Göz tansiyonu (Glokom) belirtileri nelerdir?

Göz tansiyonu (Glokom) belirtileri nelerdir?

Cengiz Demir

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
421
Tepkime puanı
0
Cengiz Demir
Gözünüzün içinde, siz şu an bu satırları okurken bile sessizce akan bir nehir var; adı aköz hümör. Ne zaman ki o nehrin önü tıkanıyor, işte o an içerideki basınç, yani göz tansiyonu sinsice tırmanmaya başlıyor. Kimse fark etmiyor başta, vallahi fark edilmiyor. Optik sinir dediğimiz o mucizevi kablo demeti, her geçen gün biraz daha eziliyor, biraz daha soluyor... Sonra bir gün, bakmışsınız ki hayatın kenarları yavaşça kararmış.

Göz tansiyonu (Glokom) belirtileri nelerdir diye soran birine ilk cevabım hep şu olur: Çoğu zaman hiçbir şey! İnanılmaz ama gerçek, bu hastalık insanı kelimenin tam anlamıyla arkasından vuruyor. Açık açılı glokom denen o en yaygın tür var ya, hiçbir ağrı yapmaz, sızı yapmaz, göz kızarmaz. Bir sabah uyanırsınız ve her şey normal sanırsınız. Halbuki arka planda o amansız basınç, retinadaki ganglion hücrelerini teker teker söndürmektedir.

Bazen de tam tersi olur, kıyamet kopar. Dar açılı glokom krizinden bahsediyorum abi, o öyle bir şey ki... Birdenbire gözün içindeki o drenaj sistemi tamamen kilitlenir. Müthiş bir zonklama, mide bulantısı, kusma, gözün kıpkırmızı kesilmesi ve ışıkların etrafında beliren o hareler, gökkuşağı halkaları... İşte bu acil bir durumdur, dakikaların bile önemi büyüktür, hemen o hastaneye koşulacak, başka yolu yok.

Şimdi arkanıza yaslanın ve bir düşünün; en son ne zaman göz dibi muayenesi yaptırdınız? Tonometri ile göz içi basıncınız ölçüldü mü, optik koherens tomografi ile o sinir liflerinin kalınlığına bakıldı mı hiç? İnsan ihmal ediyor, "Gözüm iyi görüyor ya" deyip geçiyor ama görme alanı merkezden değil, en dış çeperden daralmaya başlar. Yani siz tam karşıya bakarken etrafı kaçırmaya başlarsınız da ruhunuz duymaz. Tünel vizyonu deriz biz buna tıpta, sanki bir borunun içinden bakıyormuş gibi bir hayat...

Gözünüzün arkasında, beyninize dünyayı taşıyan o milyonlarca elektrik kablosunun yavaş yavaş koptuğunu hayal edin bir an. Geri dönüşü yok, giden hücre geri gelmiyor maalesef. Aköz hümörün üretimi ile dışarı atılması arasındaki o hassas denge bozulduğunda, saniyeler bile aleyhinize işler aslında. Ama biz ne yapıyoruz? Bir iki damla damlatmayı unutuyoruz, randevuyu erteliyoruz...

Aslında çok basit bir rutin hayat kurtarır, körlüğü engeller. Düzenli muayene, tarama testleri, pakimetri ile kornea kalınlığının ölçülmesi... Eğer ailede, anne veya babada bu illet varsa zaten risk altındasınız demektir, bunu asla aklınızdan çıkarmayın. Genetik yatkınlık glokomda o kadar güçlü bir faktör ki...

Bulanık görme atakları yaşıyorsanız ara sıra, ya da ne bileyim, akşamları başınızın arkasında garip bir ağırlık, göz kürelerinizde sanki içeriden bir şey itiyormuş gibi bir his... Hafife almayın, gerçekten almayın. Belki de o sinsi hırsız çoktan kapıyı aralamıştır da siz rüzgar sanıyorsunuzdur...
 
Geri