Gece yemek yemek zararlı mı?

Gece yemek yemek zararlı mı?

Ahmet Katan

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
421
Tepkime puanı
0
Ahmet Katan
Saat gece yarısını çoktan geçmiş, televizyon ekranından sızan o soluk mavi ışık yüzümüze vururken içimizde bir yerlerde kıpırdayan o amansız dürtüyü hangimiz tanımıyor ki? Mutfaktan gelen o gizemli çağrı, buzdolabının kapağını araladığımızda yüzümüze çarpan o soğuk hava ve raflar arasında adeta bir define avcısı gibi gezinirken hissettiğimiz o tuhaf suçluluk duygusu... Vallahi billahi hepimiz aynı gemideyiz, gece o sessizliğin ortasında tıkırdayan saat tıkırtılarına midemizin gurultusu eşlik etmeye başladığında bütün o sağlıklı yaşam yeminleri, diyet listeleri bir anda buharlaşıp gidiveriyor. Aslında mesele sadece açlık da değil hani; günün tüm yorgunluğunu, stresini ve o omuzlarımıza binen ağır yükleri bir lokma ekmekle, iki dilim peynirle sanki geride bırakmak istiyoruz, ruhumuzu doyurmaya çalışıyoruz ama bedenimiz bu gece kaçamaklarına bizim kadar romantik yaklaşmıyor işte.

Yahu o sessiz gece vakitlerinde sindirim sistemimiz de tıpkı şehir gibi el ayak çekilsin, bir parça dinleneyim diye beklerken biz yukarıdan aşağıya ağır yükleri göndermeye devam edince içeride tam bir kaos yaşanıyor, sistem neye uğradığını şaşırıyor. Biz uykuya dalıp rüyalar aleminde kaybolmayı hayal ederken zavallı mide, o ağır yükü sindirebilmek için deli gibi çalışmak zorunda kalıyor ve o sabaha karşı uyanılan kabuslar, uykunun en tatlı yerinde bölünen o huzursuz anlar hep bu yüzden... Hani derler ya vücudun da bir saati, kendine has bir ritmi var diye; işte tam da o ritmi altüst ettiğimizde, ertesi sabah yataktan sanki gece boyunca taş taşımış gibi yorgun, bitkin ve o ağzımızda birikmiş o acı tatla uyanıveriyoruz birden. Aslında o anlık mutlulukların bedelini, derin ve kesintisiz bir uykunun o eşsiz huzurunu kaybederek ödüyoruz da farkında bile olmuyoruz bazen...

Şimdi eğri oturalım doğru konuşalım abi, kimse bize gece yarısı haşlanmış brokoli yiyin diye masal anlatmasın, o saatte insanın canı ya o dumanı tüten sıcacık bir kase çorbayı ya da buzdolabında kalan o dünden kalma lezzetli yemekleri çekiyor. Ama o karbonhidrat yüklemeleri, o tatlı krizleri kan şekerini bir anda gökyüzüne fırlatıp hemen ardından dipsiz bir kuyuya bırakır gibi düşürdüğünde, metabolizma ne yapacağını bilemez hale gelip o enerjiyi doğrudan depolamaya karar veriyor. Bedenimiz o sakin gecelerde dinlenmeye, kendini yenilemeye ve günün hasarını onarmaya programlanmışken biz onu fazla mesaiye zorluyoruz ve bu durum zamanla o istemediğimiz kiloların, o bitmek bilmeyen halsizliklerin baş sorumlusu oluveriyor. Eğer gerçekten o açlık hissi kapıyı çalmışsa ve durdurulamaz bir boyuta ulaşmışsa, kendimize bir iyilik yapıp sindirimi yormayacak hafif bir yoğurt, belki birkaç çiğ bademle o geçici kriz anını atlatmak en güzeli sanki...
 
Geri