Hangi doktora gitmeliyim?

Hangi doktora gitmeliyim?

Sibel Hoca

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
13 Haz 2026
Mesajlar
368
Tepkime puanı
0
Sibel Hoca
Sabah kalkıyorsun, boğazında bir düğüm, hafiften de bir ateş var sanki... Hemen telefona sarılıp randevu sistemine giriyorsun ama o upuzun poliklinik listesini görünce insanın içi daralıyor vallahi. Dahiliye mi, kulak burun boğaz mı, yoksa enfeksiyon hastalıkları mı? Kararsızlık anında insanın eli ayağına dolaşır ya, işte tam o eşikteyiz şimdi. Vücudunun sesini dinlemek, aslında doğru kapıyı çalmanın ilk kuralıdır.

Bizim insanımız genelde "en kapsamlısı hangisiyse ona gideyim" mantığıyla hareket ediyor abi ya. İç hastalıkları, yani o bilinen adıyla dahiliye, aslında tıbbın devasa bir şemsiyesidir; nereye gideceğini bilemediğin her an sığınabileceğin güvenli bir limandır. Eğer ağrının kaynağını tam olarak lokalize edemiyorsan, genel bir halsizlik veya adlandırılamayan bir sızı tüm gövdeni sarmışsa, ilk durak her zaman burası olmalı. Bir nevi orkestra şefi gibi düşün bu bölümü, seni dinler ve gerekirse doğru enstrümana yönlendirir.

Bazen de nokta atışı yapmak gerekir, karmaşık yollara sapmadan direkt hedefe yönelmek en doğrusudur. Mesela geçmeyen bir öksürük, kulakta o can sıkıcı çınlama veya yutkunurken boğaza batan o hayali iğneler... İşte o an rotayı kulak burun boğaz uzmanına çevirmek, zaman kaybetmeni engeller. Hani derler ya, işi ehline bırakmak lazım diye, tam olarak öyle bir durum.

Şimdi dürüst olalım, internetteki o belirti arama motorlarına kalsa hepimiz iki güne ölüyoruz... Google'a "başım ağrıyor" yazıp da konunun tümörlere kadar uzandığını görüp uykusu kaçmayan var mı aramızda? Vallahi billahi hepimiz o yollardan geçtik. Oysa kronikleşen, seni günlük hayatından alıkoyan o zonklamalar için siber alanda kaybolmak yerine bir nöroloji uzmanından randevu almak en mantıklısı.

Vücudumuz aslında mükemmel işleyen biyolojik bir makine, bir yerinde arıza olduğunda mutlaka sinyal verir. Göğsünde hissettiğin o ani sıkışma, sol koluna doğru yayılan tuhaf bir uyuşma ya da merdiven çıkarken tıkanıp kalmalar... Bunlar asla ertelenmeyecek, "dur bakalım yarına geçer" denmeyecek kadar ciddi ipuçlarıdır. Kardiyoloji koridorları, kalbinin ritmini yeniden düzene sokmak için seni bekler.

Geçenlerde bir arkadaşım anlattı, günlerce sırt ağrısı çekmiş de yatak ondandır, yastık dandiktir diye geçiştirmiş durmuş... Sonunda ağrı dayanılmaz hal alınca fizik tedaviye gitmiş ve meğer fıtık başlangıcıymış. Fizik tedavi veya ortopedi, hareket sistemimizin sigortası gibidir; kemik, kas ve eklem ağrılarında macera aramaya gerek yok.

Aslında her şey hastaneye gitmeden önce, evde kendi kendine kalıp sakin bir değerlendirme yapmaktan geçiyor. Şikayetlerin ne zaman başladı, ne sıklıkla tekrarlıyor, açken mi artıyor yoksa tokken mi? Bu soruların cevaplarını cebine koyup doktora öyle gitmek, teşhis süresini yarı yarıya kısaltır. Bir nevi kendi bedeninin dedektifi olacaksın yani.

Bazen de ruhun yorulur, beden sapasağlam olsa bile içinde bir şeyler kırılır, dökülür ya... Öyle anlarda fiziksel bir poliklinik aramak yerine, bir psikiyatristin veya psikoloğun kapısını çalmaktan çekinmemek gerek. Ruh sağlığı, o çok önemsediğimiz beden sağlığının gizli mimarıdır sonuçta. Kendine bu iyiliği yapmayı çok görme...
 
Geri