek ki, bazen insan kendini suçluyor "neden daha önce gitmedim" diye ama iş işten geçmiş olmuyor asla.
Yılların gazetecisi olarak bizzat hastaların o değişimine şahit olmasam inanın ben de bu kadar rahat konuşamazdım herhalde. Sağlık bu, şakaya gelmez ama bugün elimizde öyle bir silah var ki Hepatit C'yi adeta tarih sahnesinden siliyor resmen. Şimdi diyorum ki size, vakit kaybetmeden o testleri yaptırın, geç kalmayın...
Tedavi var mı sorusunun cevabı o kadar net ki, sanki karanlık bir odaya güneş doğmuş gibi ferahlıyor insan. Kaç kişi gördüm o tahlil sonuçlarını ellerinde titreyen ellerle tutup da "doktor virüs yok" dediğinde sevinçten ağlayan, vallahi billahi gözlerimle şahidiyim. Eskisi gibi o zehir gibi ilaçları içip saçını başını dökmene gerek kalmadı artık; birkaç aylık hap tedavisiyle bu iş bitiyor, nokta.
Kimi zaman insanın asabı bozuluyor tabi, adam hâlâ otuz sene önceki kulaktan dolma bilgilere inanıp korkudan ocağına incir ağacı dikiyor. Ya kardeşim, tıp dediğin şey her geçen gün dev adımlarla ilerliyor, virüsün kalesini içten fethediyorlar resmen. Bilmem anlatabiliyor muyum, teknoloji o kadar ilerledi ki vücuttaki o hain virüsü adeta cımbızla çekip alıyorlar sanki.
Doktorun kapısından içeri girerken bacaklarınız titremesin sakın, çünkü ortada korkulacak bir canavar kalmadı artık. İki üç aylık düzenli bir hapsünyah sürecinden sonra o kan tahlilinde "negatif" yazısını görmek var ya, ömrünüze ömür katar vallahi. Erken teşhisin hayat kurtardığı o kadar kesin bir gerçek ki, bazen insan kendini suçluyor "neden daha önce gitmedim" diye ama iş işten geçmiş olmuyor asla.
Yılların gazetecisi olarak bizzat hastaların o değişimine şahit olmasam inanın ben de bu kadar rahat konuşamazdım herhalde. Sağlık bu, şakaya gelmez ama bugün elimizde öyle bir silah var ki Hepatit C'yi adeta tarih sahnesinden siliyor resmen. Şimdi diyorum ki size, vakit kaybetmeden o testleri yaptırın, geç kalmayın...