Göz ağrısı neden olur?

Göz ağrısı neden olur?

Ahmet Katan

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
421
Tepkime puanı
0
Ahmet Katan
Vallahi billahi şu çağda sabahtan akşama kadar o küçücük parlak ekranlara bakıp da gözüm ağrımıyor diyen varsa gitsin alnından öpeyim, çünkü biz artık normali unuttuk. Bilgisayar karşısında saatlerce tek bir noktaya kilitlenip kalıyoruz, sonra da akşama doğru şakaklarımıza doğru ince bir sızının yayıldığını hissediyoruz. Aslında mesele sadece o piksellere bakmak da değil; hani bazen rüzgarlı havada dışarı çıkarsınız, toz toprak kaçar ya da klimalı buz gibi bir odada saatlerce çalışırsınız... İşte o anlarda gözümüzün en dışındaki o hassas tabaka kuruyuveriyor, nemini kaybedince de resmen imdat çığlığı atmaya başlıyor. Bir de üstüne o meşhur "göz kırpmayı unutma" hastalığımız eklenince, ağrı kaçınılmaz bir son oluyor haliyle. Ara sıra şöyle bir başımızı kaldırıp uzağa bakmak, o göz kapaklarını hızlı hızlı kırpıştırıp gözü neme boğmak o kadar basit bir çözüm ki ama nerede... Yapmıyoruz, hep o işi bitirme telaşı işte...

Bazen de insan düşünüyor, acaba bu ağrı sadece yorgunluktan mı ibaret yoksa içeride daha derinlerde bir şeyler mi dönüyor diye kafayı kurcalıyor. Haklıyız da, çünkü göz tansiyonu denen o sinsi illet, öyle hemen kendini belli etmeden, arkadan arkaya basıncı artırarak zonklayıcı bir ağrıyla gelebiliyor. Glokom diyorlar tıp dilinde ama siz ona sinsice büyüyen o ağır basınç hissi deyin; hani sanki göz küreniz arkadan bir güçle dışarı doğru itiliyormuş gibi hissettirir. Tabii her ağrıyı da hemen felaket senaryolarına bağlayıp kendimizi bitirmeyelim ama geçmeyen, ısrarcı ve özellikle tek taraflı zonklamalarda "aman canım geçer" deyip geçiştirmemek lazım. Bir de bakmışsınız altından basit bir gözlük numarası değişimi çıkmış, meğer yıllardır aynı camı kullanıp gözü boşu boşuna kasmışız...

Şu migren ağrısının göze vuran o lanet halini yaşayan bilir, hani sol ya da sağ gözünüzün tam arkasına bir çivi çakıyorlarmış gibi bir his... Işıkları kapatıp zifiri karanlık bir odaya kaçmak istersiniz, en ufak bir ses bile beyninizin içinde yankılanır. Bu durumda ağrıyan aslında doğrudan göz organının kendisi değil, oradan geçen sinirlerin o yoğun baş ağrısıyla birlikte ortaklaşa çıkardığı bir isyan ayini adeta. Şakaklarınıza hafifçe masaj yapmak, alnınıza soğuk bir bez koymak belki o an için bir nebze olsun nefes aldırır ama o sinirsel baskı geçmeden gözün arkasındaki o çekilme hissi kolay kolay pes etmez. Tabii bir de sinüzit gerçeği var ki, o da eğildiğinizde gözlerinizin fırlayacak gibi olmasına yol açan o meşhur doluluk hissinin baş mimarıdır...

Hani bazen sabah bir uyanırsınız, gözünüzün akı resmen kan çanağına dönmüş, dokunsanız acıyor, kırpsanız içinde kum tanesi varmış gibi batıyor... İşte o meşhur konjonktivit, yani halk arasındaki adıyla göz nezlesi kapıyı çalmış demektir. Havadan geçen bir mikrop, kirli bir elin göze sürülmesi ya da ortak kullanılan o havlular yok mu... Bir bakmışsınız gözün o şeffaf zarı iltihaplanmış, ağrıyla karışık çapaklı, sulu bir işkence başlamış. Bu gibi durumlarda öyle kendi kafamıza göre eczaneden gidip "bana bir damla ver abi" demek en büyük hata, çünkü mikrobun türüne göre o damlanın içeriği her şeyi daha da berbat edebilir. Temiz tutmak, ılık çay kompresiyle o çapağı yumuşatıp hafifletmek ilk yardım olarak güzel ama gerisini kesinlikle uzmanına bırakmak en doğrusu...

Gözünüzün tam kapağında, kirpiğin dibinde beliren o küçük, kırmızı ve acı veren şişliği görüp de "eyvah arpacık çıkıyor" demeyenimiz yoktur herhalde. O bölgedeki yağ bezlerinin tıkanıp enfeksiyon kapmasıyla oluşan bu minik bela, gözü her kırptığınızda sanki bat batan bir iğneye dönüşür. Birkaç gün boyunca o bölgeyi sıcak tutmak, temiz pamukla hafifçe kompres yapmak o tıkanıklığı açmak için birebirdir aslında. Ama biz ne yapıyoruz; sabırsızlanıp onu sıkmaya, kurcalamaya çalışıyoruz ki aman diyeyim, enfeksiyonu daha derinlere yaymaktan başka hiçbir işe yaramaz o hareket. Kendi kendine sönmesini beklemek, o süreçte de göz makyajından veya lenslerden bir süreliğine tamamen uzak durmak en mantıklı yol haritası...
 
Geri