Gıdı estetiği nasıl yapılır?

Gıdı estetiği nasıl yapılır?

Ceren Kalaycı

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
423
Tepkime puanı
0
Ceren Kalaycı
Çevrendeki herkes bir uzman kesildi değil mi, yok filancanın çocuğu dokuz aylıkken "anne" demiş de, seninki niye hâlâ sadece kendi dilinde bir şeyler geveliyormuş... Bırak Allah aşkına bunları ya, vallahi billahi şişiriyorlar insanı, yok öyle bir dünya. Her bebeğin kendi takvimi, kendi iç ritmi var işte, zorla mı söyletelim o kelimeyi? Genelde o sihirli anlar bir yaş civarına denk gelir ama bu bir kural değil ki, bir milat değil.

Sürekli bir yarış, sürekli bir kıyaslama hali içindeyiz, nereye koşuyoruz abi ya, çocuk daha dün doğdu dün! Dudaklarını büzüp o anlamsız ama dünyanın en güzel seslerini çıkardığı anların tadını çıkarsana sen, ne acelen var? Bak göreceksin, o ilk "baba" ya da "mama" sesi öyle beklenmedik bir anda, öyle sıradan bir kahvaltı masasında dökülecek ki ağzından... Şaşırıp kalacaksın, gözlerin dolacak, zaman duracak sanki.

Aslında her şey o kadar doğal gelişiyor ki, sen farkında bile olmadan o minik beyin her saniyeyi, her kelimeyi bir sünger gibi emiyor biliyor musun? Sen onunla konuşurken, ona masal anlatırken ya da sadece evdeki eşyaları gösterirken o kelime dağarcığı gizliden gizliye doluyor, taşıyor. Sonra bir bakmışsın, o zamana kadar biriktirdiği ne varsa tek bir hecede patlayıvermiş. Bazısı erken açılır, bazısı uzun süre sessizce dünyayı izler, tartar, biriktirir...

Sen ne yapıyorsun peki bu süreçte, sürekli gözünün içine bakıp "hadi de bakayım" diye baskı mı kuruyorsun çocuğa, yapma gözünü seveyim. Karşında bir robot yok, emir komuta zinciriyle çalışmıyor bu minik kalpler. Sadece anlat ona, gününü anlat, yemeğin tadını anlat, gökyüzündeki bulutu göster; o zaten senin sesindeki o güveni, o sevgiyi alınca konuşmak için can atacak. Eninde sonunda o diller çözülecek, o sessizlik bitecek, hatta bir gün gelecek "ya biraz sussa mı acaba" diyeceksin, inan bana...
 
Geri